saat 12.30 okuldaki arkadaşlarla anlaşılıp halı saha maçı ayarlandı ama kafa hep esen rüzgarda. Acilen meteorolojinin sitesine bakmak lazım.
saat 12.35 İbrahim hocaya akşam maç yapar mısın diye telefon edildi... Cevap olumlu, takım kuruldu. Rakip hazır.
saat 12.40 Halı saha arandı. 7-8 maçı alındı.
saat 12.58 Meteorolojinin sitesine bakıldı. Rüzgar kuzeydoğudan esiyor. Denizlerin durumuna bakıldı. Marmara denizden rüzgar 4-6 akşam saatlerinde 5-7. Bu levrek demek, cumartesi kaçırdım bu fırsatı bugün kaçıramam...
saat 12.59 Halı saha arandı maç iptal...
saat 13.00 İbrahim hocaya mesaj atıldı. Akşam maç yok levrekleri ziyarete gideceğiz.
13.40 İbrahim hoca ile telefon görüşmesi yapıldı.Balık konusu ayarlandı. Yem var. Zaten kürek kırık, hava soğuk
14.30 okul çıkışı. Selçuk Hoca'nın 2 saat daha kursu var. Kurt var ama içim rahat değil. Balığa gittiğimi anlamam için kurt çıkartmam lazım.
saat 15.00 denizdeyim ve elimde kürek. kurtlar başladı birer ikişer çıkmaya
saat 16.30 Selçuk hocayı okuldan aldım. üstümüzü değiştirdik. Düştük yollara
saat 17.00 Avlaktayız. İbrahim hoca ile selamlaştık. Oltaların suyla buluşması lazım.
bundan sonrasını saat belirtmeden hemen anlatayım. oltamı suya attım. yarım saat geçmemişti ki bir vuruş aldım. hemen tasmaladım. galiba hayatımın ilk levreği geliyordu, kalamadan inceden de yedi. Ama fazla zorlanmadım. Balık kıyıdaydı. Ve ben hayatımın ilk levreği ile göz göze geldim. Büyülendim resmen ve harika duyguyu yaşadım şuursuzca...reeling
ben balığı aldıktan 15-20 dakika sonra Selçuk hocanın olta öyle bir eğildi ki. Dedim levrek. Selçuk hoca dalmış uzaklara, kendimi yırtıyorum resmen ama hemen yanımdaki Selçuk nedense beni duymuyor (o kadar uzun bir süre gibi geldi ki bu süre bana çok sonra farkına vardım yalnızca 5 sn olduğunun) sonra Selçuk hoca büyük bir ustalıkla balığı karaya aldı. İbrahim hoca " hocam çok hızlı başladınız" dedi. Bu sözden yaklaşık yarım saat sonra bu sefer balığı çeken İbrahim hoca oldu. Tabi Selçuk hoca, arada koca bir mırmır tuttu ki ağzımız açık kaldı.
herkesin bir levreği olmuştu 1 saat içerisinde. sonra biraz ara verdi balık. Biz sohbete başlamıştık ki, benim olta yine bir zangırdadı. İbrahim ve Selçuk hocanın ısrarı ile vurdum tasmayı. bu sefer ki balık daha çok zorluyordu, öyle ki kalama sesleri beni bir yandan heyecanlandırıyor bir yandan da ürkütüyordu. Zor oldu ama balığı kıyıya aldım. bu arada durmadan yanımızdaki balıkçılar bizi ziyaret ediyorlar, kullandığımız yemden, iğnelerin markalarına kadar her şeyi soruyorlardı. çünkü balığı hep biz alıyorduk ve keyfini doyasıya çıkartıyorduk.
hafta içi olması sebebi ile erken kaçacaktık. Hiç gitmek istemiyorduk ama mecburduk. Biz oltalarımızı son kez yemlerken İbrahim hoca Bir balık daha aldı. 5 levrek 1 mırmır olmuştu ve bu bize yeterdi.
tası tarağı takımı taklavatı topladık mutlu mesut döndük evlerimize. Avda yem olarak kobra kurtlardan kullanılmıştır. eee o kadar anlattık bir kaç da resim ekliyelim
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
saat 12.35 İbrahim hocaya akşam maç yapar mısın diye telefon edildi... Cevap olumlu, takım kuruldu. Rakip hazır.
saat 12.40 Halı saha arandı. 7-8 maçı alındı.
saat 12.58 Meteorolojinin sitesine bakıldı. Rüzgar kuzeydoğudan esiyor. Denizlerin durumuna bakıldı. Marmara denizden rüzgar 4-6 akşam saatlerinde 5-7. Bu levrek demek, cumartesi kaçırdım bu fırsatı bugün kaçıramam...
saat 12.59 Halı saha arandı maç iptal...
saat 13.00 İbrahim hocaya mesaj atıldı. Akşam maç yok levrekleri ziyarete gideceğiz.
13.40 İbrahim hoca ile telefon görüşmesi yapıldı.Balık konusu ayarlandı. Yem var. Zaten kürek kırık, hava soğuk
14.30 okul çıkışı. Selçuk Hoca'nın 2 saat daha kursu var. Kurt var ama içim rahat değil. Balığa gittiğimi anlamam için kurt çıkartmam lazım.
saat 15.00 denizdeyim ve elimde kürek. kurtlar başladı birer ikişer çıkmaya
saat 16.30 Selçuk hocayı okuldan aldım. üstümüzü değiştirdik. Düştük yollara
saat 17.00 Avlaktayız. İbrahim hoca ile selamlaştık. Oltaların suyla buluşması lazım.
bundan sonrasını saat belirtmeden hemen anlatayım. oltamı suya attım. yarım saat geçmemişti ki bir vuruş aldım. hemen tasmaladım. galiba hayatımın ilk levreği geliyordu, kalamadan inceden de yedi. Ama fazla zorlanmadım. Balık kıyıdaydı. Ve ben hayatımın ilk levreği ile göz göze geldim. Büyülendim resmen ve harika duyguyu yaşadım şuursuzca...reeling
ben balığı aldıktan 15-20 dakika sonra Selçuk hocanın olta öyle bir eğildi ki. Dedim levrek. Selçuk hoca dalmış uzaklara, kendimi yırtıyorum resmen ama hemen yanımdaki Selçuk nedense beni duymuyor (o kadar uzun bir süre gibi geldi ki bu süre bana çok sonra farkına vardım yalnızca 5 sn olduğunun) sonra Selçuk hoca büyük bir ustalıkla balığı karaya aldı. İbrahim hoca " hocam çok hızlı başladınız" dedi. Bu sözden yaklaşık yarım saat sonra bu sefer balığı çeken İbrahim hoca oldu. Tabi Selçuk hoca, arada koca bir mırmır tuttu ki ağzımız açık kaldı.
herkesin bir levreği olmuştu 1 saat içerisinde. sonra biraz ara verdi balık. Biz sohbete başlamıştık ki, benim olta yine bir zangırdadı. İbrahim ve Selçuk hocanın ısrarı ile vurdum tasmayı. bu sefer ki balık daha çok zorluyordu, öyle ki kalama sesleri beni bir yandan heyecanlandırıyor bir yandan da ürkütüyordu. Zor oldu ama balığı kıyıya aldım. bu arada durmadan yanımızdaki balıkçılar bizi ziyaret ediyorlar, kullandığımız yemden, iğnelerin markalarına kadar her şeyi soruyorlardı. çünkü balığı hep biz alıyorduk ve keyfini doyasıya çıkartıyorduk.
hafta içi olması sebebi ile erken kaçacaktık. Hiç gitmek istemiyorduk ama mecburduk. Biz oltalarımızı son kez yemlerken İbrahim hoca Bir balık daha aldı. 5 levrek 1 mırmır olmuştu ve bu bize yeterdi.
tası tarağı takımı taklavatı topladık mutlu mesut döndük evlerimize. Avda yem olarak kobra kurtlardan kullanılmıştır. eee o kadar anlattık bir kaç da resim ekliyelim




