Yahu,
Şimdi düşünelim...
İstanbul'un nüfusu 15 milyon mu? Evet. Neden? Göç yüzünden.
Devlet göçü önlemek için ne gibi önlemler almış? Almış mı? Belli ki alamamış, zira İstanbul nüfusunun yarıdan fazlası İstanbul'lu değil.
Peki devlet göç ertesinde kentteki sosyal yapılanma ile ilgili ne gibi tasarımlar yapmış ya da karmaşaları önlemek için ne gibi önlemler almış? Almış mı? Belli ki almamış, zira şu an bunları konuşuyoruz.
Peki bunca göçün ardından, kocaman boğazı olan bir ilde, zaten hali hazırda olta atıcıları varken ve balıkçıların her daim mevcut olacağı ve dahi artacağı belli iken, balıkçılıkla ilgili olarak hangi konuda İstanbul'da çalışmalar yapılmış? Yapılmış mı? Yapılmamış, zira bugün şikayet eder durumda insanlar.
Ha o zaman bu yazıyı yazanlara, şikayet edenlere sormak lazım gelmez mi, "Kardeşim bunca sorunun hangisine tepki gösterdiniz, hangisinin çözümü için yapıcı öneriler sundunuz, bu duruma gelene kadar neler yaptınız da, öncesinde bir dünya çarpıklık varken bu duruma gelince şikayet eder oldunuz?" diye...
Bence kimse tepki verilmesi gereken konulara tepki vermedikten, sustuktan sonra, kalkıp da bu konuları gündem etmemeli. Buna yüzleri olmamalı. Sorunlar başından itibaren çözümlenmeye başlanmadıkça, herkes kendine sıkışacak bir yer bulsun sahillerde.
Ohh beee içimi döktüm rahatladım...