Çok keyifli gerçekten. Çok teşekkürler.
Sevgili Kerem,
Teşekkür ederim. Daha bereketli ve keyifli avlar sizlerin olsun. Rastgelsin.
Sevgi ve selamlarımla...
Çok keyifli gerçekten. Çok teşekkürler.
Asil Kardeşim
Bu hitabi sevgili Burak Karadenize cevap yazarken kullanırdım.Ancak şimdilerde içimde bir yara bırakıp geçmişte kalmıştır.
Beni ziyaretinde,keza İzmirde seninle sohbet etmek imkanlarını bulmuştum.
Olağanüstü keyf aldığım bu sohbetlere bir yenisini eklemek büyük arzumdur.
Raporuna ve görsellerine gelince.
Büyük emek vererek hazırladığın çekimler ve izahatları her avcıya örnek olması gereken niteliktedir.
Ben kendi adıma teşekkür ediyorum.
Sivrcenin bereketi kaçmıştır.
Dolayısıyla mercan avlarım hariç burada netice ALINMAYAN avların peşinde koşmuyorum.Ancak şu andan itibaren daha mobil olacak ve inşallah sizin oralarada geleceğim.
Takım hakkında nacizane birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum.
Zaten sende deneme yanılma ile iyi aksiyona kavuşmuş görünmektesin.
Zargana filetosu çok zarif kesilmeli ve kalın olmamalıdır.
Kullanılacak bıçak çok keskin olmalı,zargananın özellikle karın bölgesi keskin bıçakla net ve pürüzsüz kesilmelidir.
İcabında kuyruk dahai ikiye ayrılmalı ince zar gibi kalmalı ve daha kıvrak olabilecek bu bölge çıkarılmamalıdır.
İç kısımdan birkaç enine çiizk atılırsa zargana filetosu,rapalanın aksiyonunu daha fazla alır.
Kullanılacak rapala türleri arasında bana göre Maria prenses eksik kalacaktır.Onun yerine 10,5 cm lik Yo-zuri Tobimaru ve Bazı rapala marka jointed rapalaların arka kısmı çıkarılarak daha kısa ancak daha sert aksiyonlu olanlar tercih edilmelidir.
Bu yöntem özellikle Kumburgaz ve eşilköy avcılarının daha ziyade zargana sıkıntısı çektikleri hallerde tercih edilmektedir.
Bu takımın orijinali ise kaşıkların iğnesi çıkarılarak iç kısmına punto ile sabitlenmiş tek iğnesi çıkarılmış kaşıklarla yapılandır.
Esasen bu tür kaşıklar bazı İstanbul satıcılarında bulunmaktadır.
Bu muhteşem raporun hak ettiği ilgiyi görmesi beni çok mutlu edecektir.
Bakalım durum nasıl gelişecek.
Sevgimle kal

Bahadır abi, şimdi gördüm süper bir rapor hazırlamışsın.
Tam raporda değil esasen. Daha fazlası ama nedir tam ifadeye kavuşmayacak.
Örnek bir rapor seç deseler. Bu raporunu seçerdim.
Yok yok, gerçekten. Takımlar, yöntemler, videolu gösterim, tutulanlar, salınanlar, keyifli, akıcı bir dil.
Ayakta alkışlıyorum seni. Devamını dilerim.
Müthiş bir emek, ellerine sağlık. Kazasız belasız güzel avlar dilerim.![]()
Gerçekten çok başarılı ve öğretici bir rapor olmuş keza avda öyle paylaşımlarınızın devamını dört gözle bekliyorum.
Gerek hikayesi, gerek anlatıcı görselleri, gerek heyecanıyla kusursuz bir av ve av raporu... Raporu okuduğunuzda bir şeyler öğrenebiliyorsunuz, kafanızda çok net canlanıyor, elinize sağlık...
Daha niceleri o sularda yüzüyordur, uzak kalmamanız dileğiye, saygılar...
Tebrikler Sayın Bahadır Ağabey!
Çok güzel avlar ve faydalı paylaşımlar yapmışınız!
Güzel avlarınızın daim, bereketli ve keyifli olmasını dilerim!
Saygılarımla!
harıkasınız cok guzel rapor olmuş keyıfle okudum emegınıze saglık
Abicim ellerine ve emeğine sağlık. Herşeyiyle tek kelimeyle mükemmel bir konu ve rapor olmuş. Teşekkürler. Aktarımlarını heyecanla bekliyoruz![]()
Bahadır Abi, Anlatımınız belgesel niteliğinde çok güzel olmuş çift parçalı rapalamı bozup silikonunda kuyruğu alıp resimde göstermiş olduğunuz sahteden yapmıştım ancak başarılı olamadım aksiyonu bozuldu sanırım ne varsa orjinalinde var bu tip sahteleride bursada bulamıyorum patchinko gümüş ve limon edindim levrekte başarılı olduğu söyleniyor Avlarınız Daim olsun Rastgelsin
Ellerinize sağlık, çok emek vermişsiniz. :clap2: :clap2: :clap2:
Yalnız rapor kelimesi biraz hafif kalır bunca bilgi ve deneyimi aktardığınız bu yazınıza.
Avlarınızı da ayrıca tebrik ederim, levrek harika görünüyor.
Sevgili Vedat Ağabeyim,
Öncelikle güzel iltifatlarınız için teşekkür ederim. Sizlerle sohbet benim için büyük bir keyif ve onur. Sizin gibi değer verdiğim ağabeylerimden bu sözleri okumak mutluluk verici. Siz ve sizin gibi değerli büyüklerimizden öğrendiklerimizi uygulamaya çalışıyoruz naçizane...
Zargana konusunda çok haklısınız. Biraz önceki cevaplarımın içinde de belirttiğim gibi; videolarda görünen zargana da daha önceki avdan yemeklik iri bir zargananın fileto hali. Maalesef çok kalındı. O gün başkaca da zargana yakalayamadım. Çift kuyruklu zargana filetosu bir dahaki avlarımda olur inşallah. Söylemlerinizi gözeteceğim.
Çift parçalı (jointed) tipi kandırıcı fikri aklıma gelmemişti. Bence de çok mantıklı. Jointed demişken, burada sevgili Mesut'ların biraz iptidai yöntemlerle çoktan uyguladıkları aşağıdaki kandırıcının da bu seneki levrek avlarında başarılı olacağını düşünüyorum.
http://img254.imageshack.us/img254/9089/jointed.png
Bahsettiğiniz ve incelediğim 2-Kaşıktan kafa yapılarak ve yaprak(fileto) zargana kullanılarak iki sabit iğneli, uzun olta ile avcılık konusunda takımı sağolsun sevgili Enes İstanbul'dan temin ederek bana hediye etti. Onu da deniyorum/deneyeceğim. Bu arada sizdende ;
bu takıma zagananın takılıp yüzdürülmesi ve canlı zargananın üç iğneli oltaya takılması videolarını bekliyor olacağım.(Biraz emrivaki yapayım, çaktırmadan)
Bu sene sırtıda canlı yem gezdirerek(videolarını seyredip öğrenince) trofe avlama planları yapıyorum. Malum kol yüzünden at-çek yapamıyorum.
Tekrar teşekkür eder, daha keyifli avların sizlerin olmasını dilerim sevgili Vedat Ağabey.
Sevgi, saygı ve selamlarımla...
Sevgili BAHADIR
Ne rapala nede kaşık arkası fileto, canlı,canlılığını uzun süre muhafaza edebilecek şekilde usulünce iğneye takılmış canlı balık sırtısının yerini tutamaz.
Canlı balıkta ilk önce zargana akla gelsede,pekala12 cm'yi pek geçmeyen yavru kefal özellikle levrek avında öncelik taşır.
Burada iki iğne,yada sadece tek iğneyle sırtı çekmek mümkündür.
Sair yem çareleri arasında canlı istavrit,kolyoz gibi balıklarda vardır.
Artık sadece fotoğrafla değilde,videolarla avlarımı,taktiklerimi belgelemek ve sizlere sunmak vakti çoktan gelmiştir.
Bu bakımdan illaki,bugünlerde yeni ve su altındada çekebilen fotoğraf makinamı alıp,kardeşimin oteline gidip,orada görevli Ali kardeşimle oturup,tekrar göstermesini isteyip,üstelik yazıyla notta alıp ilk adımları tekrardan atacağım.
Anlatılanları anında anlayabiliyor olsamda hemen ertesinde unutuveriyorum.İşte sebep budurki videolarım geri kalmıştır.
Orak kuyruklu silikon sahtelerin hemen hepsi özellikle levrekte başarılıdırlar.Resimdeki gibi jointed sahte arkasında olmasalarda iş görürler.Resimdekinin başarılı olacaını sanıyorum.
Sevgimle kal
Hikâye olan kofana avımın üzerinden bir hafta geçmişti. Sahte balık arkasına yaprak(fileto) yem takılarak yapılan sırtı avcılığı yönteminin başarıya ulaşması çok hoşuma gitti. Bu yöntemleri kofana avı için araştırsam da, aklım levrekteydi. Ayrıca bu yöntem/yöntemler, aynı zamanda levrek için de kullanılabilirdi. Yöntem seçimlerimi levrek avcılığını gözeterek yapmıştım.
Bu yöntemdeki takım aslında uzun olta tarzında kullanılıyordu. Bense bu takımı uzun olta şeklinde kullanmıyordum. İlk üçlü iğnenin kullanılmama sebebi; uzun olta tarzında kullanıldığında dipteki ilişkenlere takılmasını önlemekti. Takılmayan ilk üçlü iğneyi de takarak, sahteye genelde kafadan saldıran levreği yakalama şansımı arttıracaktım.
Fakat levrek mevsimin gelişini müjdeleyecek yağmurlar bir türlü gelmiyordu. Birazda hava soğuyup, kuzey rüzgârları başlarsa levrek avı için gerek şartlar oluşacaktı. Yeter şartları da, biraz da şansın eşliğinde biz sağlardık nasılsa…
Perşembe gecesi bu düşler eşliğinde av hazırlıklarımı yaparken Tahsin abi aradı. Zaten Cuma için(05/10/2012) hazırlıklarımı tamamlamış ben, telefonu; “kaçta çıkıyoruz?” şeklinde açtım. Sabah suyunu kaçırmayalım diyerek, 03.30’u buluşma saati olarak belirledik. Bir önceki hafta sabah suyunu kaçırmama sebep olan bot su tıkama tapası, yedekli olarak alınarak yola çıkıldı.
Av tarihi : 05-10-2012, Cuma
Av yeri : İzmir kıyıları
Av Türü : Tekneden sürütme(sırtı)
Avı Gerçekleştirenler : Tahsin Mersin ve Bahadır Sarıca
Hedef Av : Levrek ve palamut
Gerçekleşen Av : 2 Adet levrek (70cm / 4,20kg / saat 06.30 civarında yakalanmıştır - 33cm ispendek geri salındı, 12.00 civarı),
6 Adet palamut,
1 Adet sinarit palazı(30cm geri salındı, 11.15 civarı)
Av saati : 06.00 - 19.00
Kullanılan ekipman : 15-30LBS / 10-40LBS kamışlar Lenght:1.65m / 2.10m Section:2, 4.000/10.000 kafa makineler, Ф0,21mm(65LB) / Ф0,33mm(35LB) ana ipler, Ф0,35mm(16LB) öncü misina, yerine göre FG, Albright ve palomar düğümleri, muhtelif sahteler
Hava : 3-4 Bft Kuzeydoğu,
Avlağımıza ulaşır ulaşmaz botumuzu suya indirdik. Alacakaranlıkta sahtelerimiz suya inmişti. Ayılmaya çalışan Tahsin abim ve ben;
Birbirimize henüz “rastgele” deyip, bugünkü avımızın güzel geçmesi temennilerinde bulunurken; aniden fast aksiyonlu kamışım ters L şeklini aldı. 4000 kafa makinemde sarılı ip delicesine boşalırken en sevdiğim senfoniyi çalıyordu “cıızzzzzzzzzzzzzzz”…
Her şey bir anda oluyordu. Her iki tarafın(av ve avcı) adrenalin patlaması yaşadığı bu durumda, düşünerek hareket etmek mümkün değil. Tamamıyla tecrübelerinizle otomatik hareketler yapıyorsunuz, ya da dona kalıyorsunuz.
Motora uzanıp boşa almamla, kamışı elime almam bir oldu. Kalamam genelde 1,5-2 kilograma(tahminen) ayarlıdır. Balığın kalama alış hızı oltanın ucundakinin 2 kilogramın baya üzerinde olduğunu gösteriyordu. Evet, oltamın ucunda baba bir levrek vardı. Bu sırada Tahsin abim çoktan kendi oltasını toplamış kepçeyi eline almıştı. Defalarca beraber avlandığım, kendi balığını kendi kepçeleyecek kadar levrek konusunda tecrübeli olan Tahsin abimin balığı kepçelemesi konusunda hiçbir sıkıntım yoktu, güvenim tamdı. Yaklaşınca ilk su üstünü yapacaktı. Görmek için sabırsızlanıyorduk. Balık sürekli kalama alıyor, bense sürekli sarıyordum. “Hala su üstü yapmadı, oldukça iri sanırım sürekli kalama alıyor” dediğim anda, paşa tüm haşmetiyle 5-6 metre önümüzde göründü. Alacakaranlığın içinde ay gibi parlayordu. İkimizin de sesi kesilmişti. Sakinliğimiz korumaya çalışarak son hamlemizi yapmalıydık. Doğru hamleyi yapan kazanacaktı.
Bence, levreği ilk deparında iyi yönetebilirseniz işin büyük bölümünü halletmiş sayılırsınız. Zeki ve mücadeleci olan bu güzellik, çitalar gibi başta çok hızlı fişekler, fakat bu süreç kısadır. Sonrasında ani yorularak, zekiliği ve darbeleriyle kurtulmaya çalışır. Bu süreci de doğru atlatırsanız su üstüne yatarak teslim olur. Mücadelemiz 2-3 dakika kadar sürdü. Tekrar su üstü yaptığı sırada Tahsin abim kepçeleyip, tekneye alıverdi.
Mutluluğumuzu anlatmaya kelimeler yetmez. Levrek hesaplarıyla henüz başladığımız avımıza “merhaba”, trofe sayılacak güzel bir levrekleydi.
Gün ağarınca yeni hesaplar yapılıyordu.
[YOUTUBE]vlUn9AnWyxI[/YOUTUBE]
Sonrasında palamut oynakları görünce o tarafa yöneldik. Tahsin abim affetmedi, uskumru ardından palamut . Bu arada sahte balıkla pek av yapmayan Tahsin abinin kancalarla dansını son anda önleyebildim. Yeri gelmişken sahte balık ile av yapan tüm dostlara tavsiyem, yanlarında mutlaka forseps bulundurmaları.
[YOUTUBE]u8tofxigQcU[/YOUTUBE]
Avımız her yönüyle muhteşem geçiyordu. Yakaladıklarımız, saldıklarımız, kaçırdıklarımızla sürekli bir hareket vardı. Daha ne olsundu…
Tahsin abiden sinarit palazı yakala&bırak
[YOUTUBE]G4D1H2tKY4Q[/YOUTUBE]
Paşayı aldıktan sonra Tahsin abiye, bundan sonraki avımda yakala bırak yapacağımı söylemiştim. Nitekim sonrasında güzel bir ispendeği geri gönderiyorduk.
İspendeğin özgürlüğe dönüşü
[YOUTUBE]FQnslvd8mMs[/YOUTUBE]
Av öyle keyifli geçiyordu ki; karnımız acıkmasa öğle saatlerini bulduğumuzu anlamayacaktık. Deniz buradaydı nasılsa, yemeklerimizi yiyip, güzelce çaylarımızı içip tekrar gireriz diyerek kıyıladık. İşte öğle keyfi;
Akabinde bu güzel paşayla yapılan ölçümleme ve pozlar;
Bu güzel paşa ile rastlaşmamız, mevsim ve hava şartları itibarıyla alışılmamış bir durumdu. Beklemediğimiz bir anda trofe ile karşılaşmıştık. Zaten bu tür rastlaşmalar değil miydi av yapma isteğini ve heyecanını canlı tutan?
Öğleden sonrası bol muhabbet, gezi ve sahte denemeleriyle geçti. İkimiz de av keyfini fazlasıyla yaşamıştık zaten. Yakalanan iki güzel palamut da livarımızda yerini aldı. Gün batımıyla birlikte düşler dünyasından ayrılarak, dönüşe geçtik.
Tüm amatör dostlara bundan daha keyifli avlar dilerim.
Sevgi ve selamlarımla…