İstanbul'un Usta Oltacıları !!!!!!!!!!!! - TABLO / 1-2-3-4

Cok ama cok guzeller.Yapanin eline ilham olanin gonlune saglik.Paylasim icin tesekkurler.

Hüseyin kardeşim.

Bir kişi, karşısında duran herhangi bir şeye bakarken, kalbinin, yüreğinin sesiyle özdeşleşerek değerlendirmelerde bulunur.

Burada ki görüşler de sizin kalbinizin güzelliğinin bir göstergesidir.

Teşekkür ederim.
 
.....................kelimenin tam anlamiyla muhtesem!....fotograflara hayat verilmis resmen..
 
Ertan agabey; eline, yuregine saglik. Oyle icten gelerek yazmissin ki duygulanmamak elde degil. Paylastigin icin sagol, varol.

Öyle be İbrahim Tevfik ağabey sağolsun aldı götürdü beni,bizim de yaş artık az değil ''ağabeylerim kızmasın sakın'' :) anı defteri doldu taştı.Eksik olma kardeşim selamlar
 
Tevfik abi ne güzel resimler bunlar Zafer beyin de eline sağlık,abii para eder bunlar be :) her resimdeki muazzam canlılık ve yakalanan ışık insanın yüreğinde bayram şekeri gibi eriyor.Yıl 1977 Türkiyeye göçmen olarak geldiğimizin ilk haftalarını hatırladım babama sorardım deniz varmış burada gidelim mi balık tutmaya diye radyo da TRT tıngır tıngır kısık çalıyor evde babacım o zaman işsiz gazete ilanlarına bakıyor sobanın üstünde de çay demlenmiş kokusu sarmış küçücük odamızın birkaç sefer beni reddetikten sonra babam herhalde benim ısrarlarım sonunda Eminönü Galata köprüsünün yolunu birilerine sormuş öğrenmiş olacak ki en sonunda gittik :) o da Topkapı Şehreminiden yürüyerek :) böyle bir ummanı ben bundan önce nereden göreyim rüyamda bile görmedim,deniz deniz değil fasulye tenceresi gibi kaynıyor :) Allahhım bu ne satıcılar bağırışmalar eyvah eyvah en sonunda bir çapari takımı aldık hatırlarım beyaz iğne beyaz tüy ve tüylerin bağlanışı iğneye kırmızı ipleydi yer yok bizde dubaların arasından salıverdik oltamızı bir babam birde ben tutuyoruz tahta takoza sarılı mütevazi oltamızla pıtır pıtır ne güzellik poşetimiz o karlı soğuk havada 20-30 tane kadar 1 saat gibi bir sürede istavritle doluverdi bende nasıl sevinmek hele o elimde balıklardan kalan koku hala burnumda deniz balığının kokusu bu arada simiiiitt simitçiii bağırıyor bir amca geçti gitti babamla göz göze gelemedim
yine bir başka simitçi bu sefer baba bir simit alalımmı dedim aldık zor da olsa aldık neden mi yokluk yok işte anlayana,ahhh onun tadı deniz kokusuyla nasıldı o soğuğa rağmen burnumu çeke çeke sümüğümü küçücük elimin tersiyle sile sile hem balık tuttum hemde o unutulmaz ilk simidimi yedim,nasıl unutulmaz bir gündü anlatamam,işte Tevfik ağabey ben bu resimlerde hele o köprü üzerinde olanlarda sadece mevsim farkıyla aynısını yaşadım yaşattın sağol varol iyi ki paylaştın kucak dolusu sevgi ve selamlar ellerinden öperim ağabeyim

Ertan kardeşim benim, merhaba.

Sizde öyle bir anlatmışsınız ki kardeşim, hepimizin o çocukluk kesitinden bir şeyler aktarmışsınız inanın. :p :p Tamam yoktu, eksikti, kıttı, ama çoooook daha mutlu değilmiydik ? Küçük bir simitten bile büyük mutluluklar çıkartmıyormuyduk ?

Ya şimdi ?????????????? :confused: :confused:

Klavyene sağlık diyor ve gözlerinden öpüyorum.
 
Ertan kardeşim benim, merhaba.

Sizde öyle bir anlatmışsınız ki kardeşim, hepimizin o çocukluk kesitinden bir şeyler aktarmışsınız inanın. :p :p Tamam yoktu, eksikti, kıttı, ama çoooook daha mutlu değilmiydik ? Küçük bir simitten bile büyük mutluluklar çıkartmıyormuyduk ?

Ya şimdi ?????????????? :confused: :confused:

Klavyene sağlık diyor ve gözlerinden öpüyorum.

Abii şu an bilgisayara boş boş bakarak tam onu düşünüyordum yazdıklarınla aynı eşdeğer cevap yazmışsın :) Allaha şükürler olsun şimdi evet farklı 20 yaşıma kadar yaşadıklarım herhalde ki yokluktan yokluk derken ekmeğimizi yine taştan çıkardık yokluk benim için Almanyadan bir Shakespeare bir kamış ve makinasını ısmarlamaktı çünkü yoktu yokluk para biriktirip yine gençlik yıllarımda babamın arabasında dinlemek için Türkiyede olmayan Pioneer bir teyp sahibi olmaktı yada F.U.S kot pantalon veya İtalyaya giden bir tır şoförüne Carrerea kot pantalondu ve yahut komşunun yetişkin kızının yurdışından ısmarladığı Nivea krem yoktu işte ama hastı herşey abi 20 sene önce gerçekten bu yaşımıza yön ve yol veren anılarla dopdolu ama ondan sonraki 24 seneyi sorsan ''Hatırlamıyorum'' evet abi olabildiğince kısa kestim ''Hatırlamıyorum''herşeyin cevabı bu cümlenin içinde tekrar selamlar sevgili ağabeyim
 
.....................kelimenin tam anlamiyla muhtesem!....fotograflara hayat verilmis resmen..

Teşekkür ederim Mehmet kardeşim.
 
Abii şu an bilgisayara boş boş bakarak tam onu düşünüyordum yazdıklarınla aynı eşdeğer cevap yazmışsın :) Allaha şükürler olsun şimdi evet farklı 20 yaşıma kadar yaşadıklarım herhalde ki yokluktan yokluk derken ekmeğimizi yine taştan çıkardık yokluk benim için Almanyadan bir Shakespeare bir kamış ve makinasını ısmarlamaktı çünkü yoktu yokluk para biriktirip yine gençlik yıllarımda babamın arabasında dinlemek için Türkiyede olmayan Pioneer bir teyp sahibi olmaktı yada F.U.S kot pantalon veya İtalyaya giden bir tır şoförüne Carrerea kot pantalondu ve yahut komşunun yetişkin kızının yurdışından ısmarladığı Nivea krem yoktu işte ama hastı herşey abi 20 sene önce gerçekten bu yaşımıza yön ve yol veren anılarla dopdolu ama ondan sonraki 24 seneyi sorsan ''Hatırlamıyorum'' evet abi olabildiğince kısa kestim ''Hatırlamıyorum''herşeyin cevabı bu cümlenin içinde tekrar selamlar sevgili ağabeyim

Ertan abi, yaklaşık olarak aynı dönemin çocuklarıyız, hikayeler, yaşananlar ve duygular bu kadarmı benzer birbirine...Güzel yurdumun genel yapısıydı bu yokluk galiba, hoş biz yoklukta yaşarken yokluğun farkında değildik belkide, bugünden bakınca çok daha iyi görebiliyoruz bazı şeyleri...Hepimiz çocuk aklıyla farkındaydık aslında bazı şeylerin, işte bu yüzden ısrar etmezdik babamıza bir şey istediğimizde....Peki her istediğine hemen sahip olan şimdiki çocuklarımız şanslımıdır sizce...Velhasıl sizin bu duygu yüklü yazılarınız beni çok çok uzun yıllar öncesine götürmüş ve duygulandırmıştır, çok teşekkürler...Bu arada Tevfik abi pardon, resimlerde harika:thumb:
 
Ertan abi, yaklaşık olarak aynı dönemin çocuklarıyız, hikayeler, yaşananlar ve duygular bu kadarmı benzer birbirine...Güzel yurdumun genel yapısıydı bu yokluk galiba, hoş biz yoklukta yaşarken yokluğun farkında değildik belkide, bugünden bakınca çok daha iyi görebiliyoruz bazı şeyleri...Hepimiz çocuk aklıyla farkındaydık aslında bazı şeylerin, işte bu yüzden ısrar etmezdik babamıza bir şey istediğimizde....Peki her istediğine hemen sahip olan şimdiki çocuklarımız şanslımıdır sizce...Velhasıl sizin bu duygu yüklü yazılarınız beni çok çok uzun yıllar öncesine götürmüş ve duygulandırmıştır, çok teşekkürler...Bu arada Tevfik abi pardon, resimlerde harika:thumb:

Evet İsa kardeşim aynı jenerasyon çocukları sayılırız o yıllar alternatiflerin az olması daha iyiymiş bence:kocaman hayallerimiz ve onları kurmaya yer varmış bizler için,tabi her dönemin kendine göre güzellikleri ve avantajları muhakkak olacaktır eminim şu an 15-20 yaşındaki gençler bir 25-30 sene sonra çocukluk hatıralarını hatırladıklarında gittikçe kaybolan değerler ve değişen dünya nimetleri,imkanları karşısında bizim duyduğumuz hazzın aynısını duyarlar çünkü o zamanlar bizim soluduğumuz havayla şimdiki soluduğumuz hava bile farklıydı gelecek nesillere en azından içi balıklarla dolu tertemiz sular ve yemyeşil ormanlar bırakabilsek yeterlidir derim sevgi ve saygılarımla
 
Tablolar şahane olmuş, Zafer beyi tebrik ederim... :clap2:
 
Sanat işte budur. Renkler ışıl ışıl.Harika!
 
Görüntüler fotoğraf olsa bu kadar güzel ve sıcak olamazdı, resim bir başka :thumb:
 
Hepsi birbirinden güzeller,Allah sahiplerine bağışlasın :D :D

Sağol Okan kardeşim.

Böyle güzel şeylere sahip olmak ayrı bir zevk.:thumb: :thumb:
 
Sanat işte budur. Renkler ışıl ışıl.Harika!

Bu bakış açınızı, sizin gönlünüzde ki ışıltıların yansıması olarak görüyorum Ferruh kardeşim.

Teşekkür ederim.
 
Görüntüler fotoğraf olsa bu kadar güzel ve sıcak olamazdı, resim bir başka :thumb:

Beğeni ve güzel değerlendirmeleriniz için teşekkürler Berkan kardeşim.
 
Back
Yukarı