Sevgili Emre kardeşim, umarım bende senin gibi 1 yıl ve ilerisini görebilirim
Kullandığım takıma gelince; şimdiye kadar hep makinalı kamışla avlandığım alabalıkta 1 ay önce göl kamışına döndüm ve daha iyi verim almaya başladım, tabi bunda sigarayı bırakmış olmamın ve dolayısıyla sadece kamış ve şamandırayla ilgilenmemin etkisi büyük oldu
Verdiğim derinlik ortalama 75-80 cm, 2gr yarıklı şamandıra ve owner 53118 iğne kullanıyorum. Bu iğneler hiç yarı yolda bırakmadı beni ve solucan için en ideali. Bu seneye kadar hep 8 numarasını kullanırdım ama şimdi 10 numaraya geçtim ve daha iyi oldu gibi.. Misinaya gelince, 0,25 beden ve 0,22 köstek bence ideali. Çantamda hazır halde taşıyorum 75-80 cmlik köstekleri, malum her zaman solucana gelmiyor alalar, bazen ekmek içi bazende alabalık hamuru.. Dolayısıyla iğneyi de yeme göre değiştiriyoruz. Tabi bu arada kösteğim her zaman flor karbon misinadan.
Sorunun cevabı olarak, yemleme olayı gerçekten avantajlı ama fazla olmamak kaydıyla. Bizim gittiğimiz yerler düzenli olarak avcılar tarafından yemlendiği için balık günün belirli saatlerinde uğramadan geçmiyor. Çok vermemek gerek diye düşünüyorum yemi, fazla olunca balık solucanla pek ilgilenmiyor. Yani anlayacağın koyun içindeki alaları kendi şamandırana çağırabilmen için belirli aralıklarla azar azar suya serpmek en iyisi.
Yemin ne yemi olduğunu da sormuşsun, av bayilerinden kilo ile aldığımız alabalık yemlerini kullanıyoruz, kg'ı 5 TL civarında.. 1 kg yemle ortalama 3-4 av yapıyoruz.
Avlandığım yöreye gelince, Dadağı köyü yakınlarındaki (barajın sonu, setin olduğu yer) alabalık çiftliğinin yakınlarında (özellikle kafeslere yakın olmaya çalışıyoruz) güzel avlarımız oluyor. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Saygılarımla..