Dün gece hem evde griple boğuşup hemde lüfere çıkmayı planlıyordum.Grip olduğum için ziyaretine geldiğim sevgili annem beni göndermek istemiyordu.Bi yanım evde yat sıcacık öteki tarafımda yakında İstanbula döneceğim için bu fırsatları değerlendirmem gerektiğini söylüyordu ama şeytan beni dürtüyordu.Annemi uyuttuğum gibi kat kat giyindim, gece 01.00 gibi takımları alıp limana indim.
Lüfere oltamı attım 15 dakika sonra poyraz iyice kendini hissettirdi ve üşümeye başlayınca sağlığım yada balıkçılık arasında bi karar vermem gerektiğini anladım ve tam oltamı toplarken bi lüfer sarıldı oltama.Lüferimide almış tam evin yolunu tutmuşken.Limandaki Trollerin birinin kaptanıyla karşılaştım gel bi çay içelim diyince Trolün içinde muhabbete ve çaya dalmışken takım çantamdaki bırakma takımları geldi aklıma.Ahmet abiden bugünden kalan kalamar yavrusu olup olmadığını sordum.Oda güverte kasalarındaki değersiz balıkların konduğu yere bakmamı söyledi.Üç tane kalamar yavrusunu suya salladıktan sonra muhabbete devam ettik sabah 3 gibi oltaları kontrol ederken üç oltanında kalamalarının olmadığını ve gerildiğini görünce şok oldum

Olay oltaları çekince belli oldu en sona attığım bırakma takımına yakalanan levrek öteki üç oltayada dolanmış.Sudan çektiğimde çatlamıştı.Biz muhabbete dalıp oltaları kontrol etmeyi unuttuğumuz için baya bi debelenmiş demekki

Balığı aldıktan sonra oltalarımı sarıp evin yolunu tuttum.Balık 2.2kg geldi
Takım: mustad 01 numara siyah çapraz iğne, 0.35 asso discovery2 misina
Yem: kalamar yavrusu ( 10 dakika balık yağında terbiye edilmiş )
Yer: balıkçı barınağı