İşin esprisi bu balık sırt yüzgecinden yakalanmış.

Hikayesi şöyle;bayağı bir dolaştıktan sonra Orhan Kaptan'ın gösterdiği bir yerde avlanıyoruz.Herkes karagöz çekiyor, bense habire hanos.Mutlu bir ara ''hadi Güven Abi'' dedi.Ben de ''olur olur, bir balık çekerim tam 5 kg, bütün gün yatarım, siz merak etmeyin

'' diye gülüşürken , bir anda benim oltaya bir şey yüklendi.Allah'tan başka şey istesem verecekmiş

, baktım olta gidiyor, dedim ''bu büyük balık''.''Mutlu'' diyorum ''gel felaket asılıyor'', beni ciddiye almıyorlar.''Abi ahtapottur'' diyor Akın, Mutlu ve Bülent'te ona katılıyor, ''yavaş yavaş çek''diyorlar.Ben ''abicim bu büyük ve sağa sola gidiyor '' diyorum, inandıramıyorum

.Bu arada ben balığı 2-3 kulaç kadar çektim.Baktım yine aşağıya çekiyor, Mutlu'ya seslendim, ''gel bu iri birşey ben kaçırabilirim, sen çek''.Neyse Mutlu geldi ve ''evet abi bu iri bir balık'' dedi.Ben de ''hemen oltaları toplayın arkadaşlar, misinalar karışmasın'' dedim.5-10 dakikalık bir uğraştan sonra balık gözüktü, kim di hatırlayamıyorum ''bu köpekbalığı'' dedi.Ama daha da yaklaşınca Akya olduğunu anladık, seviniyoruz

.Seviniyoruz da balığı alacak kepçe yok

.Ayrıca balık sırt yüzgecinden yakalanmış, yukarı çekmek çok riskli

.Tekne de bir kakıç var o da 10 kg. balık çekmek için neredeyse

.Bizim balığa büyük geliyor.Nasıl yaparız ederiz derken Mutlu kolunu sıvayıp nazikçe balığı tekneye aldı

.Sonra sevinç çığlıkları.Bu arada Akın kardeşim sağolsun bizi videoya çekiyor.Tabii poz poz fotoğraf seramonisinden sonra ben neşeli, yüzüm gülüyor.Hayatımda yakaladığım en büyük balık.Nasip işte.Ve inanır mısınız akşama kadar bir tane bile karagöz ve mercan alamadım.Yok yalan olmasın bir karagöz geldi ama çok küçük olduğu için denize iade edildi.Akyada olmasa eve elim boş dönecektim.

Bu arada söylemeyi unuttum, iğneler Mustad'ın yeşil renkli yengeç yakalama iğneleri, 4 numara.Kodunu unuttum.Balıksızlıktan deneme amaçlı avlanıyordum.