- Yaş
- 57
- Şehir
- Ankara
- Favori Kamış
- Ugle Stick
- Favori Makina
- Shimano Twinpower FTC 4000
- En iyi avı
- Turna 98 cm
- İsim
- Mustafa Balcı
Her yıl özenerek hazırlanırım Soğanlı Sefasına.Benim için çok özel bir yeri vardır.Kefal yemesini sevmediğim ama tutmasına bayıldığım bir balık.Hele bir de Agrobost Mika sahtesini kullanarak yakalamak var kii... doyulmaz vuruşuna-zıplamasına ve çırpınarak mücadelesine.Bu yılın ilk Soğanlı sefası için bir haftadan beri hazırlanıyorduk.Can dostum İbo ve Canım oğlum Yusuf Şamil ile birlikte 26 haziran günü öğleden sonra hareket ettik Ankaradan.Çadır-uyku tulumu ve odunları da attık arabaya.Saat beş buçuk'ta mekana vardığımızda Soğanlı heyecanla karşıladı bizi.(Yoksa biz mi heyecanlıydık acaba
) İlk işimiz çadırı kurup malzemelerimizi yerleştirmek oldu-zira hava bozacak gibiydi.Suyun yüksekliği gayet iyiydi (Geçen yıl aynı hafta çok düşüktü seviye) Etraf yemyeşil ve bizden başka hiç kimsecikler yoktu.
Hemen ilk oltamı atmamla ilk kefali almam bir oldu.Eveeet dedim av çok verimli olacak.Gerçekten de iki saat içinde akşam yemeğine yetecek kadar kefal yakalmıştık.Bu arada rüzgar artıyor,bizi uyarıyordu.Avı sonlandırıp,iştahımızı sabaha saklayarak akşam mangalını yaktık,aynı anda ateşi de yaktım çünkü hafif hafif yağmaya başlamıştı.Odun ıslanırsa bir daha yakamazdık ateşi.Daha mangalımızdaki yedek götürdüğümüz tavuklar pişmeden fırtına koptu.İbo ve oğlum arabaya kaçtı,ama ben bu günü bir yıl beklemiştim ve kuru gürültüye pabuç bırakmaya niyetim yoktu.
Yağmurluğumu alıp nöbetçi balıkçı-aşçı olarak mangal ve ateşi korumaya aldım.Fırtına-yağmur o kadar şiddetlendi ki etraftaki iki kavak ağacını devirdi.Ben bütün maharetimi kullanarak hem ateşi körükledim hem yemeği hazırladım.Yağmur hafiflediğinde yemek de hazırdı.Ekibi toplayıp yemeği yedikten sonra semaverde çay da hazırdı.Ateş etrafında çayımızı yudumlayıp geceyarısına kadar muhabbet ettik.
Çadıra girip uyku tulumlarına gömüldükten sonra saat tam beşte ayaktaydık tekrar.Tabi İbo hariç.O uykucu devam etti.Sabahın ilk saatleriyle oğlum ve ben yine güzel bir av yaptık.Enteresandır,geçen yıl standart altı çok balık geliyordu,onları bırakmak uğraştırıyordu bizi.Ama bu yıl bir tane bile gelmedi küçük balık.
Ama ben yine de iki alıp bir bıraktım yavruları.Oğlum Yusuf Şamil artık şov yapıyor,arkasını dönerek attığı oltasını ters çekerek balık tutuyordu.
Öğleye doğru çadır ve malzemeleri toplayı,günün hasılatını alarak Ankara'ya döndük.En kısa zamanda görüşmek üzere diyerek tabii ki...
Bu arada resim yüklemeyi başarmayı dileyerek o güzel mekanın resimlerini de sizlerle paylaşmak istiyorum.Manzara muhteşem çünkü.Resimleri yükleyemezsem yönetimden ricam bana e-mail verirlerse onlara göndereyim de yüklesinler,tabi haddimi aşıp zahmet vermiş olmazsam.










Hemen ilk oltamı atmamla ilk kefali almam bir oldu.Eveeet dedim av çok verimli olacak.Gerçekten de iki saat içinde akşam yemeğine yetecek kadar kefal yakalmıştık.Bu arada rüzgar artıyor,bizi uyarıyordu.Avı sonlandırıp,iştahımızı sabaha saklayarak akşam mangalını yaktık,aynı anda ateşi de yaktım çünkü hafif hafif yağmaya başlamıştı.Odun ıslanırsa bir daha yakamazdık ateşi.Daha mangalımızdaki yedek götürdüğümüz tavuklar pişmeden fırtına koptu.İbo ve oğlum arabaya kaçtı,ama ben bu günü bir yıl beklemiştim ve kuru gürültüye pabuç bırakmaya niyetim yoktu.
Yağmurluğumu alıp nöbetçi balıkçı-aşçı olarak mangal ve ateşi korumaya aldım.Fırtına-yağmur o kadar şiddetlendi ki etraftaki iki kavak ağacını devirdi.Ben bütün maharetimi kullanarak hem ateşi körükledim hem yemeği hazırladım.Yağmur hafiflediğinde yemek de hazırdı.Ekibi toplayıp yemeği yedikten sonra semaverde çay da hazırdı.Ateş etrafında çayımızı yudumlayıp geceyarısına kadar muhabbet ettik.
Çadıra girip uyku tulumlarına gömüldükten sonra saat tam beşte ayaktaydık tekrar.Tabi İbo hariç.O uykucu devam etti.Sabahın ilk saatleriyle oğlum ve ben yine güzel bir av yaptık.Enteresandır,geçen yıl standart altı çok balık geliyordu,onları bırakmak uğraştırıyordu bizi.Ama bu yıl bir tane bile gelmedi küçük balık.
Ama ben yine de iki alıp bir bıraktım yavruları.Oğlum Yusuf Şamil artık şov yapıyor,arkasını dönerek attığı oltasını ters çekerek balık tutuyordu.
Öğleye doğru çadır ve malzemeleri toplayı,günün hasılatını alarak Ankara'ya döndük.En kısa zamanda görüşmek üzere diyerek tabii ki...
Bu arada resim yüklemeyi başarmayı dileyerek o güzel mekanın resimlerini de sizlerle paylaşmak istiyorum.Manzara muhteşem çünkü.Resimleri yükleyemezsem yönetimden ricam bana e-mail verirlerse onlara göndereyim de yüklesinler,tabi haddimi aşıp zahmet vermiş olmazsam.










Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
















