"sabah 4:00'te evden cikiyoruz, 4'u 5 gece seni aliriz, Onur"
Salih abi'yle bu sekilde konustuk ve aynen bu sekilde basladi 18 Mart Ozbek macerasi. Salih Abilerin (salih abi ve halaoglu) beni almasinin ardindan kucuk bir uckuyular-ucyol karistirmasina ragmen, Azmi Kaptan'i da alip konustugumuz gibi Zeynel'in orda Mutlu, Bulent Abi, Akin ve Omer Abi'yle bulusmamiza konustugumuz vakitte, hatta onlardan once vardik. Akin'in iple cektigi Pazar sabahi gelmis, birbirimizle ugrasmalarimiza start verilmisti

Uzerlerindeki Zeynelce dilinde yazilmis notlardan da anlasildigi uzere, Mutlu'nun onceden ayirttigi yemleri alip, yolumuza devam ettik.
Guzelbahce'de firindan kasarlilar alindi, hemen orada, limanin karsisindaki nargile kahvesinde caylar esliginde kahvalti edildi, ardindan ver elini Urla-Ozbek.
Salih Abi'yle tanistigimizdan beri istedigim birseydi Ozbek'ten baliga cikmak. Sonunda gerceklesti. Hem de cok guzel bir ekiple. Hava sicakligi ve ruzgar siddeti baliga uygun, ancak mevsim itibariyle gunbatisi-gundogusu arasinda sıkca donen guneyli ruzgarlar vardi. Uzunca zamandir verimli avlar yapamadigimiz icin kendi adima mevsim itibariyle yine verimsiz bir ava hazirdim ama umut sonsuz, deniz bu, insani sasirtmak icin birebir, hersey mumkundu.
Ekipler ayrildi, teknelere binildi ve vira bismillah. Denizde 1 saat kadar suren bir seyirin ardindan ilk avlaga vardik. Keyifsiz vuruslarin ardindan cektigim benim icin gunun ilk ve tek mercani umitlerin tazelenmesini sagladi. Bu arada Akin'i duzelteyim ilk mercan benden degil Bulent Abi'dendi. Ardindan yanilmiyorsam iki mercan daha alindi. Bu arada cektigim her oltada izmarit var mi meraki herkesi sarmisti. Hayir, niye anlamadim ki, ilk izmariti ceken herkese bira ismarlayacak eyvallah da, korktugumuz, cekindigimiz mi var
Zaten beklenen de gerceklesti, ilk izmariti ben aldim. Bu arada ilk defa renkli izmarit de gormus oldum. Menekse izmariti vb. isimlere sahip bu guzel hayvanin renklerine de hayran kaldim. Bu arada bilgehan sarp usta'nin sitesinden ogrendigime gore istrangilos dedigimiz balik buymus. Velhasil, izmarit, izmarittir, ilk izmariti de ben cektim. bira hakkiniz bakidir arkadaslar
Megerse Foca'nin gopezi neyse, Urla taraflarinin da izmariti oymus. Iki yer degistirmeden sonra Salih Abi'lerin tarla dedigi yerde izmarit saldirisi inanilmazdi. Yaklasik 25 metre derinlikte. 5 kulactan baslayip, dibe kadar her noktada izmarit vardi ve cilgin gibi atliyorlardi.
O izmarit istilasinda 1 ve 2 numara ignelerden olusan takimimla mercan cipura benzeri balik beklemek beyhude bir ugras oldugu icin, ve bu arada ozellikle Salih Abilerin tekneden gelen tacizlere dayanamadigim icin ben de 4 numara igneli takimi takip izmaritleri toplamaya basladim.
Zayif gecen sabah suyundan sonra takir takir asilan ve cekerken de asila asila gelen izmaritlerle bayagi bir eglendik. Daha sonra Salih Abilerin tekne mercan pesine dusup avlaktan ayrildi. Sozlestigimiz uzere, gittikleri avlakta mercan bulurlarsa bizi arayip haber vereceklerdi ve sagolsunlar aradilar. Akin, bu kadar balik bana yeter deyip uykuya cekildi, ben gitme taraftariydim ama Azmi Kaptan'la Omer Abi gelen izmarit ve ara ara karagozlerin buyusune kapildiklari icin kalmayi tercih ettiler. Aslinda Akin da uykudan feragat edip gitme taraftari olabilirdi ama zaten oylar 2-2 olacak ve bu durumda kaptanin oyu 2 oy sayilacakti, neticede her halukarda izmarit tarlasinda ava devam edildi

Zaten Akin'in aslinda ne istedigini hepimiz biliyoruz: