Bu hafta gözlerimiz sizi aradı, ama maalesef göremedi..
Cumartesi, İskelenin öbür tarafından, 300-400 gr kadar gelen istavritlerin şöleni vardı. Küçükleri de vardı, ama büyükleri sıyırtma ile tutmak zevkli oluyordu. Elbette, akşam çekilen bel ağrısını saymazsak.. 7-8 tane tuttum, 2'sini bir arkadaşa verip, gerisini suya iade ettim. 50 gr sıyırtma, 6 numara 5123D iğne, 2 m 0.30 FC misina kullanılan takım.
Aynı yerde, yemli takım denemelerimiz, hüsranla sonuçlandı. Ama bir başka gelişme sevindiriciydi. Hani'ler bolarmış. Bunlar gelince, istavrit, izmarit, mırmır ve kırlangıç görülmeye başlıyor. Levrek, Eşkina vs. de listede yerini alıyor.
Pazar günü, sizde olmayınca, gölgeye serilip, kefale dadandım. Kıbrısın altına yarım metre FC misina ile bir kurşun. Üstüne gene FC bir kulaç kadar beden. Doğru dibe. Sonra gölgede tembel tembel oturmaca. 10-15 dk. da bir koca koca kefaller. 1 kilo vardır hemen hemen. Hemen hepsi geri suya döndüler. Ama kıbrısa kendini dalatanlar mecburen elde kaldı. Piknikçilerin gözleri parladı balıkları alınca.. Toplamda 13-14 tane vardılar sanıyorum.
Öğleden sonra baydı, ekmeklerde bitti, bende mendireğin oraya gittim. Mezgit yok. Pek hevesimde yoktu. İspari filan gelir diye şamandıralı takım denedim. Bir şey çıkmadı. Ama, yanımdaki midye ile, kefal kadar, yarım kiloya yakın bir mezgit çekti.. Bende gene biraz hırslandım, ilerde kefal tutanlara katıldım. 4-5 tanede orada çekip akşamı ettik netekim. Gene kıbrısla, ama yüzeyden. Ama etrafta, istavirt çekenlerde vardı netekim.
14-15 kilo balık tutmuş ama buna mukabil eve boş dönmüş bir balıkçı olarak, az yiyip bir fotoğraf makinesi almak ihtiyacı hisseder oldum. Şimdi karar vermek lazım, yeni bir kamış vs. mi alsak, fotoğraf makinesi mi?