Akşam-akşam sizi böyle heyecanlandırmak çok hoşuma gitti. İtiraf edeyim, biraz da kıskandırmak istemiştim. Hocam lütfen affedin.
Balıkların tam türleri hakkında hiç bir fikrim yok. Birinci balık yeğenim Erdem’in (yaş, 11) bu cumartesi günü kaşıkla aldığı bir balık. Kulaktan dolma bilgilerle bu balığın Üniversite tarafından göle bırakıldığını biliyorum. Teyit etme şansım olmadı. Noktalarının/pullarının tamamı siyah renkte.
İşinin ehli nasılda belli eder kendini.
“Yoksa 2500 gibi bir rakımda Doğu Anadolu ile Karadenizin Kavuştuğu zirvelerde bir gölde mi yakalandı?” aynen buyurduğunuz gibi.
İkinci balık ta –koltuğa kurulu paşamız- benim değil.

Erzurum-Rize-Erzincan üçgeninde,
“bu üç ilin birbiriyle buluştuğu zirvelerde” “derin vadilerden çağıl-çağıl akan.” bir dereden. Bir arkadaşım 15 gün önce piknik için gittiği bölgede, öylesine otla atarken bu “güzel” gelmiş nasibine. Serde balık sevdası olunca, nispet yapmak için resmini göndermiş sağ olsun.