Geçen yaz başımdan geçen bir olayı aktarmak ve bu konunun hafife alınmaması gerektiğini irdelemek istiyorum.
Yanılmıyorsam Ağustos ayının ortalarıydı. Tekirdağ iline bağlı Marmara Ereğlisi nde T.S.K. nın sosyal hizmet verdiği bir Özel Eğitim Kampında 10 günlük kısa tatilimi değerlendiriyordum. Orada bulunduğum her gün olduğu gibi iskele ucuna kurulmuş, oltamı salmış mırmır peşinde koşarken daha önceden tanıdığım, çok sevdiğim 40-45 yaşlarında değerli bir Astsubay ağabeyimi elinde oltası ile yanımda buluverdim. Merhabalaştık falan filan...Bu ağabeyimiz balık avı merakına yeni kapılmış, almış oltasını gelmiş. Tesadüfen de beni görünce sevinmiş..En azından olta tutmayı biliyorum diye
Ağabeyimizin takımı kendisine de öğreterekten güzelce hazırladım, oltasını yemledim teşekkür etti ve oltasını suya sallayıverdi..Oda bana iskele ucunda tam siper nasıl yatılması gerektiğini tekrardan öğretiverdi sağolsun
Tek tük mırmır geliyor, oltalar şenleniyor dediğim bi an kendi takımımı yemlediğim bir anda ağabeyimizin sevinç dolu " valla yakaladım yahu" diyen sesini duyduğumda ne yakaladı acaba diye baktığımda takımın ucunda sallanan trakonyayı farkettim " abi duuur..ellemeee" diye seslenmeye kalmadan abimiz balığı sanki biryere kaçacakmış gibi sıkıca tutmak üzereydi ve tuttuda..."uffff ulan" diyerek elinden fırlattığını gördüğümde iş işten geçmiş oldu. Trakonya çoktan sokmuştu elini..
Ben iğne deliğinden kan akıp akmadığına bakmaya kalmadan abimiz amma acıdı yahu yanıyo sanki demeye başladı. İlk sorduğum soru " abi kalp ile ilgili bir sağlık sorunun varmı" oldu. (kalp krizini tetikleyen bir özellliği vardır) evet vardı.. Derhal Tesisin revirine gittik. Bu arada soku bölgesi deniz suyu ile yıkanmış, steril olan bistüri ile yarım cm kadar hafifçe kesilmiş ve kanatılmış, revirde amonyak bulunmadığı için tek çare olan kendi idrarı kesi üzerine uygulanmıştı. Durumu pek umursamayan ve acısının azaldığını söyleyen ağabeyimiz zar zor ikna ile Çorlu Askeri Hastanesine sevk edildi. Sevk esnasında durumu kötüleşen ağabeyimizin asıl tıbbi yardımı aldığı hastanedeki doktorun sosyal tesis komutanı ile yapmış olduğu görüşmede ciddi bir hayati teklikenin atlatıldığı, yapılan müdahale için revir doktoruna teşekkür edildiği, ağabeyimizin sağlık durumunun iyi olduğu söylenmiş.
İşin aslı ise şu, ben ne yapılması gerektiğini biliyordum ancak tereddütlerim vardı Revirde görevli doktor ile Sennur Hn. ı telefon ile görüştürdüm ve Sennur Hn. sitemizde trakonya hakkında olan bilgileri gözden geçirerek tıbbi müdahale konusunda doktora elinden geldiğince bilgi vermişti. Doktorumuz yedek subay olduğundan ve ilk defa böyle bir durumla karşılaştığından bahisle ayrıca yardım için teşekkür etti.
Kısacası basit sandığımız bir balık sokmasının hangi durumlarda tehlikeli olabileceğini açıkça öğrenmiş olduk.
Lütfen bu zehirlenme türünü hafife almayınız. Ne olduğunu bilmediğiniz balığa çevrenizdekilerin "bişey olmaz" demesine aldırmadan temkinli yaklaşınız. Balık türlerinin barındırdığı salgıların hangisine allerjiniz olup olmadığı şu gün bildiğiniz alleji testleri ile tespit edilemiyor sanıyorum. En basitinden bir çok kişi izmarit iğnesinin battığı yerde bütün gün ağrı oluştuğunu söyler oysa ben bu durumu hiç yaşamadım. diğer yandan beni defalarca iskorpit soktu çok canım yanmıştı ama şimdi soktuğunda sadece iğnenin batma acısını duyuyorum zerk ettiği madde bende herhangi bir tepkiye neden olmuyor. Buna bağışıklık kazanmakta denebilir. Ancak bu durumu çok az kişiden duydum. İllede öyle olur diye bir kaide yok.
Arkadaşlar lütfen temkinli olun.
Yanılmıyorsam Ağustos ayının ortalarıydı. Tekirdağ iline bağlı Marmara Ereğlisi nde T.S.K. nın sosyal hizmet verdiği bir Özel Eğitim Kampında 10 günlük kısa tatilimi değerlendiriyordum. Orada bulunduğum her gün olduğu gibi iskele ucuna kurulmuş, oltamı salmış mırmır peşinde koşarken daha önceden tanıdığım, çok sevdiğim 40-45 yaşlarında değerli bir Astsubay ağabeyimi elinde oltası ile yanımda buluverdim. Merhabalaştık falan filan...Bu ağabeyimiz balık avı merakına yeni kapılmış, almış oltasını gelmiş. Tesadüfen de beni görünce sevinmiş..En azından olta tutmayı biliyorum diye
Ağabeyimizin takımı kendisine de öğreterekten güzelce hazırladım, oltasını yemledim teşekkür etti ve oltasını suya sallayıverdi..Oda bana iskele ucunda tam siper nasıl yatılması gerektiğini tekrardan öğretiverdi sağolsun
Tek tük mırmır geliyor, oltalar şenleniyor dediğim bi an kendi takımımı yemlediğim bir anda ağabeyimizin sevinç dolu " valla yakaladım yahu" diyen sesini duyduğumda ne yakaladı acaba diye baktığımda takımın ucunda sallanan trakonyayı farkettim " abi duuur..ellemeee" diye seslenmeye kalmadan abimiz balığı sanki biryere kaçacakmış gibi sıkıca tutmak üzereydi ve tuttuda..."uffff ulan" diyerek elinden fırlattığını gördüğümde iş işten geçmiş oldu. Trakonya çoktan sokmuştu elini..
Ben iğne deliğinden kan akıp akmadığına bakmaya kalmadan abimiz amma acıdı yahu yanıyo sanki demeye başladı. İlk sorduğum soru " abi kalp ile ilgili bir sağlık sorunun varmı" oldu. (kalp krizini tetikleyen bir özellliği vardır) evet vardı.. Derhal Tesisin revirine gittik. Bu arada soku bölgesi deniz suyu ile yıkanmış, steril olan bistüri ile yarım cm kadar hafifçe kesilmiş ve kanatılmış, revirde amonyak bulunmadığı için tek çare olan kendi idrarı kesi üzerine uygulanmıştı. Durumu pek umursamayan ve acısının azaldığını söyleyen ağabeyimiz zar zor ikna ile Çorlu Askeri Hastanesine sevk edildi. Sevk esnasında durumu kötüleşen ağabeyimizin asıl tıbbi yardımı aldığı hastanedeki doktorun sosyal tesis komutanı ile yapmış olduğu görüşmede ciddi bir hayati teklikenin atlatıldığı, yapılan müdahale için revir doktoruna teşekkür edildiği, ağabeyimizin sağlık durumunun iyi olduğu söylenmiş.
İşin aslı ise şu, ben ne yapılması gerektiğini biliyordum ancak tereddütlerim vardı Revirde görevli doktor ile Sennur Hn. ı telefon ile görüştürdüm ve Sennur Hn. sitemizde trakonya hakkında olan bilgileri gözden geçirerek tıbbi müdahale konusunda doktora elinden geldiğince bilgi vermişti. Doktorumuz yedek subay olduğundan ve ilk defa böyle bir durumla karşılaştığından bahisle ayrıca yardım için teşekkür etti.
Kısacası basit sandığımız bir balık sokmasının hangi durumlarda tehlikeli olabileceğini açıkça öğrenmiş olduk.
Lütfen bu zehirlenme türünü hafife almayınız. Ne olduğunu bilmediğiniz balığa çevrenizdekilerin "bişey olmaz" demesine aldırmadan temkinli yaklaşınız. Balık türlerinin barındırdığı salgıların hangisine allerjiniz olup olmadığı şu gün bildiğiniz alleji testleri ile tespit edilemiyor sanıyorum. En basitinden bir çok kişi izmarit iğnesinin battığı yerde bütün gün ağrı oluştuğunu söyler oysa ben bu durumu hiç yaşamadım. diğer yandan beni defalarca iskorpit soktu çok canım yanmıştı ama şimdi soktuğunda sadece iğnenin batma acısını duyuyorum zerk ettiği madde bende herhangi bir tepkiye neden olmuyor. Buna bağışıklık kazanmakta denebilir. Ancak bu durumu çok az kişiden duydum. İllede öyle olur diye bir kaide yok.
Arkadaşlar lütfen temkinli olun.
