Bir garip ala...

Benim abim,
Yakup hocanın dahi "olabilir", "olsa gerek" lerle değerlendirdiği bir mevzuda ben senin fikirlerinin oturmasına nasıl yardımcı olayım ki?.. (Benim fikirler zaten havada uçuşuyor :D )

Ben balığın denize inip geri geldiğini bilemem, etinin rengine ve tadına bakıp somon diyorum.
Gökalanın denize inip geri döndükten sonra etinin kızardığına inanasım gelmiyor ayrıca.

Bir alabalık parmak boyundayken denize inip sonra dönerse somon olur gibi bir çıkarım bütün alabalık cinsleri için geçerli olabilir mi? Cevap hayırsa, o balığın denize inmemiş haline de alabalık demek istemem ben. (Caanım kırmızılı kraliçelerime saygıdan). Bu, sadece deniz alaları için geçerli ise kafadan deniz alalarıyla somonları aynı sepete koyarım zaten.

Flu kalan bu detaylar haricinde hocayla çelişen bir kanaatim yok, olamaz da (haddime mi). Fakat hocanın da değinmediği ve benim de ısrarla bir bilene teyid ettirmek istediğim konu (zaten sen de buraya takılmışsın abim) ; Gökala diye bir balık türü doğal bir tür müdür, ezelden beri var mıydı, yoksa işi ticarete döken genetikçilerin icadı mıdır? Ben ikincisiymiş diye biliyorum. Belki şurda hata yaptım; iki farklı cinsin çiftleşmesiyle oluşan türlere melez denmesi gerektiği halde, gen transferi ile oluşturulan tür için de melez dedim. Hocaya bunu da sormalı mı acep?

Gökala/gökkuşağı alabalığı: Bu balığın literatürdeki adı Oncorhynchus mykiss olup aslen bir “somon”dur. Kuzey Amerika’nın Pasifik kıyılarında yaşam süren yani tabi/doğal ortamında deniz görmüş bir alabalıktır. Gökala melez bir tür olmayıp aslıyla nesliyle müstakil/doğal bir türdür ezelden beri. Yurdumuzda da kültürü yapılan gökalalar denizlerimize inme imkanı bulsa da bulmasa da genetik olarak somondurlar.

Et renginin pembe/kırmızı/turuncu olmasına gelince; beslenmeden ve özellikle belli bir yaşın üzerindeki üreme döneminde bulunan balıkların hormon salgılarından kaynaklı bir durumdur et rengi. Renk olayı daha çok erkek bireylerde olup hem balığın dışında/derisinde hem de etinde görülür. - bunları Hocamızın değerlendirmelerinden çıkardım.-

Bütün alabalıklar denize inmek gibi bir eğilime sahip değiller. İşte bizim caanım kırmızı kraliçelerimiz mesela. Caspiusların, macrostigmaların, platycephalusların, (sarıkız) abanticusların keza, denizle bir alavereleri yoktur.

Evet melezleme ayrı, gen transferi ise daha ayrı bir konudur. Sitemiz üyesi sevgili Bünyamin kardeşimizin transgenik balıklarla ilgili bir paylaşımını aktarıyorum. http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=26771

El ele tutuştuk, birlikte uçu(şu)yoruz. Bakalım sonu hayrolur inşallah.;) :D
 
Gökala/gökkuşağı alabalığı: Bu balığın literatürdeki adı Oncorhynchus mykiss olup aslen bir “somon”dur. Kuzey Amerika’nın Pasifik kıyılarında yaşam süren yani tabi/doğal ortamında deniz görmüş bir alabalıktır. Gökala melez bir tür olmayıp aslıyla nesliyle müstakil/doğal bir türdür ezelden beri. Yurdumuzda da kültürü yapılan gökalalar denizlerimize inme imkanı bulsa da bulmasa da genetik olarak somondurlar.

Et renginin pembe/kırmızı/turuncu olmasına gelince; beslenmeden ve özellikle belli bir yaşın üzerindeki üreme döneminde bulunan balıkların hormon salgılarından kaynaklı bir durumdur et rengi. Renk olayı daha çok erkek bireylerde olup hem balığın dışında/derisinde hem de etinde görülür. - bunları Hocamızın değerlendirmelerinden çıkardım.-

Bütün alabalıklar denize inmek gibi bir eğilime sahip değiller. İşte bizim caanım kırmızı kraliçelerimiz mesela. Caspiusların, macrostigmaların, platycephalusların, (sarıkız) abanticusların keza, denizle bir alavereleri yoktur.

Evet melezleme ayrı, gen transferi ise daha ayrı bir konudur. Sitemiz üyesi sevgili Bünyamin kardeşimizin transgenik balıklarla ilgili bir paylaşımını aktarıyorum. http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=26771

El ele tutuştuk, birlikte uçu(şu)yoruz. Bakalım sonu hayrolur inşallah.;) :D


Keyifli bir uçuş...
Daha güzel uçtuğunu ispat için değil, daha güzel uçmayı öğrenmek için bu seyahat. O yüzden keyifli.

Epey de bir yol katettim kendi adıma..

Birçok şey oturdu yerliyerince.

Ama ben birkez daha başa dönmek istiyorum. Henüz hiç uçamazken bir kardeşimin anlatımıyla oluşan önyargılı yaklaşımlarımdan kırıntılar var halen. ve vardığım noktadaki çıkardığım bulanık sonucu söyleyince sen anlayacaksın bunu; Evvelden beri var olan doğal gökalayı aldılar, çiftlikte yetiştirmeye, hastalıklara daha dayanıklı, hızlı büyüyen ve bol kar ettiren bir hale sokmak için buna gen transferi yaptılar. ve bu geni de (o kardeşimin söylediği gibi) kanada somonundan aşıladılar.

"Hah işte aynen öyle" diyen bir bilen çıksa fikrim, "yok gökala orijinal haliyle yetiştirilmekte" derse de içim rahat edecek.
 
Keyifli bir uçuş...
Daha güzel uçtuğunu ispat için değil, daha güzel uçmayı öğrenmek için bu seyahat. O yüzden keyifli.

Epey de bir yol katettim kendi adıma..

Birçok şey oturdu yerliyerince.

Ama ben birkez daha başa dönmek istiyorum. Henüz hiç uçamazken bir kardeşimin anlatımıyla oluşan önyargılı yaklaşımlarımdan kırıntılar var halen. ve vardığım noktadaki çıkardığım bulanık sonucu söyleyince sen anlayacaksın bunu; Evvelden beri var olan doğal gökalayı aldılar, çiftlikte yetiştirmeye, hastalıklara daha dayanıklı, hızlı büyüyen ve bol kar ettiren bir hale sokmak için buna gen transferi yaptılar. ve bu geni de (o kardeşimin söylediği gibi) kanada somonundan aşıladılar.

"Hah işte aynen öyle" diyen bir bilen çıksa fikrim, "yok gökala orijinal haliyle yetiştirilmekte" derse de içim rahat edecek.

Bazı ülkelerde gen transferi yapılan belli başlı balık türleri sazan, (Cyprinus carpio) alabalık (Salmo sp.) yanında Oncorhynchus sp. de sayılabilir.

Yine Bünyamin’in ilettiği bilgiye göre Türkiye'de transgenik balık üretimi yapılmıyor. İstanbul Üniversitesi bu konuda araştırma düzeyinde çalışmalar yapmış ve fakat bu çalışmalar henüz “transgenik balık yetiştirme” aşamasına gelmeyip tüketime de sunulan örnekler değil. Hülasa; fikrimce Yurdumuzda “gökala orijinal haliyle yetiştirilmektedir” diyebiliriz.;)

Dedikten sonra,

Gökkuşağı alabalığının üreme döneminde renklenmesine örnek olacak birkaç fotoğraf paylaşayım. Dişi ve erkek bireylerin deri renkleri kendini ele veriyor. Özellikle kış aylarına ait avlarımızdan seçim yaptım ki Ekim-Mart arası zamanda renkler daha bir albenili ve sükseli oluyor hakikaten.

“Yerli Malı” gökalalar.mrsparkle (Oncorhynchus mykiss)







 
Nuri Abim ben resimlerden tek şunu anladım sizin mangal`cınız eksik göreve atama bekleniyorsa tercih kağıdını doldurabilirim :)
 
Nuri Abim ben resimlerden tek şunu anladım sizin mangal`cınız eksik göreve atama bekleniyorsa tercih kağıdını doldurabilirim :)

Kağıda, prosedüre gerek yok, aramızda teklif mi var gubani. Vakti zamanı gelince başkonuk olarak aramızda görmek isteriz siz sevgili kardeşlerimizi.:)
 
Kağıda, prosedüre gerek yok, aramızda teklif mi var gubani. Vakti zamanı gelince başkonuk olarak aramızda görmek isteriz siz sevgili kardeşlerimizi.:)

Sağolasın Abi kendi adıma bende seni bursaya beklerim baş tacısın Abi
 
Nurim abim,
Artık eski eksik ve yanlış bilgi ve yargıları uçurup ayakları yere basabilirim.

Lakin minnak bir detay kaldı. Çiftlik alalarının önemli bir kısmının kısır olmasının sebebi; çiftlikte uygulanan bir ilaçlamanın eseri midir? Öyle ya, doğal bir canlının doğal olarak kısır olması çok istisnai bir durum olsa gerek.

Ha! bu arada Bünyamin'i tanımam, sen doğru kabul ediyorsun diye kaale alıyorum bu bilgileri..
 
Çiftlik alalarının önemli bir kısmının kısır olmasının sebebi; çiftlikte uygulanan bir ilaçlamanın eseri midir? Öyle ya, doğal bir canlının doğal olarak kısır olması çok istisnai bir durum olsa gerek.

Abi ben de bunu merak ediyorum.... Kısır mı yoksa üremesi için gerekli koşullar bir türlü sağlanamıyor mu?
 
Triploid uygulaması yapıldığından olabilir alabalıklarda yapılıyormu bilemiyorum ancak süs balıklarında akvaryum için yetiştirilen balıklarda üreticiler triploid uygulaması yaparlar çabuk büyüsün rengi şekli şemali emsallerinden büyük ve güzel olsun diye yapılan bir uygulama
 
Back
Yukarı