2013 yılı Lüfer Palamut durumları ve Beklentiler

Marmara kıyılarının bazı yerlerinde bu zamanlarda istavrit çaparisine yaprak gelmekte(9-15 cm),demek ki yatak balığı ya da yol balığı bulunduğu meralara yumurtasını çoktan bıraktı.Kuvvetle muhtemeldir ki balık yumurtasını mart nisan gibi bıraktı,çünkü hiçbir yumurtalı balığa denk gelmedim ben(lüferinden,çinekopuna kadar)Evvelden mayıs aylarında karınları dopdolu geliyordu...Bu süreç çok enteresan iyi araştırılmalı bence,balığın yumurtlama sezonları değişiklik gösteriyor sanki...Ayrıca Karadeniz(normalinden +2.5-+3 derece sapmış durumda ve yeni yeni dengeleniyor) şu anda Marmaradan daha sıcak,bu etken yüzünden belkide yatak balığı mevcudu fazladır...Ama Karadenize çıkan balık çoktan çıktı mayıs 15-haziran 15 arası yol balığı meraları terk etti..Çoğu seneler temmuz başlarından itibaren hemde gündüz kıyıdan(4-8 metrelerde) lüfer almışlığımız çok olmuştur,bu senede öyle olacak gibi duruyor,hatta bazı seneler hiç kesmezdi bütün yaz boyunca devam ederdi...Bu senede çıkan balıkların arasında çok sayıda lüfer-kofana var;dönüş zamanında muhtemelen çoğu yerden azman kofana raporları gelecektir.Aynı zamanda balıklar üreme boyları diye tabir edilen(ki bence bu balığın üreme yaşı belirsizdir) o boy limitlerinin 10-20 cm üzerinde,resmen damızlık balıklar karadenize doğru yollandı,onların dökeceği yumurtaları düşünemiyorum bile.Tabi amatörler avlamadan önce ağlara takılmazsa...Keşke bir yasak uygulansa da bu balıklar etiketlenip davranışları takip edilse,nereden geliyor nereye gidiyor....nerede konaklıyor hala tam anlamıyla bilinen bir durum değil ne yazık ki...İnşaAllah bu senede geçen seneyi aratmayacaktır...

Burak gerçekten ağzından ballar damlıyor. Bunun üstüne gel bi yemek ısmarlıyım sana bu sene dönüş kofanayla başlarsa şaşırmamak gerek ki bence bolca olacak gibi duruyor
 
Sağol abi yemiş kadar oldum:)İnşaAllah abim hayırlısı
 
karadenizden balıkcı arkadasla gorustum hamsi ve istavrit az oldugundan dolayı disli balıkların bunlarla beslenen balıkların karadenizi erken terkedecegini soyledi eyer hamsi popilasyonu artmassa lufer ve palamutu zor goruruz gibi geliyor
 
Marmara kıyılarının bazı yerlerinde bu zamanlarda istavrit çaparisine yaprak gelmekte(9-15 cm),demek ki yatak balığı ya da yol balığı bulunduğu meralara yumurtasını çoktan bıraktı.Kuvvetle muhtemeldir ki balık yumurtasını mart nisan gibi bıraktı,çünkü hiçbir yumurtalı balığa denk gelmedim ben(lüferinden,çinekopuna kadar)Evvelden mayıs aylarında karınları dopdolu geliyordu...Bu süreç çok enteresan iyi araştırılmalı bence,balığın yumurtlama sezonları değişiklik gösteriyor sanki...Ayrıca Karadeniz(normalinden +2.5-+3 derece sapmış durumda ve yeni yeni dengeleniyor) şu anda Marmaradan daha sıcak,bu etken yüzünden belkide yatak balığı mevcudu fazladır...Ama Karadenize çıkan balık çoktan çıktı mayıs 15-haziran 15 arası yol balığı meraları terk etti..Çoğu seneler temmuz başlarından itibaren hemde gündüz kıyıdan(4-8 metrelerde) lüfer almışlığımız çok olmuştur,bu senede öyle olacak gibi duruyor,hatta bazı seneler hiç kesmezdi bütün yaz boyunca devam ederdi...Bu senede çıkan balıkların arasında çok sayıda lüfer-kofana var;dönüş zamanında muhtemelen çoğu yerden azman kofana raporları gelecektir.Aynı zamanda balıklar üreme boyları diye tabir edilen(ki bence bu balığın üreme yaşı belirsizdir) o boy limitlerinin 10-20 cm üzerinde,resmen damızlık balıklar karadenize doğru yollandı,onların dökeceği yumurtaları düşünemiyorum bile.Tabi amatörler avlamadan önce ağlara takılmazsa...Keşke bir yasak uygulansa da bu balıklar etiketlenip davranışları takip edilse,nereden geliyor nereye gidiyor....nerede konaklıyor hala tam anlamıyla bilinen bir durum değil ne yazık ki...İnşaAllah bu senede geçen seneyi aratmayacaktır...


Yaklaşık 4-5 yıldır boğazda özellikle lüfer 12 ay boyu mevcut oluyordu. bu konuda baya bir tartışmışlığımızda vardır bu forumda. Ama az oluyordu, gidip arayıp bulmak gerekiyordu. Bu (geçen) sene lüfer bol olunca, devamında da bol oldu sadece doğal olarak.

Kofana raporları için en doğru zaman aslında tam şimdi. Fakat genel olarak nazlı oluyor ve su üstü geziyor bu zamanda kofana. Genede, kıbrısa atlayacak kadar çılgın sürülerin olabildiğini biliyorum tecrübeyle.

Lüfer yılda iki kez yumurtlar, bu da su sıcaklığına bağlıdır. Velakin, karadeniz lüferin üreme bölgesi değil. Zira lüfer larvaları tuzlu suda gelişebiliyor. Karadenizin tatlı suyu lüfer için bir üreme alanı olarak pek cazip değil. Kaldı ki, yapılan araştırmalarda da, lüfer yoğunluğuna göre çok cüzi miktarda lüfer yumurtasına/larvasına raslanmış durumda.

Marmara'da lüfer beklenen bir şey. Tecrübelerim kırlangıç ortalıktaysa, lüfer oralarda haraç kesiyordur diyor. Beklentim, bu sene ve belki seneye yoğun bir kırlangıç yavrusu bolluğu yaşanacağı.
 
Yaklaşık 4-5 yıldır boğazda özellikle lüfer 12 ay boyu mevcut oluyordu. bu konuda baya bir tartışmışlığımızda vardır bu forumda. Ama az oluyordu, gidip arayıp bulmak gerekiyordu. Bu (geçen) sene lüfer bol olunca, devamında da bol oldu sadece doğal olarak.

Kofana raporları için en doğru zaman aslında tam şimdi. Fakat genel olarak nazlı oluyor ve su üstü geziyor bu zamanda kofana. Genede, kıbrısa atlayacak kadar çılgın sürülerin olabildiğini biliyorum tecrübeyle.

Lüfer yılda iki kez yumurtlar, bu da su sıcaklığına bağlıdır. Velakin, karadeniz lüferin üreme bölgesi değil. Zira lüfer larvaları tuzlu suda gelişebiliyor. Karadenizin tatlı suyu lüfer için bir üreme alanı olarak pek cazip değil. Kaldı ki, yapılan araştırmalarda da, lüfer yoğunluğuna göre çok cüzi miktarda lüfer yumurtasına/larvasına raslanmış durumda.

Marmara'da lüfer beklenen bir şey. Tecrübelerim kırlangıç ortalıktaysa, lüfer oralarda haraç kesiyordur diyor. Beklentim, bu sene ve belki seneye yoğun bir kırlangıç yavrusu bolluğu yaşanacağı.

Serdar bu 4-5 yıldır olan Lüfer hayvanlaını vardıda acaba bizmi gözlemleyemedik. bunu nerden çıkarttın. olduğu zaman var demesini bilen bizler yoksa o zamanlar zarfında uyuyormuyduk.

Lüferin karadenizle ilgili durumuna gelince biz her zaman alttan gelen balıkla yukarıdan gelen balığın birleşmesi üzerine bir döngü yaşamıyormuyuz. o zaman balık hep av dönemlerinde aşağıdan hareketle yukarı geliyor olur ama birde yukarıdan inen iri balıktan o zaman hiç ama hiç bahsetmememiz gerekir. ki boşamı bekliyoruz acaba. kırlangıca gelince Lüfer ile pek bağdaşmıyor kafamda. tekirini mezgitini anlarımda kırlangıç meralarında bolca lüfer felsefeside biraz oturmuyor gibi......
 
Serdar bu 4-5 yıldır olan Lüfer hayvanlaını vardıda acaba bizmi özlemleyemedik. bunu nerden çıkarttın. olduğu zaman var demesini bilen bizler yoksa o zamanlar zarfında uyuyormuyduk.

Lüferin karadenizle ilgili durumuna gelince biz her zaman alttan gelen balıkla yukarıdan gelen balığın birleşmesi üzerine bir döngü yaşamıyormuyuz. o zaman balık hep av dönemlerinde aşağıdan hareketle yukarı geliyor olur ama birde yukarıdan inen iri balıktan o zaman hiç ama hiç bahsetmememiz gerekir. ki boşamı bekliyoruz acaba. kırlangıca gelince Lüfer ile pek bağdaşmıyor kafamda. tekirini mezgitini anlarımda kırlangıç meralarında bolca lüfer felsefeside biraz oturmuyor gibi......

Üstadım, geçmiş yıllarda gerek çeşitli tanıdıklar, gerekse çeşitli vesilelerle kandim, mutad şekilde boğazda yazın lüfer tutabiliyorduk. Genel olarak, başka avlar için atılan oltalara denk geliyordu bunlar. Örneğin, levrek için çekilen gancura veya sahteye lüfer geldiği sıklıkla oluyordu.

Temel fark, 25m ve daha derinlerde denk gelinmesi. İri hayvanlara ise, zargana gibi su üstü raslanmasıydı.

Sanırım 3 yıl önce, boğazda bu aylarda uzun olta gezdiren yoktu. Bunu düşünmek lazım. Velakin, 4-5 yıl önce Galata'da kısır bir günü hatırlarım, Temmuz'un başında. İzindeydim, hafta içi. Köprü nerdeyse boş. Tek tük mezgit çıkıyor. Unkapanı köprüsünün arkasında ise bir kaç tekne geziniyor. Salih usta deriz, takımcının birine sordum bunlar ne arıyor diye. Dediki, lüfer. Bu bende fikri geliştiren tetikleyici olmuştu.

Kırlangıç meselesine gelince. Sebeplerini bilmiyorum. Ama nedense, lüferin çok olduğu yer ve sezonda, kırlangıç çok oluyor. Böyle bir gözlemim var, en azından marmara için.
 
Üstadım, geçmiş yıllarda gerek çeşitli tanıdıklar, gerekse çeşitli vesilelerle kandim, mutad şekilde boğazda yazın lüfer tutabiliyorduk. Genel olarak, başka avlar için atılan oltalara denk geliyordu bunlar. Örneğin, levrek için çekilen gancura veya sahteye lüfer geldiği sıklıkla oluyordu.

Temel fark, 25m ve daha derinlerde denk gelinmesi. İri hayvanlara ise, zargana gibi su üstü raslanmasıydı.

Sanırım 3 yıl önce, boğazda bu aylarda uzun olta gezdiren yoktu. Bunu düşünmek lazım. Velakin, 4-5 yıl önce Galata'da kısır bir günü hatırlarım, Temmuz'un başında. İzindeydim, hafta içi. Köprü nerdeyse boş. Tek tük mezgit çıkıyor. Unkapanı köprüsünün arkasında ise bir kaç tekne geziniyor. Salih usta deriz, takımcının birine sordum bunlar ne arıyor diye. Dediki, lüfer. Bu bende fikri geliştiren tetikleyici olmuştu.

Kırlangıç meselesine gelince. Sebeplerini bilmiyorum. Ama nedense, lüferin çok olduğu yer ve sezonda, kırlangıç çok oluyor. Böyle bir gözlemim var, en azından marmara için.

Bizim için amaç balık tutmak, kısacası hedeflenen bir av için hedeflenen bölgelerde gereken verimi sağlamak değilmidir. öyledir. Bizim için İstavrit takımına Lüfer gelmesi. palamut aparisi yaparken lüfer gelmesi olayın zaten doğası değilmidir. öyledir. Sen istavrite çapari yaparken 1 sarıkanat gelmesi ile hemen lüfer takımına dönüyormusun yok (Seni olaydan tenzih ederim sen yaparsın ) Normal şartlarda balığa devam dersin. Ancak Ben bugun lüfer tutmaya gidicem deyince ana hedef lüfer tutmaktan ötesi değildir.
Yani bizler için hedef kaçak ani kaçmış tek balığı bulmaktan ziyade verimli avlar yapmaktır.
Şu an Lüferin bulunduğu derinlik 44-47 metrelerde ancak bu bölgeye baktığımda dip yapısının tamamen otluk bir mera ve kıyılarının set olduğu derinlik farkının birden arttığı ve düştüğü andan tam 44 metrelere oturduğu bir bölge düşününce aslında aklıma teknoloji gelmiyorda değil. o bölge dümdüz bir satıh olarak oluşturuldu ve sadece uzun uzun otlar mevcut. fakat ufak baıkların geçişi açısından huni denen olayın tam dibi ancak akan balık sardalya ve hep su üstü geçiyor. dipte önine gelen başkaca hayvanda yok neyle besleniyor bu arkadaş !!
 
Bizim için amaç balık tutmak, kısacası hedeflenen bir av için hedeflenen bölgelerde gereken verimi sağlamak değilmidir. öyledir. Bizim için İstavrit takımına Lüfer gelmesi. palamut aparisi yaparken lüfer gelmesi olayın zaten doğası değilmidir. öyledir. Sen istavrite çapari yaparken 1 sarıkanat gelmesi ile hemen lüfer takımına dönüyormusun yok (Seni olaydan tenzih ederim sen yaparsın ) Normal şartlarda balığa devam dersin. Ancak Ben bugun lüfer tutmaya gidicem deyince ana hedef lüfer tutmaktan ötesi değildir.
Yani bizler için hedef kaçak ani kaçmış tek balığı bulmaktan ziyade verimli avlar yapmaktır.
Şu an Lüferin bulunduğu derinlik 44-47 metrelerde ancak bu bölgeye baktığımda dip yapısının tamamen otluk bir mera ve kıyılarının set olduğu derinlik farkının birden arttığı ve düştüğü andan tam 44 metrelere oturduğu bir bölge düşününce aslında aklıma teknoloji gelmiyorda değil. o bölge dümdüz bir satıh olarak oluşturuldu ve sadece uzun uzun otlar mevcut. fakat ufak baıkların geçişi açısından huni denen olayın tam dibi ancak akan balık sardalya ve hep su üstü geçiyor. dipte önine gelen başkaca hayvanda yok neyle besleniyor bu arkadaş !!

44 metrede otluk bir alan dendiğinde, biraz ilginç bir durum ortaya çıkıyor. Zira burası aslen besin fakiri, oksijen az, ışık görmeyen (üstündeki pis su yüzünden) bir yer olmalı. Ama otlar bunun tersini söylüyor. Otlar varsa, burası bir şekilde akıntı alan, aynı zamanda besin maddelerince zengin bir yer olmalı. Otların yaşamak için güneşe ihtiyacı var. Demek ışıkta alıyor, su temiz. Ayrıca, otların kendisi zaten bir fotosentez kaynağı.

Bu da açıkca bir vaha demek denizde. Bu bölgede pek çok canlının olması mümkün. Bilhassa yörede yoğun olan istavrit, tekir ve mezgitlerin (vs.) burayı üreme alanı olarak kullanması gayet olası. Elbette bu onları yiyen canlıları da oraya çekecektir.

Tahminim lüferde onlarla iştigla ediyordur. Bölgenin neresi olduğunu tam bilebilsek, belki daha somut konuşabilirdik. Ama aslında basit bir yöntem mevcut. Tutulan lüferleri kesip, midesine bakmak, ne yemiş tespit etmek. En iyi cevabı bu verecektir.
 
Notlarımdan:

2 Temmuz 1982
Kandilli 5-10 kulaçta çinekop çapari, fırtına, yağmur.

4 Temmuz 1983
Yeniköy'de zarganayla lüfer.

10 Temmuz 1981
Kandilli sabah çinekop, kaşık, çapari.

.....

Rastgele. :)
 
Kırlangıçla lüferin tek bağıntısı lüferin parçaladığı yemlerin dibe kadar ulaşmasıyla ilişkili olabilir diye düşünüyorum keza iskorpit içinde bu geçerli.Ecnebilerin yaptığı araştırmaya göre etiketlenmiş balıklar New York-Küba arasında mevsimsel olarak bir göç yaptığı ve bazı balıklarında bizde olduğu gibi yatak yaptığı onlarda da tescillenmiş,balığın bol olduğu zamanlarda ise en olmadık yerlerde ve zamanlarda da lüfer görülebileceğini söylüyorlar...Demekki lüfer nereye giderse gitsin huyu hep aynı

http://translate.google.com.tr/tran...dia.org/wiki/Bluefish&prev=/search?q=bluefish


bayağı uzun bir süredir bu zamanlarda lüfer namına tek bir canlı olmuyordu marmara ve boğaz kısmında.yanlış hatırlamıyorsam 1999-2000 2002-2003 yıllarında nisan ortalarından başlamak üzere aralık ayına kadar ki bazen şubat aylarında dahi 3-4 kulaçlarda ,haziran ve temmuzda azalarakta olsa hiç kesmeden lüferler yakalanabiliyordu,hele ki temmuz aylarının başlarında sadece akşam suyunda ve yine sadece yarım saat kadar bir zaman kanalda acıkan balık 14-15 kulaçlara kadar girip zokayla av veriyordu.Bu senede o kadar fazla olmamakla beraber böyle bir durumun olması gayet güzel,İnşaAllah böyle devam eder hep...Şu ağ atma sınırı bir 10 metre daha derinleşse şahane olacak,ayrıyetten voli ağlarına da nisan 15 ten sonra en az haziran 15 e kadar yasak getirilmesi gerek diğer aylar serbest olması bu balığı fazla yormaz...çünkü balık yumurta dökmeye giderken katlediliyor mayıs aylarında,bırakılsa da en azından yumurtasını dökse.nisan,mayısta atılan ağlar hem üreyecek balığa zarar hemde yumurtadan çıkacak balıkların daha doğmadan ölümü demek,2 türlü kayıp oluyor..zaten dönüşte hepsi üremiş olarak dönüyor o zaman ne yaparsan yap,gerçi Hakk c.c. birşey istemedikçe hiçbirşey olamaz....Örnek olarak yılda 10 tanede doğursa köpeklerden oluşmuş bir sürü göremedim ben,yılda 1 kez ve sadece 1 yada 2 tane yavru veren koyunlara bakın birde...İş budur bundan başkası hiçtir...
 
Notlarımdan:

2 Temmuz 1982
Kandilli 5-10 kulaçta çinekop çapari, fırtına, yağmur.

4 Temmuz 1983
Yeniköy'de zarganayla lüfer.

10 Temmuz 1981
Kandilli sabah çinekop, kaşık, çapari.

.....

Rastgele. :)


Şu güzelliğe tarihlere bakarmısınız insanın ii kıpır kıpır oluyor resmen. hemen hemen her gün deniyorum klasik merayı bakalım denk gelecek ama hangi gün.
 
Şu güzelliğe tarihlere bakarmısınız insanın ii kıpır kıpır oluyor resmen. hemen hemen her gün deniyorum klasik merayı bakalım denk gelecek ama hangi gün.

Lüfer ehlikeyf hayvan üstadım. Yazın yaylaya çıkıyor böyle, püfür püfür, serin yerlere.

Yani, kış avlaklarında yazın lüfer bulmak pek olası olmayabilir. Mekana göre değişir elbette ama, boğaz civarında bilhassa gördüğüm kadarıyla, kefal bol olan yerleri tercih ediyor lüfer. Kefalin lağım ağzı olmayan bölgede toplandığı noktalarda, biraz açıkta (40 - 50m filan) olmak kaydıyla lüfer bulmak gayet olası bu dönemde.

Olayı kefale değilde, kefali oraya getiren su koşullarına bağlı olarak düşünmek lazım.

Birde su üstü, baya baya su üstü, zargana topu, hatta direk su üstünden gelen/kalan yemler daha iyi olabiliyor. Denemek lazım elbette.
 
Lüfer ehlikeyf hayvan üstadım. Yazın yaylaya çıkıyor böyle, püfür püfür, serin yerlere.

Yani, kış avlaklarında yazın lüfer bulmak pek olası olmayabilir. Mekana göre değişir elbette ama, boğaz civarında bilhassa gördüğüm kadarıyla, kefal bol olan yerleri tercih ediyor lüfer. Kefalin lağım ağzı olmayan bölgede toplandığı noktalarda, biraz açıkta (40 - 50m filan) olmak kaydıyla lüfer bulmak gayet olası bu dönemde.

Olayı kefale değilde, kefali oraya getiren su koşullarına bağlı olarak düşünmek lazım.

Birde su üstü, baya baya su üstü, zargana topu, hatta direk su üstünden gelen/kalan yemler daha iyi olabiliyor. Denemek lazım elbette.

Serdar abi niye balikcilik üzerine bir kitap yazmiyorsun ? ciddi ciddi düsünmen gerek sahsi fikrim.
 
Benim yazmamı bekliyor. :)
 
SERDAR nedense kefal ile lüfer birlikte gezmeyi seviyor, kışında da diplerde lüfer-kefal, ilarya-sarıkanat ikilileri görünüyor.
 
Serdar abinin söyledikleri bundan yaklaşık 10 gün önce onaylanmıştır :)
Haliç köprüsü altında su üstü çapari ile lüfer almışızdır:)
Mera saklamıyorum , 4 gündür yokluyorum tık yok
 
Lüfer ehlikeyf hayvan üstadım. Yazın yaylaya çıkıyor böyle, püfür püfür, serin yerlere.

Yani, kış avlaklarında yazın lüfer bulmak pek olası olmayabilir. Mekana göre değişir elbette ama, boğaz civarında bilhassa gördüğüm kadarıyla, kefal bol olan yerleri tercih ediyor lüfer. Kefalin lağım ağzı olmayan bölgede toplandığı noktalarda, biraz açıkta (40 - 50m filan) olmak kaydıyla lüfer bulmak gayet olası bu dönemde.

Olayı kefale değilde, kefali oraya getiren su koşullarına bağlı olarak düşünmek lazım.

Birde su üstü, baya baya su üstü, zargana topu, hatta direk su üstünden gelen/kalan yemler daha iyi olabiliyor. Denemek lazım elbette.

Serdar Abi,
boğaz kıyılarıda kefal yapmaya başlıyor ege kıyılarında kullandığım zargana toplarını boğazdada kullanacağımı düşünmezdim ufuk açıcı bu yazından umarım ilk lüfer haberini ben iletirim. su üstünden gelen derken yarım metre dalarlı olanlar nasıl ve kaç cm lik sahte yada kaşık önerirsin ?
 
Serdar Abi,
boğaz kıyılarıda kefal yapmaya başlıyor ege kıyılarında kullandığım zargana toplarını boğazdada kullanacağımı düşünmezdim ufuk açıcı bu yazından umarım ilk lüfer haberini ben iletirim. su üstünden gelen derken yarım metre dalarlı olanlar nasıl ve kaç cm lik sahte yada kaşık önerirsin ?

Zargana topuna lüfer için canlı ya da yaprak yem takmayı öneriyor galiba.
 
Zargana topuna lüfer için canlı ya da yaprak yem takmayı öneriyor galiba.

selam Aret,
geçen ay Tarabya'da yemlide tanışmıştık, iyisindir umarım
Zargana topuyla az dalarlı sahte denesem verim alma şansım olur mu?
ve bu sistem palamutta işe yarar mı
 
Serdar Abi,
boğaz kıyılarıda kefal yapmaya başlıyor ege kıyılarında kullandığım zargana toplarını boğazdada kullanacağımı düşünmezdim ufuk açıcı bu yazından umarım ilk lüfer haberini ben iletirim. su üstünden gelen derken yarım metre dalarlı olanlar nasıl ve kaç cm lik sahte yada kaşık önerirsin ?

Yazın, köpekbalığı varken, lüferle uğraşmak bana pek mantıklı gelmiyor. O yüzden de çok fazla tecrübem yok. Ama olduğu kadarını aktarmak iyi olur belki.

Tekneden, canlı ilaryayı, kurşunsuz filan çok ağır bir şekilde (gerekirse kürekle ağır ağır) gezdirirsen, ki aslında bu levrek için yapılmış bir aksiyon, kofananın hışmıyla tanışabiliyorsun.

Ama bunun dışında, genel olarak yaz lüferinin huyu bir hayli farklı. Yemin 5-7 cm kadar olması lazım. Büyük yemlere, koca zarganaya filan çok az itibar ediyor. FC misina olmazsa olmaz diyebiliriz. En iyi yem, istavrit filetonun karın kısmından şerit yaparak elde edileni.

Yem küçük olunca, çok kalite iğne gerekiyor, ince olacak, sağlam ve keskin olacak. Ayrıca elbette çelik telde olmazsa olmaz. Kısaca, tipik bir takım zor. bu işte kullanılmış ve randıman veren bir takım sitede olması lazım, Aha burdaymış:

zgrig.jpg


Şurada iş görebilecek çeşitli varyasyonlarda fikir verebilir:

cinekop.jpg


Derinlik olarak, su üstü ile, 2 kulaç kadar olan bölgeyi taraması lazım takımın. Lüfer genelde, 1 kulaç kadar derinde geziyor. Tam su üstüde olabilir, lüfer görünce ilgilenmekten çekinmiyor. Teknik olarak, 2 kulacın altına inmesin yem diyebilirim, en genel anlamda.

Eğer sahteyle at çek yapıyorsanız, yem 12 cm kadar boyda olsun bence.

Su üstü avda klasik parlak kaşığın etkinliği biraz düşük. Mümkünse, renkli, bilhassa parlak yeşil ve beyaz kaşıklar daha iyi. Şunu unutmamak lazım: canavarın dişleri. Tipik rapala gibi sahteler o dişlerle karşılaşınca çabucak tarumar olabiliyor. Lüferde, sahtede ufacık leke olsa, naz etmeye başlıyor.

Genede, rapalaya benzeyen bir şey niyetliyseniz, maria princess hayal kırıklığı yaşatmıyor genelde.

Kendi adıma, sahteyle değil, zargana topuyla yemli tercih ederdim. Meralarda istavrit hala var, yem pek sorun olmaz sanıyorum.
 
Back
Yukarı