tam rapor olmus cali cirpi,kar buz fotolari ile,birde bu aynalilar erzurumda nasil pisiriliyor,en lezzetli hangi mevsim oluyor onlarida yazarsaniz guzel olur,hadi rastgele
Ademim bu aynalı nasıl mübarek bir balıktır bir bilsen. Arada deniz avı yapan dostlarıma takılırım, var mı bunun gibi lezzetlisi diye. Gerçekten harika olur bizim Tortumun aynalıları. Avlağımız bakirdir, suyu temizdir, balığı kesinlikle kokusuzdur. Hülasa, pırıl-pırıl balıkları vardır. İster fırında, ister yağda, ister mangalda nasıl yenirse yenilsin, tadından-lezzetinden hiçbir şey kaybetmez. Kişinin damak zevki ne emrederse, hiç fark etmez vesselam.
Yine de bir kısa tarif vermiş olayım, bulabilirsen sazan türlerinden iri olanlarının hepsine uygulayabilirsin.
Öncelikle temizlenmiş balığımızın derisini alıyoruz ve 5-7 cm olacak şekilde parçalara bölüyoruz. Birbirine paralel 1 cm arayla bıçakla çizikler atıyoruz.
(Yapıyoruz-ediyoruz diyorum ama, yeri gelmişken söylemiş olayım. Bunların hepsini Murat yapıyor. Pek mahirdir maşallah, elleri dert görmesin kimin Stres kardeşidir.

)
Tuz ve kırmızı pul biberle harmanlayıp, isteğe göze mısır ununu da ekliyoruz. Bol kızgın/dağlanmış mısır özü yahut ayçiçeği yağına yatırıyoruz. Dıııjjjjj-dııııjjj etmeye başlayacak haliyle.

Pembeleşti mi bir güzel, ıscak-ıscak servis yapıyoruz güzel balıklarımızıııııı. Yanında bol maydanozlu, bol soğanlı çoban salatası…
Eveet, her şey buraya kadar. Bundan sonrasında rivayetler muhtelif: Kimi oturup ağlarmış, kimi yanında yatar-uyurmuş –benim gibi- kimi, seyre dalmışken bir başkasının balıkları çoktaaaan mideye götürdüğünü fark edemeden, yedim sanırmış. Kimi de; hani bana, hani bana dermiş abicim.
Semaver çayı faslı da bir başka hikayede inşallah. Hoşcakal, selamlar Kanada’ya.
Fena borçlandın bana. İki satır yazına karşılık bir dünya yazdım.
