öncelikle tebrik ederim.sormak istediğim bir kaç soru var.C.tesi günü üsküdarda izmarite olta atanları seyrettim uzun bir süre.onların kullandıkları takım sizinkinden biraz farklı.birincisi takım iki köstekli;üstteki ana bedene yakın olan köstekte mantar yok direk 10 nolu siyah çapraz iğne.ikincisi alttaki kurşundan önceki köstek
sizinki gibi kurşundan bir karış uzun ve iğneye 1-2 cm kala kahverengi mantar var sizinkinden farkı tek iğne olması.genelde bu alttaki mantarlı iğne ile alıyorlardı balığı üstteki iğnenin genel olarak pek fonksiyonu yoktu.bu iğnenin çift olması(sanırım 1-2 cm arayla bağlanmış) verimde fark yaratırmı? sonra direk bendenden yapmışsınız takımı.benim gördüklerimde fırdöndüye bu takımı takmışlardı.ayrıca yem olarak karides ve kurt kullananlar çok verim alıyorlar;nerdeyse atar atmaz vuruş alıyorlardı.midye takanlar bu konuda geride kaldılar.bu tesbitlerimden sonra aradaki yazdığım farkların verimde etkisi ne derece olur? bilgilerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Teşekkür ederiz.
Bunları size madde madde yazarsam daha iyi olur sanırım...
1 - Öncelikle şunu söyleyeyim. Ben izmarit için çok köstekli takım taraftarı değilim. Neden derseniz, izmaritin dolaştığı bölge bellidir. Açık söylemek gerekirse, bugüne dek, tüm kösteklerin dolduğu bir izmarit avı görmedim ben. Ya en alttaki kösteğe ya da köstek aralıkları yakınsa eğer, en altın bir üsttekine vurur. Bunun sebebi, izmaritin yosunların hemen üzerinde geziniyor olmasıdır. Daha yukarılarda pek dolaşmaz. Bu nedenle de bizim kullandığımız takım, yosunların hemen üzerine gelecek şekilde, uzun bir köstekle yapılmıştır. Uzun köstek ise, balığın bedenden ürkmesini engeller ve tabi bu şekilde yem de daha bir salınır şekildedir ve cezbeder. Eğer balık varsa, belki köstekli takıma nazlanabilir ama bu takıma nazlanan balığa henüz rastlamadım.
Not : Eğer akıntı varsa mantar takmaya gerek yok. akıntı kösteği kaldırıyor çünkü o zaman. Eğer deniz durgunsa mantar kullanıyoruz. Resmini çizdiğim takımda mantar var, eksiksiz olsun diye o şekilde verdim ama Pazar günü akıntılıydı ve biz de mantar kullanmadık.
2 - İğnenin hırsızlı olmasına gelince. Zaten hemen hemen her balık için hırsızlı takımlar daha marifetlidir, bunu biliyoruz. Hırsızlı takımda amaç, balık yeme atlayıp çektiğinde, o iğneden kurtulsa dahi, kafa atma esnasında diğer iğneye takılmasını sağlamaktır. Gerçi izmarit sağolsun buna imkan vermeden iğneyi ağızlıyor ama hırsız iğnenin marifetiyle de yakaladığımız bir çok izmarit var. Şunu unutmayın, izmarit aç gözlü bir balık değildir ama, inanılmaz kıskanç bir balıktır. Bir iğneye atladığında diğer yemi kıskanır ve onu da almaya çalışır. O kadar kıskançtırlar ki, bir hırsızlı takıma iki izmarit birden atlayabilir. Kuruçeşme'de de şahit olduk buna.
3 - Yem konusunda ise şunu söyleyeyim. Bence balık, alışkanlığına göre yem tercih ediyor. Karşılaştırma yapalım mesela şimdi. Kuruçeşme, Üsküdar'a nazaran daha yosunluk ve çok midye var. Kayalık olmadığından, teke de bulunmuyor. Ama Üsküdar, sahil itibari ile doldurma kayalıklarla dolu, çokça da teke var. Balık onlarla daha çok besleniyor. Kuruçeşme'de ise midyeye yatkın, çünkü orada midye ile besleniyor. Elinizi attığınız her yer midye. Aslında ciddi bir ayrım söz konusu olmamalı. Kuruçeşme'de de karidesle izmarit alan vardı çünkü. Üsküdar'da midyeye neden nazlanmış anlamadım, çünkü orada da midye Kuruşeçme'ye göre daha az olsa da var, izmarit midyeyi sever. Kurda gelince, hiçbir balığın kurda itiraz ettiğini görmedim daha.

O her yerde geçerli bence. Midye kullananlar, ya teknikten ya da takımdan kaybetmiş de olabilirler, bunu gözlemleseydiniz keşke. Örneğin izmarit avlarken, deneyimlerime göre olta elden bırakılmamalı, gerginlik muhafaza edilmeli, yemin salınması sağlanmalı. Oltayı elden bırakıyorsanız yine gelir ama kesinlikle verimi daha düşük olur. Ve izmarit avlarken olta, denize fazla paralel olmamalı, daha ziyade dik tutulmalı. Nedenini sormayın, çünkü bilmiyorum gerçekten ama bu şekilde olduğunda kesinlikle daha verimli oluyor. Olta yatırıldığında, köstek ile beden açısı daraldığından, balık ürküyor olabilir. Bundan kaynaklı olabileceğini düşünüyorum. Bunları tamamen deneyime dayanarak yazıyorum.
Bu arada bir şeyi atlamışım, sonradan farkına vardım onu da ekleyeyim. fırdöndü ile ayrılmış olan beden de kullanılabilir. Hatta hem bedeni hem de kurşunu ayrı ayrı fırdöndü bağlayarak kullanabilirsiniz. Bu, takımın daha dirençli olmasını sağlar. Böylece takım suda takıldığı zaman ya beden fırdöndüsünden, ya da kurşun fırdöndüsünden ayrılacaktır. Bu misinanızın kopmasını engeller ve yeni bir takım bağlayarak hemen ava devam edebilirsiniz. Ama bizim avlandığımız bölgenin zemini, takım kopmasına neden olacak bir zemin olmadığından, biz bu şekilde kullandık. Zeminle ilgili problem yaşamadık ama oltasıyla herkesin oltasını toplayan bazı balıkçılar nedeniyle bir kez iğnelerim koptu sadece. Suat'ın da bol bol oltasını topladılar, benden daha yakındı olta toplayıcılara.
