night fisher
Member
- Yaş
- 62
- Şehir
- bursa
- Favori Kamış
- kendisinin dizayn ettiği muhtelif kamışlar
- Favori Makina
- çançinçon çinişi makineler
- En iyi avı
- kırlangıç 8.4 kg
- İsim
- fatih
Sevgili Fatih
Buralara yerleşeli 10 sene doldu gibi.İlk senelerimde Edremitten bir alabalıkcı arkadaş ile merak saiki ile oralara iki kere gittik.Balık boldu bende limitler dahilinde avlanıp sanırım 5 adedinide alıkoyduydum.
Tamamen yasaklandığından beride gitmedim.
Geçen süre içersinde oralarda jeneratör,germe ağ,sonralarıda klor kullanarak kırmızı benek nüfusunu tekrar ayağa kalkması zor hale getirdiler.
Sanki insan nesline zararlı bir mahlukatla mücadele edercesine katlettiler bu nadide balığı.
Daha 15 gün öncesinde bir arkadaşım Altınoluktaki yazlığından yürüyerek,Şahin deresinin geçit vermeyen yerlerine ulaşıp hayli gökkuşağı alabalığı ile karşılaşmıştı.
Ne yazıkki ikinci gidişinde nerdeyse ulaşabildiği her yerde ölü balıklarla karşılaştı.
Adamlar klorla zehirlemişler kitlesel katliamda bulunmuşlar.Tabiatıyla balık falanda kalmamış.
Birde bizim bir derdimiz var.
Artık nereye gitsek Bursalı oltacılarla karşılaşıyoruz.
Bölge,bölge Bursaya komşu illerin avlaklarını yasak mevsim,boy limiti gibi kıstalara asla uymadan her biri en azından on tane oltayla avlanaraktan,üstelik günlük değil haftalık kalaraktan,yıprattıktan sonra şimdilerdede Çanakkale ilinin en uzak köşelerinde bile aynı tutumlarını sürdükdüklerini görmekteyiz.
Ne yazıkki onlarla mücadele etmeye başladım.
Hadisenin hangi boyuta erebileceğini ise şimdiden kestiremiyorum.
Sevgiler
Vedat ağabey,Bursa yöresinde,en son alayı 1994 yılında bir yakınımın ricası üzerine (yaşlı annesinin kolunda ilaç olarak kullanılsın diye) avladım.Avlakların her taşını, her balık yuvasını bilebilecek düzeyde tecrübeli ve ustalaşmış halde idim.Giderek sayılabilecek düzeye indiğini gördükçe,tuttuğum her balığın neslinin tükenmesine bir tuğla koyacağı inancıyla ALABALIK avlarımı sonlandırdım.Arada depreşmedi değil,batı karadeniz meralarına bir kaç ziyaret (98-2000) gerçekleştirince oraların bizim bölgeden daha beter durumda olduğunu tespit ettim.En son 2003 te kaçkarlardaki meralar(arada bide toros maceram var
Bursalı avcı konusuna gelince,malum Bursa,gerek deniz,gerekse tatlısu avı yönünden çok zengin bölgelere sahip.Deniz dibinde,sırtında koca uludağ dereleri,birçok akarsu (susurluk,kocasu,göksu(sakarya kolu)) manyas-ulubat göl sistemi,iznik gölü gibi t.su avlaklarına sahip.(gölet ve barajları saymıyorum) dolayısıyla balık avcılığı oldukça popüler bir hobi.
İl nufusuda 3 milyonun üzerinde olunca,hobiciler meraların kalabalıklaşmasından kaçmak adına,çevredeki küçük illere yayılıyorlar. Açık söyleyeyim,Balıkesir,eskişehir,çanakkale hattı bursa avcısının doğal merasıdır.
Kendimden örnek vereyim,Karacabeyden girip hiç asfalta girmeden edremitten çıkacak kadar patika,arazi yolu,tarla yolu bilirim.
Bu önlenemez kalabalık,senin(ve 15 yıldır benim) kasna cennetine dayanmış durumda biliyorum
O meralara gelip giden tayfanın yüzde yetmişini tanırım,çokda zararlı tipler değildirler.Çoğu,zanaatkar,işçi sınıfından mazbut insanlar.Senin kolayca diyolog kurabileceğin ,mesajlarını anlayabilecek düzeydeler.Meralarının gizliliğinede önem verirler.Çok daha kalabalıklaşacağını sanmıyorum(giderek azalacaktır).
Limitlere ve zaman sınırlamalarına pek saygılı olmadıkları konusunda haklısın.Eski balıkçılık kurallarına göre davranırlar(ayvalar çiçek açtımı sazanın avıda başlar) ,sazanın irisini yayının çivisini tercih etselerde,belli bir koruyuculuk kültürlerine sahiptirler.
Ben yıllarca oradaki avcılarla diyoloğa girerek,bir çok zararlı av tekniklerini kullanmamaları yönünde telkinlerde bulunarak olumlu sonuçlar aldım.Eminim aynı şeyleri sende, üstelik benden daha fazla becerebilirsin.Araya bikaç jandarma lafı sokarsan daha hızlı netice alacağınıda ilave etmeliyim.
Sonuç olarak Vedat ağabeyim,Bursalı avcı zararlısı
Saygılar,üstadım rastgelsin.