Cevat Abi, aslında önemli bir hususa işaret etmişsin.
Bu arada 2000 kalibrelik bir makine ile de 6-7 kg bir balık hedeflemeyiniz max. drag kuvveti 3-4 kg geçmez genelde, fantazi yapmak isteyenlere de aynen bizim yaptığımız gibi Dam finessa 920 Fd yani önden kalama ile 5650 gr levreği kıyılatsakta makinenin kalaması pert oldu.
Hatta bir değil, bir kaç husus.
Çok çeşitli raporlar vs. okuyorum. Benzer bir durumu muhakkak görüyorum. Maalesef, sevgili amatör arkadaşlarımız, daha hatta profesyonel olan pek çok arkadaşımız da dahil, büyük balık yakalamak konusunda bir hayli zorlanıyorlar.
Şimdi sabah çıkmış, boğaza gitmiş, atmış, çekmiş vs. ve kalama denen bir şeyin varlığını bile unutmuş bir arkadaşın, bir gün hasbel kader bir levreğe vs. denk gelmesi durumunda doğru tarzı yapmasını beklemek elbette insafa sığmaz. Bu nedenle kimseyi küçümsediğimi sanmayın. Ama maalesef, genel olarak büyük balık tutmayı bilmemek gibi bir durumun içindeyiz.
2.5 kg kalaması olan bir makineyle, 6-7 kg'luk balık yakalanır, sorun olmaz. Ama elbette öyle istavrit yakaladığımız gibide olmaz bu. Bunun kendi yolu yordamı vardır. Nedir bu yol yordam, herkes hemen balığı yormak diyecektir de, genelde hiçkimse bu yorma işinin nasıl olacağını bilmez.
Bunun motamot öyle ahada şunu yapın sonra da bunu gibi bir tarifi yok maalesef. Tecrübe önemli. Ben bir şekilde büyük balıklarla bir ömür denebilecek 30 yıla yakın süre haşır neşir oldum. Hasbel kader binbir çeşit balığın olduğu deryalarda olta salladım. Bir hayli tecrübem oldu ve şunu gördüm. Bunun kitabı yok. Bu işte, tecrübe, kalamayı kaç kg ayar yapacağınızdan daha başka bir şeydir. Balığın o anki hareketine göre, sizin farklı bir tepki vermeniz, durumu sürekli denetlemeniz gerekir.
Kısaca, bu iş öyle iki satrı ahada budur denecek bir iş değil. Ama temel prensipler belli en azından. Gidip levrek, soğuk suda, taşlık yerde şöyle zıplamışsa böyle yapın diye yazamayız ama, bu temel prensipleri aktarabiliriz.
Bunun en başında şu geliyor. Balığı yorduk. İyide nerden biliyoruz yorduğumuzu? Balık yorulunca beyaz bayrak açmıyor ki? Hah, asılınca geliyor işte..
Bir büyük beyazı çekerken, asılırsınız, hiç itiraz etmeden gelir. Yorulmuşmudur yani? Sudan çıktığı anda ise, sıçrayıp sizi kapıp midesine indirebilir. Balık çekince geliyor olması, yorulmuş olması anlamına gelmez. En büyük hata budur.
Balığın yorulduğu nerden anlaşılır? Usta adam bunu anlar, ama elle tutulur bir tarif şöyle verilebilir. Eğer balık size hala direniyorsa, yorulmamıştır. Yroulan balık her adımda daha çok yorulmalıdır. Makine ile çekiyorsanız örneğin, her turda bir öncekinden daha az zorlamalıdır.
Ve siz bu esnada balığın güç kaybını hissedince, kolayca size doğru çekebilirsiniz. Çekersiniz, çekersiniz. Güzel güzel gelir. ama son anda o balık gidecektir. Çünkü onu çekip getirmeniz, ona dinlenme imkanı sağlar. Çekerken öyle zamanlayacaksınız ki, balık size yaklaşırken sürekli zorlayacak, uğraşacak, sürekli yorulmaya devam edecek. Öyle bir final olacak ki, balık sudan çıkınca yüzgecini kaldıracak dermanı bulamayacak.
Yoksa? yoksası şu. Karşınızdaki büyük bir balık. 6 kg bir balık size çok iyi bir şamar atabilir kuyruğuyla. Yada daha ehven olarak, tekneyi görünce altına kaçar, misina uskura dolanır. Hele 30kg'luk bir balık, sizi av yapabilir. Eğer balığı iyice yormadan yanınıza getirirseniz, belaya davetiye yollamış olursunuz.
İşte benim gördüğüm en büyük eksik bu. Balık daha yorulmadan, sağlam misina, kamış vsye güvenerek çok erken kıyıya alınıyor. Bu da alışkanlık oluyor, bir gün sağlam bir şey vurunca aynısı yapılmak istenirken balık kaçıyor
5-6 kg levreği almak zor değil. 6kg çekecek çok misina vs. var. Ama bir gün karşınıza 30kg'luk bir kılıç mesela çıkarsa, bunu çekecek tecrübeyi kazanma şansını tepmiş oluyorsunuz. Eğer böyle 5-6 kg bir şey yakalayacaksanız, ince takımla, 2.5 kg kalamayla vs. almayı deneyin. Böylece balığı yormanın tecrübesini kazanın. Yok, süper misina, tank gibi makina kombinasyonu ile balığı alırsanız, bu tecrübeyi kazanamazsınız.
Buna bilhassa dikkat etmek lazım. Çapari ile istavrit tutmadığınız her avda, bu amaçla balıkla oynayın biraz. Tecrübe kazanın. Kaçarsa balık, merak etmeyin, yarın bir daha tutarsınız. Eğer bu tecrübeyi edinememişseniz, yarın gelecek yılın trofesi kesin kaçacaktır.