Kefaller azaldı
Dün akşam (08.11.2006) şansımı bi deneyim dedim. zira yağmurlardan sonra avlaktaki akıntı ve çamur miktarı arttığı için kefal derine kaçıyor. hava iyice karardıktan sonra olta denize indi akıntı çok kuvvetli, oltayı kaldırıyor, ağırlığı arttırdım. Balık tarıyorum dip, orta su, yüzeyde tık yok. Mesafe arttırıp işleme devam ederken yaklaşık 20 m ileride hafif bir titreşim yüzüme tebessüm olarak yansıyor.
Bir iki denemeden sonra ilk balık geliyor ama o kadar küçükki

, yolunu şaşırmıiş bir gopes balığı (lapa). E haliyle tebessüm.
Denemeler devam ederken rastgele sesi ile irkiliyorum. Yanıma gelen arkadaş foruma yeni üye olmuş. Süleyman, forumdaki fotoğrafımdan tanımış beni. Muhabbet ederken kefalin ekmeği yediğini fark ediyorum, Çok şükür ufakta olsa ilk kefal çantaya girdi. arkasından bir ufak daha, Bir süre olta hiç kıpırdamadı fırtına öncesi sessizlik misali... Bir titreşim, refleks ve olta gidiyor

mümkün değil çekmek, hemen kontrollü bir şekilde salıyorum misinayı, balık yavaş yavaş yoruluyor ve bana doğru geliyor. Denizden yukarı çekerken içim cıız ediyor düşcek diye, neyseki sorunsuz alıyorum kenara. balığı görünce iştahım kabarıyor bir anda. Tartmadım ama en azından 1,5kg lık kefal çevredekilerinde dikkatini çekiyor. Balığı çantaya koymamla Hanım ve ufaklık geliyor yanıma, havanın soğuk olması bizi zoraki eve götürüyor.
Evde durmak ne mümkün o iri balığı yakalamış olmamın verdiği bir iç gıcıklaması, kulaklarımdaki ses - haydi, haydi... Takım çantamı aldığım gibi yine avlaktayım. Kimsecikler kalmamış, havada iyice soğumuş 1,2,3, derken yine kiloluk bir kefal daha... 7 adet kefal neşemi yerine getirmekle kalmıyor uzun zamandır balığa çıkamamanın verdiği streside alıyordu. saat 24 de gelince eve dönüş balık tutmuş olmanın huzuruyla zirveye ulaşıyor.
Fotoğrafa gelince. Akşam yorgunluğu bilgisayarı açmamı engelleyince bu güne kaldı, e bu günde yolculuk var, nasipse pazar günü fotoğrafları buradan yayınlayacağım. herkese bereketli avlar...