simendifer
Yönetici
- Şehir
- İstanbul
- İsim
- Sennur
Bu arada ben de biraz Kaş'tan bahsedeyim... Gelmeden önce Fethiye'den aradım, "yolum az kaldı geliyorum" diye. Baktım Ümit kendine gelmiş, keyifli keyifli "biz Mehmet hocayla balıktayız, çarpanlarda çarptı" diyor. Çarpılmış ama ses neşeli geliyor... Çok heyecanlandım tabi.
Öğlene doğru Kaş'a vardım. Ümit, Mehmet hocam ve ailesi beni almaya geldiler otogardan. İnanılmaz sıcak insanlar, harika bir sohbet, hiç ama hiç yabancılık çekmedik sayelerinde. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum bunun için.
Beni aldıkları gibi, Kaş'ın harika bir koyuna götürdüler bizi ailecek. Önce denize girdik ve o denizin akvaryumlara taş çıkartan dibini seyrettik. Sonra Ümit ve Mehmet hocamın eşi denize girmeye ve güneşlenmeye karar vermişken biz de balık tutmak için arka taraftaki kayalıklara gittik Mehmet hocam ve dünya güzeli kızı Zeynep'le birlikte.
Ben birşey tutamadım her zamanki gibi, çünkü tek oltayı Zeynep ve ben kullanıyorduk... Açıkçası Zeynep'in hevesini kırmak istemediğimden, oltayı hep ona tutturdum. Ben atıyordum ileri ama o tutuyordu oltayı
Sonunda bir çarpan balığı aldığında sevincini görmenizi çok isterdim ve tabi çığlığını duymanızı
Mehmet hocam ve Zeynep birkaç tane çarpan ve ıskaroz tuttular. Sabahki balıkların da üstüne eklenince bayağı bir balığımız olmuştu. Bu arada Mehmet hocam bana daha insaflı davranarak, çarpan balığına çarpılmadan, nasıl iğneden çıkarabileceğimi öğretti
Akşam da Kaş merkeze indik ve Ümit'in de dediği gibi Yunanlı kardeşlerimizin gösterilerini izledik. Pek kimse ilgilenmese de Ümit ve ben izlerken transa girmiştik resmen. Yanımızda top atsalar duymazdık o an eminim
Sonra Kaş'ı gezdik dolaştık epey bir zaman ve gece evimize döndük elbette. Ve o terastan yıldızlar muhteşemdi. Hepinizin yıldızları görmesini çok isterdim....
Veee.... tabiki arkası yarın
Öğlene doğru Kaş'a vardım. Ümit, Mehmet hocam ve ailesi beni almaya geldiler otogardan. İnanılmaz sıcak insanlar, harika bir sohbet, hiç ama hiç yabancılık çekmedik sayelerinde. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum bunun için.
Beni aldıkları gibi, Kaş'ın harika bir koyuna götürdüler bizi ailecek. Önce denize girdik ve o denizin akvaryumlara taş çıkartan dibini seyrettik. Sonra Ümit ve Mehmet hocamın eşi denize girmeye ve güneşlenmeye karar vermişken biz de balık tutmak için arka taraftaki kayalıklara gittik Mehmet hocam ve dünya güzeli kızı Zeynep'le birlikte.
Ben birşey tutamadım her zamanki gibi, çünkü tek oltayı Zeynep ve ben kullanıyorduk... Açıkçası Zeynep'in hevesini kırmak istemediğimden, oltayı hep ona tutturdum. Ben atıyordum ileri ama o tutuyordu oltayı
Akşam da Kaş merkeze indik ve Ümit'in de dediği gibi Yunanlı kardeşlerimizin gösterilerini izledik. Pek kimse ilgilenmese de Ümit ve ben izlerken transa girmiştik resmen. Yanımızda top atsalar duymazdık o an eminim
Veee.... tabiki arkası yarın