nicholai hel
Üye
- Şehir
- Antalya
- İsim
- Aykut
Üç gün girmedik foruma, Volkan'ım raporu patlatmış yine. 
Valla avda aksiyon olmasa, balık gelmiş olmasa hakikaten çekilecek çile değildir o yağmacılık. O yönden geçmiş olsun kardeşim.
Ben de aynen senin gibi binbir özenle hazırlarım malzeme çantamı. Herşeyin yeri bellidir. Derinliğe göre, ışığa, suya göre sahtelerin yerlerini bile ayrı ayrı belirlerim, başkası da anlayamaz haliyle o düzeni. Boş zamanlarda yüzdürme testleri yapıp birbirine benzer sahteleri bile belirler onları birarada tutarım. Farklı şartlarda kullanılacak silikonlar, zokalar neler neler... Hepsi gözüm kapalı elimi attığım anda bulacağım şekilde dizilir. Amaç elbette gecenin zifiri karanlığında avlakta vakit kaybetmemek. Öyle ki, mümkünse bir sahteyi alırken iğnelerinin bile birbirine takılmayacağı şekilde, ters yönlerde dizerim sahteleri.
Sende de benzer bir tertip, nizam var gördüğüm kadarıyla. Ama sen de benim gibi "yok arkadaş sana malzeme falan!" diyecek yapıda biri değilsin. Hele ki samimiyetin olmayan bir misafire. O nedenle çektiklerini çok iyi anlayabiliyorum. Eminim elin atıp çekiyordu ama aklın bagajdaydı.
Hatta sanırım ben dayanamaz avı bırakır yanlarına gider, bak "sen bunu at, sen de bunu" diye kendim verip en azından takımların dağılmasını önlemeye çalışırdım. Tabii dediğine göre her 5 dk.da bir malzeme bırakıyorlarsa onu yapmak da bir yere kadar.
Neyse, geçmiş olsun demekten başka yapılacak bir şey yok.
Ama dediğin gibi, bir avda en önemli şeylerden biri avdaş. Yerine göre yedek kamış bile taşımalı mesela, her an lazım olabilir, belli mi olur!

Şu bahsettiğiniz silikonla tekeyi merak ettim aslında. Ama oraya gelemedikten sonra çok da önemli değil.
Bizim sularda levrekten ümidi kessem de farkeden birşey olmaz. 
Zaten dolu silikon var, hem de her tip, gamiti falan geç, yılan balığından fareye kadar ne ararsan.
Bu arada, Foça'dan çupra haberlerini bekliyoruz, yakında gelir heralde. En geç Aralık içinde yine oralardayım Allah izin verirse, haberin olsun.
Valla avda aksiyon olmasa, balık gelmiş olmasa hakikaten çekilecek çile değildir o yağmacılık. O yönden geçmiş olsun kardeşim.
Ben de aynen senin gibi binbir özenle hazırlarım malzeme çantamı. Herşeyin yeri bellidir. Derinliğe göre, ışığa, suya göre sahtelerin yerlerini bile ayrı ayrı belirlerim, başkası da anlayamaz haliyle o düzeni. Boş zamanlarda yüzdürme testleri yapıp birbirine benzer sahteleri bile belirler onları birarada tutarım. Farklı şartlarda kullanılacak silikonlar, zokalar neler neler... Hepsi gözüm kapalı elimi attığım anda bulacağım şekilde dizilir. Amaç elbette gecenin zifiri karanlığında avlakta vakit kaybetmemek. Öyle ki, mümkünse bir sahteyi alırken iğnelerinin bile birbirine takılmayacağı şekilde, ters yönlerde dizerim sahteleri.
Sende de benzer bir tertip, nizam var gördüğüm kadarıyla. Ama sen de benim gibi "yok arkadaş sana malzeme falan!" diyecek yapıda biri değilsin. Hele ki samimiyetin olmayan bir misafire. O nedenle çektiklerini çok iyi anlayabiliyorum. Eminim elin atıp çekiyordu ama aklın bagajdaydı.
Hatta sanırım ben dayanamaz avı bırakır yanlarına gider, bak "sen bunu at, sen de bunu" diye kendim verip en azından takımların dağılmasını önlemeye çalışırdım. Tabii dediğine göre her 5 dk.da bir malzeme bırakıyorlarsa onu yapmak da bir yere kadar.
Neyse, geçmiş olsun demekten başka yapılacak bir şey yok.
Ama dediğin gibi, bir avda en önemli şeylerden biri avdaş. Yerine göre yedek kamış bile taşımalı mesela, her an lazım olabilir, belli mi olur!
Şu bahsettiğiniz silikonla tekeyi merak ettim aslında. Ama oraya gelemedikten sonra çok da önemli değil.
Zaten dolu silikon var, hem de her tip, gamiti falan geç, yılan balığından fareye kadar ne ararsan.
Bu arada, Foça'dan çupra haberlerini bekliyoruz, yakında gelir heralde. En geç Aralık içinde yine oralardayım Allah izin verirse, haberin olsun.