Sevgili Mustafa, bu konuyu uzatmak niyetinde değilim. Daha önce de bir kaç kez söyledim ve yine tekrarlamak istiyorum. Bizim fikir alışverişlerimizin senin tuttuğun yemlik balıkla ilgisi yoktu. Sadece konu senin başlığından çıktığı için, senin konun içerisinde fikir alışverişinde bulunuldu o kadar. Tebliği iyi okumak gerek demişsin ama bizler zaten iyi okuyup yorumlayabildiğimiz için bu kadar yazıştık. Eğer tebliği dikkatli okursan, tabloda adı geçen balıklara sayı ve boy limiti verilmediğini, ancak tatlı su kefaline, türler listesinde limit verildiğini görebilirsin. Bizim yazışmalarımız buna istinadendi ve tamamen tebliği eleştirmeye yönelikti ama sen konuyu aldın nerden nereye getirdin. Beni yanlış anlamanı istemem ama bir rapora sadece tebrik ve övgüler yazılırsa, o rapor zaten sıradan bir rapor olur. Tebriklerin ve övgülerin yağdığı diğer raporlardan bir farkı olmaz. Ama bir konu içinde fikir alışverişinde bulunuluyorsa, o konu değer kazanır. Keşke açılan her raporda bu tarz yazışmalar olsa ve her konu değer kazansa. Benim konumda olsa idi mutlu olurdum ama sana denk geldi. Ama sen şikayetçisin bu durumdan. Oysa kimse sana bir şey demedi. Önceki mesajlarından birinde, yazışmalarınızdan insanlar yasak av yaptığımı düşünecekler demişsin. Merak etme kimse böyle bir şey düşünmez. Çünkü yasak av raporu gördüğümde, kimseden bilgi istemem, direk yasak olduğunu belirtir ve tebliğ maddesini de koyarım. Bunu da hemen herkes bilir emin ol. Oysa ben aksine, sana böyle bir şey söylemediğim gibi, senden bilgi almaya çalıştım. Ertesinde de Ercan ağabey ile karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Ben aklıma takılanları sordum, o da cevap verdi. Hatta bizim yazışmalarımız da bitmişti zaten. Bu nedenle, konuyu bu yönde değerlendirirsen sevinirim. Bereketli avlar dilerim, rast gelsin...