Yukarıda biraz muhabetlerinize baktım da Galata Köprüsüne org dan bahsediyorsunuz tavsiye etmem.Doğru bir zaman ve yer değil bence.Nedenlerini aşağıda kısaca açıklamaya çalışacağım:
Gecen Pazar Sabah saat 5:00 gibi Galata köprüsüne avlanmak üzere gittim.Yanımda 3 ayrı takım var.Klasik yemli 3 iğneli çinekop takımı küçük mantarlı,aynı takımın mantarsız olan 3 köstekli takım ve çapari.Yem olarak hem Hamsi hemde istavrit var.Oltalardan birine Hamsi diğerine de istavrit taktım 3 oltayı(Çapari olanı) ise havanın aydınlanmasına kadar bekletmeye karar verdim.Oltaları suya attığımdan saat 07:30 a kadat tık yok.Hava aydınlandıktan sonra hamsi taktığım oltaya vuruşlar almaya başlıyorum ama tasmalasamda balık yok.Bu beni aslında balık vuruyor ama kancayı alamayacak kadar küçük olduğu sonucuna götürüyor ve artık istavrit çaparisi zamanı geldiğinin habercisi.Bu arada sağımda solumda avlanmaya gelen arkadaşlar ufak ufak balık alamaya başladılar ama boyutlar maalesef kraça.Bende Vurgun Çapariden getirttiğim 15 li çaparileri açıp denemeye başladım ancak o çapariler sonuç vermedi.Sanırım iğneler büyük ya da başka bir sebep.Bu arada benim sarkıttığım diğer 2 oltada hareketlenmeler mevcut ancak bunlar balık nedeni ile değil.Herzaman başımıza gelen çok yakından avlanan diğerlerinin olta takmaları tabi adamaların oltaları çapari olunca da açmak epey zor.Yinede o 2 oltayı sudan çekmeyye niyetim yok zira o oltaları ben kaldırdığım ana yeni birileri oraya atacak ve direk benim kullandığım takıma dolşacak diye düşünürken tam sağımdan bir dolaşma ve çapari çöp.Elimde birkaç tane ufak istavritten başka birşey yok.Yani kısaca oradan alacağınız balık ile Üsküdardan alacağınız balık arasında pek bir fark yok.Hepsi kraça.Köprünün diğer dezavantajları ise;
Gündüz köprü üzerinde araç park edenler ile trafik polisleri arasında kovalamaca var.Park problemi büyük,yakındaki İspark otoparkını kullanırsanız 15-20 TL yi gözden çıkarmak lazım.
Bu arada avlanmayı bırakıp köprü üzerinde diğer avlananları kontrol ediyorum.Gece balık alınmadığı konusunda herkes hemfikir,ayrıca köprü müdavimlerinin çarpma dedikleri ancak klasik çarpmaya benzemeyen (en azından kanca itibarı ile ) bir sistem geliştirmişler şöyleki:
Aynı Çapari gibi 10-15 cm 0.50 kösteklere bağlanmış büyük beyaz kancalar ile 20 li 30 lu çapari sistem bağlamışlar ana beden 0.60 veya 0.70 misina 400 gr kurşun aşağı doğru sarkıtıyorlar ve asansör gibi indir kaldır hareketi ile balıkları çarpıyorlar.Balıkların geneli Kefal Rus Kefalı ve Sarı kuyruk ama boylar ideal.Bu grup bayağı iyi av yapıyor.Ama sarı kanat ya da çinekop bu pazar kovalarında yoktu.
Köprünün diğer tarafında ise yürürken bazı kişileri Karides yemli 5 köstek takımlar ile kefal yakaladıklarını gördüm ve açıkçası buna biraz şaşırdım.Karides ile kefal yakalandığını ilke defa gördüm.Fakat buradaki kefallerin boyları diğer takım ile yakalananlara göre oldukça küçük.
Yukarıda yazdıklarımı kısaca özetlersem;
Gece avında tek vuruş yok;
Gündüz Kraça boylar çok küçük;
Yeni sistem ile deneyecekler kefal yakalayabilir o da müdavimler size yer veririse;
Trafik polislerine dikkat;
Ama dersenizki Karaköy iskeleyi,Haliç'in iç kesimlerini deneyelim.Oralar hakkında birfikrim yok.Gidip incelemek lazım.
Umarım bir fikir verebilmiş ve sizlere faydalı olabilmişimdir.
Herkese saygılar