oltacılar ne kadar suçlu

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan kya55
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Şehir
samsun
Favori Kamış
olta
En iyi avı
sazan 13,5
İsim
K.Yılmaz Aytekin
balık neslinin azalmasında biz oltacılar ne kadar sorumluyuz?biz göle 3-4 kişi gidiyoruz 10 - 12 kadar olta atıyoruz. bazı arkadaşlar 100 olta falan atıyormuş.bu çok fazla.bu oltaları atıp cekme vs.idare etmek hem insanı bezdirir hemde yorar.bence idare edebileceği kadar olta atmak lazım.kendini yormadan bu işin zevkini cıkarmak lazım.ama ben balık neslini oltacıların azalttığına inanmıyorum.daha çok ağ atanlar ve dinamit kireç trol zehirli atık vs avlananların balık neslini azalttığını sanıyorum.yasak olduğu halde hala ağ serenler var.bu işte enaz suçun oltacıların olduğunu sanıyorum.size bir anımı anlatmak isterim.bafra/kolay civarında biriyle tanıştık.bize piknik tüpüyle balık avladığını anlattı.piknik tüpünü en az 25 metreye attıklarını ve tüpün 25 metre de basınctan dolayı patladığını balıkların su üstüne cıktıklarını ve topladıklarını marifetmiş gibi ballandırarak anlattı.biz 4-5 senedir civar göllere gidip avlanırız.rekorumuz: 5 kişi,12 olta, 17 balık.küçük balık almam.yorumlarınızı bekliyorum..
 
Sevgili Arkadaşım, Bizler bu site altında; En küçüğümüzden en büyüğümüze kadar herkese doğa sevgisini, insan sevgisini aşılamaya çalışıyoruz. Şuna inanıyorum ki bu çatı altında bulununan herkeste bunun bilincindedir. ve hepimizinde ortak düşüncesi yarın çocuklarımıza, torunlarımıza yaşanabilir bir çevre, bir ülke, bir dünya bırakmaktır. Ama bizlerde çocuklarımıza, torunlarımıza bir şeyler bıraka bilmek için, ilk önce onlara bunu anlatmalıyız, onları bilinçlendirmeliyiz ki, onlarda çocuklarına, torunlarına anlatıp bilinçlendirsinler. Bugün hepimiz sosyal aktivitemiz olarak balık tutabiliyoruz, avcılık yapabiliyoruz. Ama yarın bunları yapacak bir doğa kalacak mı? Eğitime önem vermediğimiz sürece de kalmayacaktır. Herşeyi devletten beklemeklede bu iş olmaz, birey olarak bizlerin yapması gerekenler var. Her hangi bir Gölün Kenarında "BURADA BALIK AVLAMAK YASAK" yazıyorsa orda avlanmayacağız. Konulan kurallara uyacağız.
Fakat millet olarak bunu nasıl yapacağız sorusunun cevabı ise çok basit EĞİTİM ile başarılacaktır.
 
Oltacinin Balik Neslini Kuruttuğuna Inanmiyorum
Aksine Baliklari Beslediğine Inaniyorum
Oltaci Ağ Atmaz Ağ Atanlari Uyarir Ve Ilgili Kurumlara Bildirir.
Oltaci Tiriviri Kullanmaz
Tüple , Dinamitle Avlanmaz.
Kamp Yerinde Doğayi Kirletecek Çöp Ve Geride Pislik Birakmaz
Avlanma Zamanlarina Uyar
Çünkü O Işten Para Kazanma Derdi Yoktur
Onun Derdi Doğayla Başbaşa Kalip Stres Atmaktan Başka Şey Değildir
En Önemli Şey
Eğitim,eğitim,eğitim
 
Tabikide olta ile avlananların balık neslini kurutamayacağı bir gercek ama oltacıda olsak avlandığımız bölgeyi kirletmek ve binimum doğayı etkiliyecek zararlı şeyleri bırakmak (misina parcaları, küflü iğneler,pet şişeler,vs) doğayı bir şekilde etkilerki,bu maddelerin hepsi petrol türevi olup zaman içinde kastrojen madde salgılar ve zaman içinde o bölge damlaya damlaya göl olur misali bitirir, evet en önemli rolü yasak avcılık,ağ,tırıvırı gibi av teknikleri oynasada bizimde dikkatli olmamız gerektiği bir gercek..
SAYGILARIMLA
 
arif abiye tamamen katılıyorum olta balıkçısının avladığı balıkla balık bitmez..ben her balığa gittiğimde 4-5 kg den aşağı yem atmıyorum. tuttuğumuz balık ne kadarki. balığın neslini tüketen ağ atanlar. hatta bazı yerlerde köylüler kendileri bile sahip çıkmıyor.. geçen yıl dereyalak göletine gittim 2 makaralı 1 göl kamışı attım yanıma köyün çobanı geldi (kardeş napıyon sen dedi böyle balıkmı tutulur ne uğraşıyon çekeceksin şuraya 30 metre ağ 1 saatte tutacaksın balığını böyle niye uğraşıyorsun diyor tabi bende amca dedim öyle balık tutacaksam burayta değil balık pazarına giderdim dedim..
bu konuda herkeze iş düşüyor özelliklede biz amatör balıkçılara... bu şekilde avlananları gördüğümüzde hemen jandarmaya bildirmek gerekiyor..
ama burası türkiye
musaözü göletinde bana tek göl kamışı olta atmama izin vermeyen görevlilerin gece suya ağ çektiklerinede şahit oldum..yorumunu sizlere bırakıyorum..
SAYGILARIMLA
 
Elektiriği de unutmayalım

Özellikle bu bölgede (fırat) elektirikle avlanmak bir ara moda olmuştu. neyseki yöre halkı artık buna müsade etmiyor.
Bunun gibi siteler bizleri eğiticektir. tüm duyarlı forum üyelerine teşekkür ediyorum.
 
Abicim bizim milletimizin gözü doyarmı hiç, kural dinler mi bunları yapan. Bunları yapan doğa katilinden başka birsey değil bence
 
Sayın arkadaşlar,şu hususta ben nedense sabit düşünüyorum;olta balıkçılığı ile balık nesli tükenir mi? diyebir tartışma var.Ben evet,bilinçsiz avlanırsak tükenir diyorum.Bu ne şekilde olur isterseniz bir bakalım.

Yasak sezonda bu zihniyete sahip -çeşitli sitelerde de şahit oldum buna-"hayır efendim,bu mevsimde dahi av yapılsa balık nesli tükenmez "diye olta atanlar oldukça...

Sirkülerde belirtilen adet ve boyların dışında av yapanların sayısı düşünülünce...

Tuttuğu tabiri caizse parmak kadar balığı suya geri salmayıp "o benim kısmetim"diye alıkoyanlar oldukça...

Hergün aynı avlakta 30-40 bazen daha fazla hemde ucunda 5-6 tane iğne iliştirilmiş oltayı kullananlar oldukça...

Kendine yeten balık haricinde Ahmet abisine Mehmet abisine balık götürerek ne kadar iyi bir balıkçı olduğuna herkesi ikna etmeye çalışanlar olduğu sürece...

Benim şimdilik aklıma gelen bu tür olta balıkçıları olduğu sürece maalesef balık nesli tükenmeye doğru artan bir ivmeyle yol alır sevgili arkadaşlar.Yanılıyorsam düzeltin...
 
çarpanglere katılıyorum,
olta dahi olsa bilinçsiz avlanma balık nesline büyük zararlar verebilir.avlanma dönemleri,avlanma şekilleri vs.avlanma tekniklerine bakıyoruz,genellikle canlı yem kullanın,sonuç garanti deniyor.peki bir balık avlayabilmek için kaç tane canlı yem katlediyoruz sorarım?bunun gibi bir çok şey......
bence ,amatör balıkçılar olarak bizde pek masum değiliz!
fatih-1971
 
soruna yol açan paradigma

yapılan araştırmaya göre türkiyede tutulan tüm balık miktarı içinde amatör balıkçıların tuttuğu balık miktarı %1 i bulmuyor
bu bağlamda amatörlerin doğaya balık türlerine zarar vermesinden bahsetmek mümkün değil.....
ben bir sorun ele alınırken çok yönlü bakmak gerektiği kanaatini taşıyorum.
sorun türkiyede yaşayan balık türlerinin azalması
ise buna sebep olan şey tek bir kalemden ibaret olamaz
bence;
boy ve tür yasaklarına uymama
zaman yasaklarına uymama
çevrenin kirletilmesi(tarım ilaçları kimyasal atıklar inorganik atıklar)
yer altı ve yer üstü sularının farklı amaclarla kullanılması
biyolojik olarak türlerin birbirine zarar vermesi
kentleşme
gibi bir çok faktör bu gün ülkemizde balık türlerinin azalmasına ,yok olmasına sebep oluyor.
hal böyle iken;
tek bir faktörü tartışıp bu8na yönelik çözümler üretmek yanlış olacaktır
örneklersek
kullandığımız her geridönüşümsüz malzeme, katalitik konvektörsüz araç bilincsiz atılan her damla tarım ilacı, ile yada başka türlü kirletmelerle bizde bu yok olma sürecine dahil oluyoruz.


ankaralı olanlar bilir burada gölbaşı diye bi yer var
zamanında turna sazan kadife olan bir göl
tüm ankara el ele verip bu gölü öldürdük
sonrada belediye başkanı bu ölünün başına çok güzel bir mezar taşı parkı dikti
bizde ölüye bakıp çekirdek çitleyerek mangal yaparak eğlenmeye devam ediyoruz.
yurtdısından resim gönderen arkadaslara imreniyoruz değilmi
hepsi sehirlerine yakın bol balıklı avlaklarda av yapıyor.
ama ne tükenen var
ne de kural ihlal eden.....

sohbette tanıştığımız gurbetçi bir arkadasa
mesleğini sormuştum
ben belediyede çalışıyorum şehrin akustiğinden sorumluyum demişti bu beni cok düşündürdü
bu gelişmişlik seviyesine ulaşan ülkeler elbette her tür refahı yasayacak

bizde kıvranacagız böyle
soruna sebep olan sey tek değil
dolayısı ile çözümüde tek bir kalemden ibaret olmayacak
cevreyi kirletmezssek
doganın bir parcası olarak yasamayı ögrenirsek
buna ilişkin yasalara uyar uyulmasını saglarsak
düzgün kentleşebilirsek
düzgün tarım yapıp adam gibi ilaç kullanırsak
derelere kanalizasyon ve fabrika atıgı atmazssak
düzgün avlaklarda düzgün avlanırsak bu iş olacak gibi geliyor bana

oltacı BALIĞI İSTESEDE BİTİREMEZ.........
YAPTIĞI MASRAF İLE EN LÜKS RESTORANDA BALIK YEMEK YERİNE Bİ BALIĞIN HEYECANI PEŞİNDE OLANLAR BUNU YAPAMAZ BEN BUNA İNANIYORUM
 
İlhan bey düşüncelerinize saygı duyuyorum,
ancak,turna balığının ağ ile avı daha zor.bu sebeple balıkçı tezgahlarında çok fazla görülen bir balık değildir.bu balığın çoğunluğu amatörler tarafından avlanmaktadır.turna her amatör balıkçının tutmak istediği avı çok zevkli bir balıktır.son 7-8 yıldır oldukça azaldı.sebep açgözlü bilinçsiz amatör avlanma.gece zıpkınla vurmak,çok iğneli parekete ler bırakmak,daha etik olmayan ne av çeşitleri(piknik tüpü vs.)
maalesef herkez amatör ruh taşımıyor.son cümleniz çok doğru,av için harcadığımız parayla restorant da yeriz balığımızı.
ama adamlar bu rezilliği(ona göre öyle)çekiyorsak balık tutmalıyım deyip,her yolu deniyor.
 
hobbytime demiş ki:
yapılan araştırmaya göre türkiyede tutulan tüm balık miktarı içinde amatör balıkçıların tuttuğu balık miktarı %1 i bulmuyor
bu bağlamda amatörlerin doğaya balık türlerine zarar vermesinden bahsetmek mümkün değil.....
ben bir sorun ele alınırken çok yönlü bakmak gerektiği kanaatini taşıyorum.
sorun türkiyede yaşayan balık türlerinin azalması
ise buna sebep olan şey tek bir kalemden ibaret olamaz
bence;
boy ve tür yasaklarına uymama
zaman yasaklarına uymama
çevrenin kirletilmesi(tarım ilaçları kimyasal atıklar inorganik atıklar)
yer altı ve yer üstü sularının farklı amaclarla kullanılması
biyolojik olarak türlerin birbirine zarar vermesi
kentleşme
gibi bir çok faktör bu gün ülkemizde balık türlerinin azalmasına ,yok olmasına sebep oluyor.
hal böyle iken;
tek bir faktörü tartışıp bu8na yönelik çözümler üretmek yanlış olacaktır
örneklersek
kullandığımız her geridönüşümsüz malzeme, katalitik konvektörsüz araç bilincsiz atılan her damla tarım ilacı, ile yada başka türlü kirletmelerle bizde bu yok olma sürecine dahil oluyoruz.


ankaralı olanlar bilir burada gölbaşı diye bi yer var
zamanında turna sazan kadife olan bir göl
tüm ankara el ele verip bu gölü öldürdük
sonrada belediye başkanı bu ölünün başına çok güzel bir mezar taşı parkı dikti
bizde ölüye bakıp çekirdek çitleyerek mangal yaparak eğlenmeye devam ediyoruz.
yurtdısından resim gönderen arkadaslara imreniyoruz değilmi
hepsi sehirlerine yakın bol balıklı avlaklarda av yapıyor.
ama ne tükenen var
ne de kural ihlal eden.....

sohbette tanıştığımız gurbetçi bir arkadasa
mesleğini sormuştum
ben belediyede çalışıyorum şehrin akustiğinden sorumluyum demişti bu beni cok düşündürdü
bu gelişmişlik seviyesine ulaşan ülkeler elbette her tür refahı yasayacak

bizde kıvranacagız böyle
soruna sebep olan sey tek değil
dolayısı ile çözümüde tek bir kalemden ibaret olmayacak
cevreyi kirletmezssek
doganın bir parcası olarak yasamayı ögrenirsek
buna ilişkin yasalara uyar uyulmasını saglarsak
düzgün kentleşebilirsek
düzgün tarım yapıp adam gibi ilaç kullanırsak
derelere kanalizasyon ve fabrika atıgı atmazssak
düzgün avlaklarda düzgün avlanırsak bu iş olacak gibi geliyor bana

oltacı BALIĞI İSTESEDE BİTİREMEZ.........
YAPTIĞI MASRAF İLE EN LÜKS RESTORANDA BALIK YEMEK YERİNE Bİ BALIĞIN HEYECANI PEŞİNDE OLANLAR BUNU YAPAMAZ BEN BUNA İNANIYORUM
ağzına,diline,eline.beynine sağlık kardeşim
eğitim ,eğitim,eğitim
 
Özellikle bu forumdaki tüm arkadaşlarımın birer doğa aşığı olduğuna yürekten inanıyorum ve diyorum ki :bizler neredeyse 1500 kişilik bir sitenin üyeleriyiz.Avlanırken herbirimiz çevremizde hatalı avlanan insanlardan bir kişiye dahi birşeyler öğretirsek çok kısa zamanda 3000 kişi oluruz.Bu 3000 kişi aynı sevgiyi diğerlerinede aşıladıkça doğa severler ordusu oluşmaması için engel kalmayacaktır.Yılmadan bu işi görev haline getirmeliyiz.Çünkü biz doğru olandan yanayız. Hepinize sevgi ve saygılar.
 
fsekerci

profilinize gör ankaradan yazıyorsunuz.bende ankaradayım
ve turna avına bende cıkıyorum.sizi sevgiyle selamlıyorum.
bildiğim yerler kesikköprü kapulukaya dikilitaş çanıllı ve kızılırmagın bazı yerleri
sanırım sizde gitmişsinizdir


köprüköyde tarlalara atılan ilaçlar her gün ağ atılması parakete bırakılması
su azlıgı
kaplukayada su kirliliği
kesikköprüde su kirliliği ve ağ parakete ve elektrikle avlanma
dikilitaş su kirliliği ve köylülerin agla avlanması
benim kanaatimce ana sebepler bunlar
elbette bunlara ilaveten oltacıların boy ve zaman yasagına uymaması da bir etken ama bence diğerlerine göre daha küçük bir etki yapıyor.....
köprüköyde yol üzerindeki tezgahlarda 3 milyona kadife sazan 5 milyona turna satıldıgını görmüşsünüzdür
işin aslı şu
ben ve ekibim kesikköprüde 3 yıl boyunca avlandık
hepimizin 3 yılda tuttugu turna o satıcının bir günde sattıgı kadar değil inanın
şimdi kırıkkale il jandarma bölgeyi cok güzel kontrol ediyor
akaryakıtlı tekne yasak
agcılar ve restorancılara kesilen her ceza 1600 ytl
kapulukaya ve kesikköprüde de aynısı olursa turna 3 yıla kalmaz canlanır
diyorum.

turna kurtbogazının dogal türü değil
ama bir grup zatı muhterem oraya 3- 4 yıl önce aşı yaptı
800 civarında değişik boy atıldı
tüm barajda turna kök saldı
sebep iyi korunuyor
aga fırsat olmuyor
ticari balıkcılıga kapalı

sonucta senin dedğini reddetmiyorum yazdıkların dogrudur.
tırıvırıcılar tüpcüler kirecciler balıkotu kullananlar elektrikciler gece ve gündüz zıpkıncıları
benim nazarımda asla amatör değiller aksine katliamcı cahil cühela dan ibaret.

arabanın 4 kapısını acıp arabesk dinlerken naralar atan sonra hızını alamayı deterjanla arabasını su kıyısında yıkayan,tırıvırı atıp jandarma geldiğinde misinayı kesip tırıvırıyı suya bırakan mangalı suya döken o suda deterjanla yıkayan,
suya bira şişesi atan ve balığa gittik diye övünenleride biliyorsunuzdur.
kırıkalede suda yün yatak yıkayan, kurtbogazı nı besleyen suda çamasır yıkayan(içme suyu kaynagımız) serpmeyle parmak kadar balık tutanları da görmüşsünüzdür.

balık bunlardan da tükeniyor

işin özü şu ne zaman sosyal ekonomik ve kültürel yaşamımız düzelirse balık işide ozaman düzelecek inşallah biran önce düzeliriz
 
Son düzenleme:
ilhan bey,15 yıldır turna avlarım,kesikköprü-kapulukaya başka bir yere turna amaçlı gitmedim.eskiden bu saydığım yerlerde balıkçı sayısı 20 yi geçmez en fazla 3-4 bot-tekne olurdu.tutamayanlara balık verdiğimiz oldu,yeterince tutup gerisini haftaya alırız deyip,kıyıda iskambil oynardık.
daha sonra eline oltayı kapan geldi,şimdi küreklerimiz birbirine çarpıyo.herkez profesyonel olmuş.
not;kapulukayada da benzinli motor yasaklandı.
kurtboğazında turna olduğunu bilmiyordum,avlaklar hakkında bilgi verirseniz sevinirim,bot serbestmi?tşk.
 
kurtboğazı

bot ve tekne yasak içme suyu kaynagı oldugu için.
hafta sonu her yer dolu oluyor kimsede kıyıdan dogru dürüst birsey yakalayamıyor.hafta içi giderseniz atçekle 2 kiloya kadar yada canlı yemle 4.5 kiloya kadar balık alırsınız.
 
ilhan bey ,
affınıza sığınarak soruyorum,kurtboğazında bir avlak tarif edebilirmisin.
dilerseniz özel mesaj la gönderebilirsiniz,bir mahsuru yoksa tabi
şimdiden teşekürler
 
Yapmasaydin Keşke!!!!!

kardeşş,bu yaptığın çok yanlış bi kere!!!!!!!
her ne kadar bu sitedeki insanlqarın çoğunluğu doğaya ve içindekilere saygı duyan insanlar olsada,çürükleride vardır elbet...o yüzden katliamın nasıl yapıldığını söylemeseydin keşke!!!!!sanırım benim giibi düşünen çok kişi olacak!!!
 
arkadaşlar
bu balık katlıyamı sadece göllerde ve barajlardamı oluyor sanıyorsunuz
ya denizlerdeki kirlilik yasak avlanma
buna ne diyeceksiniz
bakıyorsunuz bütün balıkçı tezgahlarında hertürlü balık satılıyor
buda yetmezmiş gibi balıkların üreme mevsiminde
karides bile avlıyorlar
tezgahlardaki balık satıcılarına büyük cezalar kesmeden
katliyamı balıkkıyımının önüne geçemezler

sorsan bunları nereden aldın,tuttun diye diyeceklerki
bunlar buzhaneden çıkartıldı
 
Back
Yukarı