Avciperdeci
Well-Known Member
- Favori Kamış
- El Oltası
- İsim
- SeRDaR
Arkadaşlar burada her balığı cinsine ve avlanma şekline göre ayırarak bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Umarım faydası olur.
İstavrit

Denizlerimizde bir çok tür olarak tanınan, hatta çoğu kez biçim ve iriliklerine göre yalnış olarak adlandırılan, genellikle de istavrit denip geçilen bu balık, 200 kadar türü bulunan bir familyadandır. Kıyı oltacılığında amatör balıkçılaron oltalarına bolca takılan istavrit, etinin oldukça lezzetli olması, çok tutuluşu ve fiyatının ucuzluğu dolayısıyla halk tarafından beğeniyle tüketilir. Denizlerimizde; Karadeniz istavriti, Karagöz istavrit, ve sarı kanat istavrit şeklinde adlandırılan 3 türü vardır. Yaz aylarında kıyılarımızı dolduran küçüklere KRAÇA denir. Her üç türün küçük boydayken pek az farklılıkları vardır., ancak bu işin uzmanları tarafından kolaylıkla tanınırlar. İki tür istavrit 25-30 cm, Karadeniz istavriti ise 50-55 cm boyuna kadar ulaşabilir. 1-2 kg ağırlıkta olanlara rastlanmıştır. Doğallıkla kıyıdan bu derece büyüklerini yakalamak olanak dışıdır. 15-20 cm boyunda olanlar amatör oltacıların idealidir.
İstavrtin derisi ince, pulları ufak ve deriye az yapışıktır. Yüzgeçleri sert olmasına karşın, batıcı değildir. Birincisi üçgen şeklinde olan, diğeri kuyruğa kadar uzanan iki tane sırt yüzgeci vardır. Birinci sırt yüzgecinin hemen önünde kılçık gibi bir diken, yine kıç karın yüzgecinin dibinde iki küçük diken balığın en batıcı organlarıdır. Karın ve göğüs yüzgeçlerinin diğer balıklara göre değişik bir özelliği yoktur. Kıç yüzgecide kuyruğa kadar uzanır. İnce yapılı gövdeyi yanlarda küçük sağlam levhalar şeklinde solungaç kapaklarından kuyruğa kadar uzanan kavisli bir çizgi böler. Ufak bir ağıza sahiptir; balığın yemlenme anında açılan ağız körüklü bir yapıya sahiptir. Dişleride ufak olup, kesici özellikleri yoktur. İstavritler sürü halinde gezdiklerinden alay balığı sayılırlarsa da, cefakar oltacıları az sayıda, kış aylarının verimsizliğinde yine avuturlar.
Rengi türlerine göre sırtta açık lacivert, koyu gri, alacalı yeşil olup yanlarda ve karında beyaza dönüşür. Sarı kanat istavritte, adından da anlaşılacağı gibi yüzgeçler sarımsı renkte, sırt rengi soluktur.
Karagöz istavrititinin eti daha pembedir. Sarı kanat olanına göre daha az lezzetlidir. İstavritler bir yaşında olgunluğa eriştikten sonra, 13-14 yıllık yaşam süreleri boyunca orta sularda gezginci bir hayat sürdürürler. Marmara denizini kendilerine yumurtlama alanı olarak seçtikleri bilinir. Ama halen uydu haritalarından belirlendiği büyük ölçüde kirlenen Marmara Denizi sularında eski yoğunluğu bulunmasa da, kirliliğe en fazla dayanan balıklardan oldukları için Haliç civarında bile varlıklarını sürdürmektedirler. İstanbul kıyılarındaki rıhtımlarda el ve kamış oltaları ile çaparili avcılığı yaygındır. Eski yıllarda Palamut yada Lüfer gibi balıkların kovaladığı istavrit sürüleri rıhtım dibine kadar indiklerinde ince torlu kepçelerle de avcılığı yapılabilmekteydi.
Çapari ile Avcılığı:
Profesyonel balıkçıların torbalı ve fanyalı ya da sadece uzatma ağlarla yakaladıkları istavritler amatörler tarafından genellikle çapari ile avlanılır. Yemli oltaya vurursa da, zaman ve yoğunluk bakımından çapari avcılığı tercih edilir.Yemli izmarit oltasında akyemi tercih eden istavrit çaparide de beyaz tüye yada beyaz floşa rağbet etmektedir. Bağzı oltacılar iğneye elektirik tellerinin beyaz izolasyon plastiklerini geçirerek dayanıklı çaparilerde yapmaktadırlar. Çapariler, deniz dibine ilişmelerini önlemek için kamış oltalarla kullanılmaktadırlar. Kıyı oltacılarının bağladıkları çapariler genellikle kullnış bakımından 7 iğneyle sınırlıdır. Avcılığın yapıldığı yerdeki akıntının gücüne göre 50-100 gr lık iskandil bağlanır. Daha ağır ve kalın takımlar hem sağır, hem de ilişkenli yerlerde çaparinin takılmasına neden olurlar.
Yapılışı: İnce takımların avcı olduğu gözönünde tutularak bedende 0.25-30, kösteklerde .10-20 numara naylon misina kullanılır. Köstekler 10-13 cm boyutundadır. İğneler 6 numara yada 5 numaradan seçilir. Kıyı avcılığında 6-7 iğneden fazla iğne taşıyan çaparileri kullanmaktan kaçınılmalıdır. İğnelere martı, hindi ya da kazın fazla sert olmayan beyaz tüylerinden bağlanmalıdır. Kanat ve kuyruk tüylerinden çıkartılan 2-3 mm kalınlığında ki parçalar kullanılır. Her ne kadar beyaz tüy kullanmak istavrit çaparisinde adet olmuşsa da, yedekte bulunan tümü kırçıllı çapariyle devam etmek verimi arttıracaktır. Aksi halde takımın tümü beyaz tüylü bir çapariyle değiştirmek her zaman mümkündür.
İzmarit

Amatör balıkçının denize attığı yemli oltaya ilk atlayan balık izmarittir. Kıyılarımızda yaz aylarında bolca bulunduğundan, yeme didiklercesine sardığından ve acemiye büyük heyecan verdiğinden, bu balığa amatör balıkçının ilk gözdesi de diyebiliriz. İzmaritler 14-16 cm boyuna ve 50-120 gr ağırlığa ulaşabilir. Denizlerin 10 derece sıcaklığın üzerinde ki sularında yaşarlar. Bu nedenle derin kanal sularına çekilip, yaz aylarında da kıyıların sığ sularına gelirler. 10-12 yıllık bir ömre sahiptirler. İri sayılabilecek pulları sert ve vucuda yapışıktır. Göğüs yüzgecinin hemen üzerinde küçük siyah bir leke bulunur. Pulları bıçakla kolaylıkla kazınabilir olmasına rağmen balıkçılar genellikle tüm deriyi tulum çıkarmayı yeğlerler. Bu türün yüzgeçleri çok iyi gelişmiştir ve sert sivri dikenler taşırlar. Yüzgeçlerinin özelliği dolayısıyla az da olsa geriye çekilme yetenekleri vardır. Yüzgeç dikenleri ele battığında, zehirsiz de olsa acı verir ve derine işler. Bu türlerin bir özellikleride acemileri korku ve tiksintiye düşürür. Sıcak aylarda bu türlerin gövdelerinde yapışan bir asalak görülür. Kene gibi bacaklarıyla deriye tutunan bu asalağa izmarit biti denir. Yerinden kopartıldığında küçük bir yara izi bırakan izmarit bitinin balığa verdiği zahmetten başka zararı yoktur.
İzmarit Oltası
Oltanın bedeni 0.25-35 misina dan yapılır. Köstekler genellikle 0.20 misinadan olup, 10-15 cm boyundadır ve bedene ilmik yapmak sureti ile dizilirler. İzmarit dipte dolaşan bir balık türü olduğundan köstek adedi3. en fazla 5. tir. Kösteklere 9 numara çapraz kalaylı iğne takılır. 50-70 gr ağırlığında iskandil kullanılır. Midye içine büyük düşkünlük gösteren izmarit, ak yemle veya kurtlada yakalanır.
İsparoz

İsparoz ya da bazı bölgelerde adlandırıldığı gibi ispari, tüm denizlerimizde bulunur. Genellikle 7-14cm boyunda olmalarına karşın 35 cm ye kadar büyüğüde ender olarak görülmüştür.
Yuvarlağa yakın elips biçimindeki vucuduna karşın, küçük bir başı vardır. İri gözlere sahiptir. İzmaritin sırt yüzgecine benzer batıcı dikenlerle donanmış sırt yüzgeci kuyruğuna yakın uzanır. Esmer renkten başlayıp, kirli saırılı, yeşilli dalgalarla karına doğru beyazlaşarak inen derisi kalın pullarla örtülüdür. Kuyruk tarafının üst kısmında siyah bir damgası vardır. Eti yağlı ve lezzetlidir. Yaz aylarında ızgarası yapılabilir.
İsparoz oltası:
Kurt, yavru karides, ak yemleri sevdiği gibi, dişli bir balık olduğu için midye içine de istahla saldırır. Bu nedenle İzmarit oltaları ile avlanabilir. Genellikle denizlerin bir çok yerinde görülebilirler.
Kaya Balığı

Kaya balıkları çok çeşitlidir. Yurt denizlermizde de bir çok türü olan kaya balığının bilinen adları arasında kömürcün kayası, tekir kayası, sarı kaya, kurbağa kayası vb sayılabilirse de çoğu kez sadece kaya balığı ismi ile anılırlar. Bunların içinde kömürcün kayası isminde de anlaşılacağı üzere kuzguni siyah bir renkte olmasına rağmen, çok beyaz ve lezzetli bir ete sahiptir. Kaya balığının renkleri türlerine göre; siyah, esmer, kirli sarı arasında değişir. Küçük boyda olanlarıda canlı yem olarak levrek gibi değerli balıkların avcılığında kullanılır.
Kaya balıkları ılıman denizlerde yaşarlar. Taş ve kaya kovuklarına sürekli yerleşerek barındıklarından yerli balıklardan sayılırlar. Boyları 8-10cm arasında değişir. Kömürcün kayası ve diğer bazı türlerde 20-25 cm'ye kadar büyümüş oldukları da görülür. Vucutları füze biçimindedir. Basık başlarında gözleri kurbağa gözleri gibi dışarıya doğru fırlaktır. Ağzı büyük ve körüklüdür. Derileri çok ince pullarla sıkı sıkı kaplıdır. Sırtta iki adet olan yüzgeçleri kayalara tutunacak şekilde gelişmiştir. Kuyruk yüzgeci çatalsız olup gemi dümeni biçimindedir.
Kaya Balığı Avcılığı
Bu balığın özel bir avlanma şekli yoktur. Deniz solucanları, kurtlar,midye içi ve balık yavruları ile geçinen kaya balığı yem seçmediğinden her türlü oltaya vurur ve hemen hemen hiç çırpınmadan da teslim olur. Kıyılarda balık avcılığına yeni başlayan amatörlerin sıkça karşılaştığı bu balık çoğu kez bilmeyenler tarafından yenmeyeceği sanılarak atılır. Ancak tavasının tadını alanlar özellikle iri olanların değerini çok iyi bilirler.
Engin SUNAR üstadımızdan alıntıdır.
İstavrit

Denizlerimizde bir çok tür olarak tanınan, hatta çoğu kez biçim ve iriliklerine göre yalnış olarak adlandırılan, genellikle de istavrit denip geçilen bu balık, 200 kadar türü bulunan bir familyadandır. Kıyı oltacılığında amatör balıkçılaron oltalarına bolca takılan istavrit, etinin oldukça lezzetli olması, çok tutuluşu ve fiyatının ucuzluğu dolayısıyla halk tarafından beğeniyle tüketilir. Denizlerimizde; Karadeniz istavriti, Karagöz istavrit, ve sarı kanat istavrit şeklinde adlandırılan 3 türü vardır. Yaz aylarında kıyılarımızı dolduran küçüklere KRAÇA denir. Her üç türün küçük boydayken pek az farklılıkları vardır., ancak bu işin uzmanları tarafından kolaylıkla tanınırlar. İki tür istavrit 25-30 cm, Karadeniz istavriti ise 50-55 cm boyuna kadar ulaşabilir. 1-2 kg ağırlıkta olanlara rastlanmıştır. Doğallıkla kıyıdan bu derece büyüklerini yakalamak olanak dışıdır. 15-20 cm boyunda olanlar amatör oltacıların idealidir.
İstavrtin derisi ince, pulları ufak ve deriye az yapışıktır. Yüzgeçleri sert olmasına karşın, batıcı değildir. Birincisi üçgen şeklinde olan, diğeri kuyruğa kadar uzanan iki tane sırt yüzgeci vardır. Birinci sırt yüzgecinin hemen önünde kılçık gibi bir diken, yine kıç karın yüzgecinin dibinde iki küçük diken balığın en batıcı organlarıdır. Karın ve göğüs yüzgeçlerinin diğer balıklara göre değişik bir özelliği yoktur. Kıç yüzgecide kuyruğa kadar uzanır. İnce yapılı gövdeyi yanlarda küçük sağlam levhalar şeklinde solungaç kapaklarından kuyruğa kadar uzanan kavisli bir çizgi böler. Ufak bir ağıza sahiptir; balığın yemlenme anında açılan ağız körüklü bir yapıya sahiptir. Dişleride ufak olup, kesici özellikleri yoktur. İstavritler sürü halinde gezdiklerinden alay balığı sayılırlarsa da, cefakar oltacıları az sayıda, kış aylarının verimsizliğinde yine avuturlar.
Rengi türlerine göre sırtta açık lacivert, koyu gri, alacalı yeşil olup yanlarda ve karında beyaza dönüşür. Sarı kanat istavritte, adından da anlaşılacağı gibi yüzgeçler sarımsı renkte, sırt rengi soluktur.
Karagöz istavrititinin eti daha pembedir. Sarı kanat olanına göre daha az lezzetlidir. İstavritler bir yaşında olgunluğa eriştikten sonra, 13-14 yıllık yaşam süreleri boyunca orta sularda gezginci bir hayat sürdürürler. Marmara denizini kendilerine yumurtlama alanı olarak seçtikleri bilinir. Ama halen uydu haritalarından belirlendiği büyük ölçüde kirlenen Marmara Denizi sularında eski yoğunluğu bulunmasa da, kirliliğe en fazla dayanan balıklardan oldukları için Haliç civarında bile varlıklarını sürdürmektedirler. İstanbul kıyılarındaki rıhtımlarda el ve kamış oltaları ile çaparili avcılığı yaygındır. Eski yıllarda Palamut yada Lüfer gibi balıkların kovaladığı istavrit sürüleri rıhtım dibine kadar indiklerinde ince torlu kepçelerle de avcılığı yapılabilmekteydi.
Çapari ile Avcılığı:
Profesyonel balıkçıların torbalı ve fanyalı ya da sadece uzatma ağlarla yakaladıkları istavritler amatörler tarafından genellikle çapari ile avlanılır. Yemli oltaya vurursa da, zaman ve yoğunluk bakımından çapari avcılığı tercih edilir.Yemli izmarit oltasında akyemi tercih eden istavrit çaparide de beyaz tüye yada beyaz floşa rağbet etmektedir. Bağzı oltacılar iğneye elektirik tellerinin beyaz izolasyon plastiklerini geçirerek dayanıklı çaparilerde yapmaktadırlar. Çapariler, deniz dibine ilişmelerini önlemek için kamış oltalarla kullanılmaktadırlar. Kıyı oltacılarının bağladıkları çapariler genellikle kullnış bakımından 7 iğneyle sınırlıdır. Avcılığın yapıldığı yerdeki akıntının gücüne göre 50-100 gr lık iskandil bağlanır. Daha ağır ve kalın takımlar hem sağır, hem de ilişkenli yerlerde çaparinin takılmasına neden olurlar.
Yapılışı: İnce takımların avcı olduğu gözönünde tutularak bedende 0.25-30, kösteklerde .10-20 numara naylon misina kullanılır. Köstekler 10-13 cm boyutundadır. İğneler 6 numara yada 5 numaradan seçilir. Kıyı avcılığında 6-7 iğneden fazla iğne taşıyan çaparileri kullanmaktan kaçınılmalıdır. İğnelere martı, hindi ya da kazın fazla sert olmayan beyaz tüylerinden bağlanmalıdır. Kanat ve kuyruk tüylerinden çıkartılan 2-3 mm kalınlığında ki parçalar kullanılır. Her ne kadar beyaz tüy kullanmak istavrit çaparisinde adet olmuşsa da, yedekte bulunan tümü kırçıllı çapariyle devam etmek verimi arttıracaktır. Aksi halde takımın tümü beyaz tüylü bir çapariyle değiştirmek her zaman mümkündür.
İzmarit

Amatör balıkçının denize attığı yemli oltaya ilk atlayan balık izmarittir. Kıyılarımızda yaz aylarında bolca bulunduğundan, yeme didiklercesine sardığından ve acemiye büyük heyecan verdiğinden, bu balığa amatör balıkçının ilk gözdesi de diyebiliriz. İzmaritler 14-16 cm boyuna ve 50-120 gr ağırlığa ulaşabilir. Denizlerin 10 derece sıcaklığın üzerinde ki sularında yaşarlar. Bu nedenle derin kanal sularına çekilip, yaz aylarında da kıyıların sığ sularına gelirler. 10-12 yıllık bir ömre sahiptirler. İri sayılabilecek pulları sert ve vucuda yapışıktır. Göğüs yüzgecinin hemen üzerinde küçük siyah bir leke bulunur. Pulları bıçakla kolaylıkla kazınabilir olmasına rağmen balıkçılar genellikle tüm deriyi tulum çıkarmayı yeğlerler. Bu türün yüzgeçleri çok iyi gelişmiştir ve sert sivri dikenler taşırlar. Yüzgeçlerinin özelliği dolayısıyla az da olsa geriye çekilme yetenekleri vardır. Yüzgeç dikenleri ele battığında, zehirsiz de olsa acı verir ve derine işler. Bu türlerin bir özellikleride acemileri korku ve tiksintiye düşürür. Sıcak aylarda bu türlerin gövdelerinde yapışan bir asalak görülür. Kene gibi bacaklarıyla deriye tutunan bu asalağa izmarit biti denir. Yerinden kopartıldığında küçük bir yara izi bırakan izmarit bitinin balığa verdiği zahmetten başka zararı yoktur.
İzmarit Oltası
Oltanın bedeni 0.25-35 misina dan yapılır. Köstekler genellikle 0.20 misinadan olup, 10-15 cm boyundadır ve bedene ilmik yapmak sureti ile dizilirler. İzmarit dipte dolaşan bir balık türü olduğundan köstek adedi3. en fazla 5. tir. Kösteklere 9 numara çapraz kalaylı iğne takılır. 50-70 gr ağırlığında iskandil kullanılır. Midye içine büyük düşkünlük gösteren izmarit, ak yemle veya kurtlada yakalanır.
İsparoz

İsparoz ya da bazı bölgelerde adlandırıldığı gibi ispari, tüm denizlerimizde bulunur. Genellikle 7-14cm boyunda olmalarına karşın 35 cm ye kadar büyüğüde ender olarak görülmüştür.
Yuvarlağa yakın elips biçimindeki vucuduna karşın, küçük bir başı vardır. İri gözlere sahiptir. İzmaritin sırt yüzgecine benzer batıcı dikenlerle donanmış sırt yüzgeci kuyruğuna yakın uzanır. Esmer renkten başlayıp, kirli saırılı, yeşilli dalgalarla karına doğru beyazlaşarak inen derisi kalın pullarla örtülüdür. Kuyruk tarafının üst kısmında siyah bir damgası vardır. Eti yağlı ve lezzetlidir. Yaz aylarında ızgarası yapılabilir.
İsparoz oltası:
Kurt, yavru karides, ak yemleri sevdiği gibi, dişli bir balık olduğu için midye içine de istahla saldırır. Bu nedenle İzmarit oltaları ile avlanabilir. Genellikle denizlerin bir çok yerinde görülebilirler.
Kaya Balığı

Kaya balıkları çok çeşitlidir. Yurt denizlermizde de bir çok türü olan kaya balığının bilinen adları arasında kömürcün kayası, tekir kayası, sarı kaya, kurbağa kayası vb sayılabilirse de çoğu kez sadece kaya balığı ismi ile anılırlar. Bunların içinde kömürcün kayası isminde de anlaşılacağı üzere kuzguni siyah bir renkte olmasına rağmen, çok beyaz ve lezzetli bir ete sahiptir. Kaya balığının renkleri türlerine göre; siyah, esmer, kirli sarı arasında değişir. Küçük boyda olanlarıda canlı yem olarak levrek gibi değerli balıkların avcılığında kullanılır.
Kaya balıkları ılıman denizlerde yaşarlar. Taş ve kaya kovuklarına sürekli yerleşerek barındıklarından yerli balıklardan sayılırlar. Boyları 8-10cm arasında değişir. Kömürcün kayası ve diğer bazı türlerde 20-25 cm'ye kadar büyümüş oldukları da görülür. Vucutları füze biçimindedir. Basık başlarında gözleri kurbağa gözleri gibi dışarıya doğru fırlaktır. Ağzı büyük ve körüklüdür. Derileri çok ince pullarla sıkı sıkı kaplıdır. Sırtta iki adet olan yüzgeçleri kayalara tutunacak şekilde gelişmiştir. Kuyruk yüzgeci çatalsız olup gemi dümeni biçimindedir.
Kaya Balığı Avcılığı
Bu balığın özel bir avlanma şekli yoktur. Deniz solucanları, kurtlar,midye içi ve balık yavruları ile geçinen kaya balığı yem seçmediğinden her türlü oltaya vurur ve hemen hemen hiç çırpınmadan da teslim olur. Kıyılarda balık avcılığına yeni başlayan amatörlerin sıkça karşılaştığı bu balık çoğu kez bilmeyenler tarafından yenmeyeceği sanılarak atılır. Ancak tavasının tadını alanlar özellikle iri olanların değerini çok iyi bilirler.
Engin SUNAR üstadımızdan alıntıdır.
Son düzenleme:















