Uzaktan kumandalı tekne

Model helikopter pilotuyum (pilotuydum) uzun süre bu işi yaptım ve hong kong'dan sipariş verip 3 haftada elinizde olan 9 kanallı 70 dolarlık Turnigy 9x 9c kumanda ile 2 km uzaktaki bir helikopteri kontrol edebiliyorsunuz ister su üstünde ister karada frekans çakışması kesinlikle olmuyor...



Serdar abi herşey bir kamera ile aşılır bu işler gerçekten çok kolay sadece maddiyat önemli ayrıca benim yukarıda bahsettiğim taktik ile senin imkansız dediğin herşey çok kolay halledilebilir.
Dahada fikiri geliştirmek istenirse :

Normal at-çek yada surf setimizdeki, ileriye atmak istediğimiz sahte yada kurşun tekneye monte edilen özel bir platform yardımı tutturulur. Götürülmek istenen yere götürülür ve bir servo kolu ile BIRAK komutu verilebilir yani altı açılabilir yada platform bir kamyon kasası gibi sahteyi yada kurşunu suya bırakabilir.

Burada önemli olan güzel bir kumanda ve geniş bir tekne. Fakat kumandanın hava ısısını ölçen, gps ve hız göstergesi vs vs.. özellikleri olması lazım bu kumandalar 1.500-2000 dolardan başlıyor... Dediğim gibi herşey para ve herşey çok kolay çözülür...

Elbette. Kurşunu (yada zargana topunu, boiliyi vs.) istenilen yere götürüp bırakmak çok daha kolay şekillerde halledilebilir. Servoya bile gerek yok. Aç makineyi, sal tekneyi denize. İstediğin yere ulaşınca, kapat, çek kurşunu, düşsün kendisi suya, hepsi bu.

Ama bu teknenin arkasına bir yem takıp sürütme yapacağım denirse, o zaman iş zorlaşıyor. İmkansız değil elbette, fakat maliyet bir hayli çoğalıyor.

Dediğim gibi, uzaklara kurşunu götümekse mesele, en iyisi uçurtma kullanmayı öğrenmek. Teknik olarak uçurtma, rüzgar tam denizden kıyıya doğru olmadığı sürece, yandan vs. estiği halde, açığa uçurulabilir.

kitefishingrig.jpg
 
Selim abi, burada görülen teknelerle, bahsedildiği gibi bir av yapmak -maalesef- hayal sadece.

Sorun menzil değil. Onu aşmak gayet mümkün. Vakit konusuda aşılabilir. Fakat şöyle sorunlar var, bununla balık tutmak istenirse.

Birincisi tasmalama sorunu. Bu teknelerin hız ve cürümleri, büyük bir balığı tasmalamaya pek yetmeyebilir ki genelde de yetmez.

İkincisi, boşluk vermeden nasıl çekeceksiniz? Basitçe, diyelim levrek tuttunuz bununla, bir boşluk bulursa, galsamasının nasıl keskin olduğunu bize tecrübe ettirmesi kaçınılmaz olacaktır.

Bir diğer sorun ise, ya arıza çıkarsa? Gölde, en azından küçük bir gölde, arıza yapan tekne belli bir kıyıya ulaşacaktır, sadece biraz beklemek yeter. Ama denizd eulaşacağı yer, pasifiğin ortası olabilir.

Bunlar hiç aşılamaz sorunlar değil. Fakat burada gösterilen, bahsedilen modellerle aşılması zor olan sorunlar.

Bunları nazara alarak, bu işi yapacak daha müştemilatlı bir tekne yapılması lazım. Yapılması diyorum, zira piyasada bulmak pek kolay değil.

Bu durumda, teknenin fiyatının ufak bir kayığın fiyatından yüksek çıkabilecek olması durumu var. Durum çetrefilleşiyor. O zaman ne yapmak lazım?

Eğer ciddi ciddi açığa bakmak, baya sürütme avı yapmak filan düşünülüyorsa, en makulü, bir kamyon şamurelinden filan, ciddi ciddi bir bot yapmak olacaktır. Üzerine de elektrikli bir olta ve kamış yerleştirmesi elzem olacaktır. Öyleki kalama ayarı filan olabilen, hızlı tepki veren, kalite bir şey.

Tabi bunu gezdirecek kocaman bir motorda gerekecektir.

Sonuçta olay, model tekne değilde, sadece uzaktan kumandalı tam tekne durumunda dönüşecektir.

Eğer, 500m ötedeki balığı avlamak istiyorsak, tekne değilde, uçurtma kullanmayı öğrenmenin çok daha faydalı ve ucuz olacağını düşünüyorum.
Serdar Ben zaten uzaktaki botun üzerine bir clips ile misinanın tutturulması ve istenilen mesafeye ulaşınca misinayı çekip sahteyi yada yemi suya düşürüp,normal avlanıyormuş gibi kamış ile makinayı kulanalım diyorum,bu sayede kamışın boyu ağırlığı atarı velasıl herşeyi ile bize biraz avantaj sağlar gibime geliyor,tabiki böyle işleri kendi bilgin ve becerin ile yaparsan ucuza gelir yoksa çok yüksek fiyatlar verip alırsak seninde dediğin gibi değmez, şuda var normal bir kayık aldığımız zaman,kayığı bırakabileceğimiz yer lağzım,bu yer içinde bir miktar para,bu devamlı lağzım,halbuki bir metre boyundaki bu maket kayık için fazla bir yere ihtiyaç olmaz,tabiki biz teoride olur diyoruz,pratikte herşey değişebilir...
 
Elbette. Kurşunu (yada zargana topunu, boiliyi vs.) istenilen yere götürüp bırakmak çok daha kolay şekillerde halledilebilir. Servoya bile gerek yok. Aç makineyi, sal tekneyi denize. İstediğin yere ulaşınca, kapat, çek kurşunu, düşsün kendisi suya, hepsi bu.

Ama bu teknenin arkasına bir yem takıp sürütme yapacağım denirse, o zaman iş zorlaşıyor. İmkansız değil elbette, fakat maliyet bir hayli çoğalıyor.

Dediğim gibi, uzaklara kurşunu götümekse mesele, en iyisi uçurtma kullanmayı öğrenmek. Teknik olarak uçurtma, rüzgar tam denizden kıyıya doğru olmadığı sürece, yandan vs. estiği halde, açığa uçurulabilir.

http://www.myfishingkites.com/wp-content/uploads/2012/09/kitefishingrig.jpg

1- Uçurtma işine girilirse seninde değindiğin gibi dualarla avlağa gidilir (Allahım lütfen rüzgar istediğim yönde essin) :)

2- Şöyle birşeyi unutuyorsun Serdar abi, ben 1.5 metrelik helikopterler kullandım ve en fazla 100- 110 metre ileriden görünebiliyorlar ki bunlar havada iken ve üzerlerinde bolca göz uyarıcıların bulunduğu halde. Fakat söz konusu 1 metrelik tekne ve denizdeki dalga olunca bu mesafe çok çok düşüyor. "e ozaman 2 metrelik yapalım" bu seferde taşınma sıkıntısı oluyor. en güzeli ağır 70 cm'lik bir tekne yapıp kamera ile yönlendirmek. işte ozaman iş misina uzunluğuna kalır :) reeling
 
Serdar Ben zaten uzaktaki botun üzerine bir clips ile misinanın tutturulması ve istenilen mesafeye ulaşınca misinayı çekip sahteyi yada yemi suya düşürüp,normal avlanıyormuş gibi kamış ile makinayı kulanalım diyorum,bu sayede kamışın boyu ağırlığı atarı velasıl herşeyi ile bize biraz avantaj sağlar gibime geliyor,tabiki böyle işleri kendi bilgin ve becerin ile yaparsan ucuza gelir yoksa çok yüksek fiyatlar verip alırsak seninde dediğin gibi değmez, şuda var normal bir kayık aldığımız zaman,kayığı bırakabileceğimiz yer lağzım,bu yer içinde bir miktar para,bu devamlı lağzım,halbuki bir metre boyundaki bu maket kayık için fazla bir yere ihtiyaç olmaz,tabiki biz teoride olur diyoruz,pratikte herşey değişebilir...

Aynen katılıyorum. Bir referans olması için, bahsedilen kurşunu alıp götürecek ve bırakıp dönecek bir teken olarak, 60cm'lik bir şey kafi geliyor hayli hayli. LiPo piller ve uskurlu sistem kullanılırsa, maliyet azıcık artsada, zamandan vs. çok kazanmak mümkün.

Peki nedir maliyet? Kendiniz yaparsanız, 300TL civarı bir maliyeti olacaktır.
 
Şöyle bir ihtimal (fazla hayali olabilir) kablolu oyuncak teknenin kablosunu uzatarak boş bir alanda kullanamaz mıyız? Tabi bu sadece sahteyi veya kurşunu ileride bırakmak suretiyle olabilir, kablo ve misina karışmasın diye.
 
Şöyle bir ihtimal (fazla hayali olabilir) kablolu oyuncak teknenin kablosunu uzatarak boş bir alanda kullanamaz mıyız? Tabi bu sadece sahteyi veya kurşunu ileride bırakmak suretiyle olabilir, kablo ve misina karışmasın diye.

kablonun metresi arttıkça direnci de artacak, iletkenliği azalacaktır.
 
1500 lira çok pahalı be Hakan. :p :eek: O fiyata bot alınır. 1 kiloluk balık için 2 metre tekne çok büyük değil mi Hakan usta? :confused: :confused: :confused: 2 metre, dile kolay......
Nerdeyse polyester tekneye uzaktan kumanda takma seçeneğini düşündürtecek. :D:D:D hihi

Bende işyerinde açan sitelere kabaca baktım 300 - 350 tl'ye 63 cm 25 mil yapan tekneler var mesela... :D

Ben kabaca yanlara birer tane 2 litrelik pet şişe bağlasam, şişeler suya değmese ama balık binerse tekneyi tutmak için destek olsa, yarım saat balığı yorunca tekneyle rahat alınabileceğini düşündüm ama ben mi yanlış düşündüm :confused: Yoksa ilk avda tekne mortingen mi olur.

Sahilde değil, kapalı havzada kullanacağım mesela. Denizle pek mücadele etmeyecek diyelim aldığım tekne?

volkan abi merhaba,

63cm lik tekne kabuk kaç kg lik kuvvete dayanabilir. takribi ağırlığının 400/500 gram olduğunu düşünüyorum. aryıca burada önemli olan hız değil, minumum tüketim maksimum güç/tork bunları eski tip, oyuncaklarımızda kullandığımız 380/540 size fırcalı motorlar ile karşılamak mümkün değil. kabuğu iki metre yapmak ile, 63cm lik kabuğa iki adet 1,5 litrelik hava almayan pet şişeyi gövdeye bağlamak arasında balığın uygulayacağı kuvvete dayanmak direnç olarak eşit olabilir. pet şişe bağlamak çok büyük destek sağlayacak ve kg üzeri balık batıramaz ama sizde o balığı kıyıya alamazsınız, neden diyecek olursanız, 63 cm lik kabuk. yeterince ağır değil, yeterince büyük motoru yok, o pervenenin pich acıları ve yaprak sayılırı yeterlimi? 50cc mobiletler maksimum 100 km gidiyor 125 cc mobiletlerde maksimum 110km gidiyor aralarında dehız farkı yok belkide 50cc mobilet daha devirli, ama aralarında tork farkı var, rampaya gelince yada ağırlık yüklenince aradaki fark belli oluyor. 125cc motor farkı ortaya ozaman cıkıyor.

benim bahsettiğim kabuğun kaldırma kuvvetti, bunu 63cm lik kabuğa pet şişe bağlıyarak eşitleyebilirsiniz. ama bahsettiğim motorun çekme kuvveti, sizin düşündüğünüz tekneden farklı, kabuk büyük olmalı kaldırma kuvveti uygulayabilmeli, tekne kısmen ağır olmalı olduğu yerde saymadan motorun yada pervanenin uyguladığı kuvvete cevap verebilmeli.

elektrikli motorlarda önemli olan şarzınızın uzun süre dayanabilmesi bunun içinde düşük devir motor ve yüksek amper pile ihtiyaç var. ben kabuğu 2metre dedim diye 2metre olması şart değil, daha geniş daha kısa botlarda uygulanabilir ama 1metrenin altında botlardan fayda sağlanabileceğini çok düşünmüyorum. tekne kısmen ağır olmalı.
 
arkadaş benim bildiğim kadarıyla kumanda freknasları iki tip kendi aralarındada ayrılıyorlar ama hiç önemli değil mantık şöyle,

Am/Fm frekanslı kumandalar 60/70 engelsiz, parazitsiz ortamda ise 100metreye kadar çıkabilir, am/fm kumandalardaki enbüyük handikap menzil dışına çıktığında soh aldığı komutta kalır ve oşekilde devam eder, harici failsafe muhakkak kullanılmalıdır. bir nevi emergency dir.
dsm/dsm2 frekansla çalışan kumandalar 1000 metre civarında parazitsiz ortamda ise 2000 metreye kadar çıkabilmektedir. metreler +/- olabilir bu çok teknik bir olay. kullanılan ekipmanın marka modeline ve kalitesine göre değişir. dsm kumandaların coğunda dahili failsafe vardır.

not: dsm/dsm2 kumandaların menzili önemli değildir. önemli olan kullanılan aracın 500 metre mesefedaki kontrol edilebilirliğidir. örnek vermek gerekirse 60cm boyutundaki helikopterimi 150/200 metreden sonra kontrol etmekde zorlanıyorum çünkü havadaki hareketlerini ve durumunu çok net göremiyorum. botlar daha stabil olduğu için 60 cm lik bir botu maksimum 300/400 metre civarında kontrol edilebielceğini düşünüyorum.
 
arkadaş benim bildiğim kadarıyla kumanda freknasları iki tip kendi aralarındada ayrılıyorlar ama hiç önemli değil mantık şöyle,

Am/Fm frekanslı kumandalar 60/70 engelsiz, parazitsiz ortamda ise 100metreye kadar çıkabilir, am/fm kumandalardaki enbüyük handikap menzil dışına çıktığında soh aldığı komutta kalır ve oşekilde devam eder, harici failsafe muhakkak kullanılmalıdır. bir nevi emergency dir.
dsm/dsm2 frekansla çalışan kumandalar 1000 metre civarında parazitsiz ortamda ise 2000 metreye kadar çıkabilmektedir. metreler +/- olabilir bu çok teknik bir olay. kullanılan ekipmanın marka modeline ve kalitesine göre değişir. dsm kumandaların coğunda dahili failsafe vardır.

not: dsm/dsm2 kumandaların menzili önemli değildir. önemli olan kullanılan aracın 500 metre mesefedaki kontrol edilebilirliğidir. örnek vermek gerekirse 60cm boyutundaki helikopterimi 150/200 metreden sonra kontrol etmekde zorlanıyorum çünkü havadaki hareketlerini ve durumunu çok net göremiyorum. botlar daha stabil olduğu için 60 cm lik bir botu maksimum 300/400 metre civarında kontrol edilebielceğini düşünüyorum.

66 cm'lik trex 450'yi 60 metreden sonra kimse göremiyor üstadım. Ben gözlük kamera kullandığım için rahat oluyor tabi fakat, 60 cm'lik bir botun 300-400 metreden kontrol edilmesi imkansız gibime geliyor. idk
Mesela bu benim ilk gözağrım hk 450 pro tt. 64 cm uzunluğunda videoda gayet net görünüyor fakat ben kontrol ederken görmekte bile zorlanıyorum ki en uzağa gittiği mesafe 60 metre bile yok :)
http://www.youtube.com/watch?v=vfEfc0xF34s
 
66 cm'lik trex 450'yi 60 metreden sonra kimse göremiyor üstadım. Ben gözlük kamera kullandığım için rahat oluyor tabi fakat, 60 cm'lik bir botun 300-400 metreden kontrol edilmesi imkansız gibime geliyor. idk
Mesela bu benim ilk gözağrım hk 450 pro tt. 64 cm uzunluğunda videoda gayet net görünüyor fakat ben kontrol ederken görmekte bile zorlanıyorum ki en uzağa gittiği mesafe 60 metre bile yok :)
http://www.youtube.com/watch?v=vfEfc0xF34s

evet 450 size bir helikopter 100 metre çapında güvenli bir uçuş sahası var, menzil arttıkça artık konrol gözde değil refkles ve parmaklarda,

tevfik abinin fuarda çektiği ve paylaşmış olduğu botlar 300 metrelerde kontrol edilebilir. boyut olarak, enine ve boyuna çok büyük. 100cm civarında ve suda stabil ve yavaş hareket ettiği için kontrolü helikopter gibi düşünme model arabalardan bile çok daha kolay, yanlış anlaşılmasın model araç kullanmakta okadar kolay bişi değil :D
 
evet 450 size bir helikopter 100 metre çapında güvenli bir uçuş sahası var, menzil arttıkça artık konrol gözde değil refkles ve parmaklarda,

tevfik abinin fuarda çektiği ve paylaşmış olduğu botlar 300 metrelerde kontrol edilebilir. boyut olarak, enine ve boyuna çok büyük. 100cm civarında ve suda stabil ve yavaş hareket ettiği için kontrolü helikopter gibi düşünme model arabalardan bile çok daha kolay, yanlış anlaşılmasın model araç kullanmakta okadar kolay bişi değil :D

Tekne olayında, bunlar çok fazla sorun değil. Bir dürbün alınabilir. Tekneye bir GPS takılabilir vs. vs. aşmak kolay bulma sorununu (belki biraz maliyet getirir).

Mesafe sorunu da pek önemli değil. 1km mesafeye ulaşacak 255 kanal kumandayı 150TL'ye mal edebilirsiniz.

Yeterki, hazırlop düşünmeyip, havyayı ele almayı göze alın.
 
Tekne olayında, bunlar çok fazla sorun değil. Bir dürbün alınabilir. Tekneye bir GPS takılabilir vs. vs. aşmak kolay bulma sorununu (belki biraz maliyet getirir).

Mesafe sorunu da pek önemli değil. 1km mesafeye ulaşacak 255 kanal kumandayı 150TL'ye mal edebilirsiniz.

Yeterki, hazırlop düşünmeyip, havyayı ele almayı göze alın.

Aynen Serdar abicim. Son noktayı koydun :thumb:
 
Teknenin batacağından adım gibi eminim tabi istavrit gelmezse
 
mersin limaninda denemislerdi, 150 200 metre menzile kadar ilerletiyorlardi
gunlerce sirti cektiler
ancak hic siftahi yok simdiye kadar
 
Back
Yukarı