bilge kağan
Üye
- Yaş
- 50
- Şehir
- OSMANİYE
- Favori Kamış
- lineaeffe rapid cx spin 2.05, DAM 2.40, okuma V system 2,40 spin
- Favori Makina
- okuma trio 30s, okuma avenger 30a, Okuma Raw 65, daiwa sweepfire E 4000
- En iyi avı
- alabalık 3 kg, turna 2 kg, levrek 3 kg, çipura 1,2 kg, zargana 95 cm ( 990 gr. )
- İsim
- bilge kağan tomas
fatih abi ben önceleri çeşitli orta ve alt sınıf makinelerin üst model makinelerinden almıştım. 10 bilyalı olduğu söylenen 30luk bir makina 1 kg.lık alabalıkta zorlanıp kol dönmez olunca kızdım ve eve atıp bir daha kullanmadım. okuma avenger 30'luk makina aldım, bununla 2-2,5 kg civarında alabalıkları, 3 kg.lık levreği zorlanmadan çektim. o boydaki alabalığın mücadelesini yakalayan bilir.
geçen yıl da at çekte, bana hediye olarak gelen daiwa sweepfire makinayı kullanmaya başladım. tek bilyalı, hafif kullanımı rahat 40 TL.lik bir makine. ama hep korkarak attım çektim, ya büyük balık yakalanırsa bu makine ile ne yaparım diye düşündüm. düşündüğüm gibi oldu, ama korktuğum gibi olmadı.
sonbaharda su üstü ile bir 5 kg civarı olduğunu sandığım bir akya yakaladım. kalamayı ayarlayarak epeyce mücadele ettim. makinede herhangi bir kilitlenme vs. olmadı. balığı kıyılatmaya başladığımda, barınak girişinde olduğumdan, balığın üzerine doğru gelen bir tekneden misinayı kurtarmak isterken kalamayı tam sıktım ve kendi hatam tüzünden bir kafa darbesi ile lider misinayı kırdırdım.
yine aynı makine ile geçenlerde bir vatoz yakaladım, oldukça büyüktü, hatta rapor da açmıştım. o balıkla yarım saat mücadele ettim ve makine yine beni yarı yolda bırakmayıp koca vatozu kıyılattı.
bu olayların ardından şahsi fikrim şu oldu : herhangi bir markanın cancanlı, bilmem kaç bilyeli yüksek modelini almaktansa, belli başlı markanın tek bilyalı, en alt sınıfını alırım.
not : geçenlerde bahsettiğim daiwa makinayla birlikte denize düştüm. kendimi kurutma, fotoğraf makinesi ve telefonlarımı kurtarma telaşı ile makineyi temizlemeyi unuttum. bir gün sonra aklıma geldi, söktüm, içi deniz suyu doluydu, yıkadım, kuruttum, hala zerre kadar pas yok ve kolu yağ gibi dönüyor.
geçen yıl da at çekte, bana hediye olarak gelen daiwa sweepfire makinayı kullanmaya başladım. tek bilyalı, hafif kullanımı rahat 40 TL.lik bir makine. ama hep korkarak attım çektim, ya büyük balık yakalanırsa bu makine ile ne yaparım diye düşündüm. düşündüğüm gibi oldu, ama korktuğum gibi olmadı.
sonbaharda su üstü ile bir 5 kg civarı olduğunu sandığım bir akya yakaladım. kalamayı ayarlayarak epeyce mücadele ettim. makinede herhangi bir kilitlenme vs. olmadı. balığı kıyılatmaya başladığımda, barınak girişinde olduğumdan, balığın üzerine doğru gelen bir tekneden misinayı kurtarmak isterken kalamayı tam sıktım ve kendi hatam tüzünden bir kafa darbesi ile lider misinayı kırdırdım.
yine aynı makine ile geçenlerde bir vatoz yakaladım, oldukça büyüktü, hatta rapor da açmıştım. o balıkla yarım saat mücadele ettim ve makine yine beni yarı yolda bırakmayıp koca vatozu kıyılattı.
bu olayların ardından şahsi fikrim şu oldu : herhangi bir markanın cancanlı, bilmem kaç bilyeli yüksek modelini almaktansa, belli başlı markanın tek bilyalı, en alt sınıfını alırım.
not : geçenlerde bahsettiğim daiwa makinayla birlikte denize düştüm. kendimi kurutma, fotoğraf makinesi ve telefonlarımı kurtarma telaşı ile makineyi temizlemeyi unuttum. bir gün sonra aklıma geldi, söktüm, içi deniz suyu doluydu, yıkadım, kuruttum, hala zerre kadar pas yok ve kolu yağ gibi dönüyor.