Fazla açığa atman gerekmez. Lüfer ve yavruları geceleri oldukça kıyılara kadar sokulurlar. Zaten kazıklı yollarda avlandığın nokta gerçekte kıyının oldukça açığı oluyor. Yemli avında misinenin tüm boşluğunu alman ve kamışın yay gibi gergin durması gerekir. Bu mesafe zaten kıyının yüksekliği, kamışın boyu, tripodun boyu, suyun derinliği gibi faktörlere bağlıdır. Çok açığa attığında takımı gergin tutamaz, dolayısı ile vuruşu anlayamazsın. Kamışı önüne atıp yavaş yavaş sararak iyice gerildiği noktayı bulduğunda, av için doğru noktayı bulmuş olursun. Boşluğu hızlı hızlı alırsan takım dipten havalanır ve gereğinden fazla yaklaşır. Tripoda dayayıp çok yavaş yavaş boşluğu alman gerekli. İyice gerilmiş bir takımda en küçük bir vuruşu bile hemen hissedersin. Ne kadar çabuk farkedip tasmalarsan balığı alma şansın o kadar artar. Yemi yemesini bekleyeyim filan diye düşünme. Çünkü özellikle normal misinelerde sen zaten 1-2 saniye sonrasını görüyorsun. Şiddetli bir vuruş gördün mü zaten iş bitmiş balık yemi kesip gitmiş demektir. Başlangıç anındaki küçük tıkırtıları hissedip tasmalaman gerekli. Bazen de balık kendi kendine yakalanır o ayrı.
Onun dışında en önemli konu yem takmaktır. Taktığın yem iyiyse balığı alırsın. Canlı veya taze yem çok farkeder. Ama balığın bol olduğu günlerde tezgahtan alınma yem de iş yapar. Yemleri tahta üzerinde keskin bıçak veya maket bıçağı ile örselemeden kesmek önemlidir. İğneye takarken de ne kadar az zedelenirse o kadar iyidir. İğnelerin yeme iyice oturması, yem dışına sarkmaması önemli bir noktadır. Üst iğnenin sapını mantarın deliğine geçirmek de yine önemli noktalardan biridir.
Kurşunu doğrudan klipse geçirmeyin. 15 cm. kadar bir kurşun ayağı olsun. Yoksa vuruşları göremeyebilirsiniz.