Evet geç de olsa rapora dahil oluyorum.

Daha dün döndüm İzmir'den.
Herşeyden önce söylemem gereken bir şey var.
Hani burada hepinizin raporlarından takip ettiğiniz, sevdiğiniz, ısındığınız Volkan var ya, az bile seviyorsunuz bu adamı.
Volkan gerçekten harika bir insan. İyi ki tanımışım, iyi ki görüşme fırsatı yaratmışız.
İşlerimiz, hayatlarımız ve aramızdaki fiziksel mesafe nedeniyle kolay olmayacak olsa da eminim bu buluşmamız bir ilk olacak ve arkası ilk fırsatta gelecek...
Avımızla ilgili hemen her şeyi Volkan zaten anlatmış.
Benim açımdan bakarsak, çok enteresan bir av gecesi oldu. Bu forum sayesinde oldukça samimiyet kurduğum ve uyuşacağımıza emin olduğum Volkan'la av yapmak değildi enteresan olan. Onunla zaten uyumlu bir ekip olacağımızı biliyordum. Enteresan olan alıştığım coğrafyadan oldukça uzakta ve gecenin zifiri karanlığında, ay ışığı bile olmadan, gecenin saat 1'inde avlanacağımız bölgeye gelmem ve neredeyse hiçbir fizibilite çalışması yapamadan saatlerce olta sallamamdı.
Birçoğumuz gibi, avlanacağım bölgeyi önceden gündüz gözüyle mutlaka gözlemlemeyi, ava tesir edecek her detayı en ince noktasına kadar incelemeyi, durup olta atacağım noktaları ve atış istikametlerini mutlaka belirlemeyi isterim. Saati gelip avlakta yerimi aldığımda, mümkün olduğu kadar herşeyin önceden planlanmış olmasını, zamanı ve avlağı verimli kullanmayı severim.
Bu avda bunların hiçbiri yoktu.

Sadece bu bölgeyi iyi bilen Volkan'ın yönlendirmeleri ile avı gerçekleştirdik. Avlak ve balık durumuyla ilgili tüm bilgiyi Volkan'dan aldım. Aslında bu nedenle rapor başlığı gerçekten tam oturmuş, Volkan "asist" yapmasa bu avın gerçekleşmesi imkansız olurdu.
Bir süre, o çok sevdiğim sessizlik içinde atçek yaptıktan sonra tam anlamıyla olağanüstü bir vuruş aldım. Tasmayı vurup mücadeleye başladıktan sonra hissettiğim güç ise inanılmazdı. :thumb:
Bu makina, bu kamış, bu ip ile hayli güçlü balıklarla mücadeleler geçirmiş olmama rağmen, bu balığın gücü bana tarifsiz bir haz verdi. Baktım olacak gibi değil, çok fazla yol almasını engellemek için kalamayı sıktım. Yalnız balık öyle güçlüydü ki, ya kullandığım makina sarım yapmakta aciz kalıyor (9 kg çekerli) ya da daha ilginci balık o sıkı kalamayı bile cayır cayır öttürüyordu. Kamışla mümkün olduğunca mücadele edip balıkla aramdaki mesafeyi kısaltıyordum ki... Bir şapırtı, üç metre önümde tüm haşmetiyle balığı havada görmem, kafasını iki yana bir kılıç ya da lambuka gibi sallaması ve ardından boşalıp gelen sahtem.
Aslında kalama öyle sıkıydı ki, sonrasında ipi elimle makinadan sağmaya kalktığımda neredeyse elimi kesiyor, zor geliyordu. Böylesi kalamayı nasıl o kadar rahat çekebildiğine hayret ettik.
Volkan'ın bahsettiği hatıra fotoğrafı
http://i849.photobucket.com/albums/ab55/ahbeabi/P1000890Medium_zpsd496746e.jpg
Nasip değilmiş diyoruz ama içimizin yağları eriyor.
Volkan hakikaten çok şanssız.

Kamışlarımızı yanyana, araları ancak 10-15 cm olacak şekilde yere yatırdık ve biraz ısınmak için ateşin başına gittik. Bir süre sonra büyük bir çatırtı duydum, ama avlaktaki diğer avcılar çeşitli bölgelere yemli bırakmalar yaptıkları için onlardan biri bir dala basmıştır diye düşündüm.
Geri döndüğümüzde ise Volkan'ın kamışı iki parçaydı, benimkinde hiçbir hasar yoktu.
Ama o kadar iyi niyetli ki, ben sinirlenmeme rağmen o "gecenin karanlığında görmemişlerdir, yere bırakmamak lazımdı, kendi hatamız" dedi. Haklıydı da...
Uzun bir süre sonra gelen levreği çok fazla bir uğraş vermeden kıyıya aldım. Volkan o sırada yine ateşin başındaydı. Ama elbette ancak teselli ikramiyesi oldu. Bir de ilk kez gittiğim yabancı bir avlakta levrek tutmuş olmanın keyfini yaşattı.
Sabah ışıklarıyla etraf aydınlanırken çevremi ilk kez görüyordum. Garip bir duyguydu.
Hani hepiniz iyi dileklerde bulunuyor, Volkan'ın yakında trofe bir levrek raporuyla karşımıza çıkacağını umuyorsunuz ya, ben artık ummuyor biliyorum.
Volkan avlakta herşeyi doğru yapıyor. Herkes nasıl levrek alıyorsa o da aynı şekilde hareket ediyor, doğru ekipmanla doğru atışlar yapıyor. Sadece şanssızlığı var.
Sabah ortalık aydınlandıktan sonra avı bırakıp kritik yapmaya başladık. Ben de yaptığım gözlemlerle bu avlakta olması gereken av şeklini, yapılması gerekenleri, uygun sahteleri, gördüğüm kadarıyla Volkan'a aktardım. Ki zaten bunlar sadece ufak nüanslar, doğru yaptıklarının üzerine küçük bazı eklemelerdi.
Volkan yakın zamanda tüm bu şanssız geçen avlarını unutturacak bir av gerçekleştirecek. O zaman elbette hepimiz sevineceğiz, ama ben, ne kadar hakettiğini artık daha iyi bildiğim için hepinizden bir tık daha fazla sevineceğim.
En iyi avlar senin olsun, şanssızlıklar hayat boyu senden uzakta dursun sevgili dostum...
Tekrar görüşene dek, rastgele....
http://i849.photobucket.com/albums/ab55/ahbeabi/P1000891Medium_zpsf487a2d2.jpg