Serdar abi, bahsettiğin konuda haklısın ama benim yaptığımla bağdaşmıyor.

Bana sorulanlar catana almayı düşünüyorum alıyım mı? Spinde avlayacağım türler bunlar bunlar... makinem 2500'lük mü olsun 4000'lik mi? ve bu gibi sorular.
Bende kendi kullandığım makine boyutları kamış atarları vs.. hakkında takımlarımın markasını değil atarlarını, makine boyutlarını söyledim.
Bunlar tabii özelden olan yazışmalar. Eğer makinelere bakmamı söylüyorsan buraya Decatlon'daki indirimi Tevfik abi yazmış üzerine gidip baktım, inceledim. Fiyatlardan ve olan indirimden haberdar etmek istedim.
Geçen hafta bir makine almıştım, ben o yüzden almadım ama bu indirimden faydalanmak isteyen yada yararı olacak kişiler bilsin faydalansın diye fiyatlarını yazdım. İndirimde bir Daiwa ya Mitchell görseydim onuda yazardım emin olabilirsin...

Eminim böyle bir konuda sende şahit olsaydın burada paylaşırdın.
Amaç hepimizin aynı yardımlaşmak değil mi? Evet eğer technium hakkında bilgi almak için Tevfik abiye sormaksa, konu içinde sormak yeni bir konu açmaktansa daha kolay geldi. Bir soru bir cevaptı benimki, yanlışsa haklısın.
Ama şunu almalısın diye bir etkileme, yada baskı varsa ben yazdıklarım arasında göremedim...
Fatih, ben sana şunu yada bunu dedin demedim zaten.
Önemli olan burada yapılan hatayı görebilmek. Bu şekilde, aman ben illa shimano (veya daiwa, veya okuma) alıcam diye gitmemek.
Bir diğeri de, kandi standartlarında memnun kaldığı bir şeyin, herkese uyacağını düşünmek. Senin elinden 15 çeşit makine geçer senede, dersin ki,... Bu yaklaşımda hatalıdır külliyeten. Önemli olan, bir makinenin eksisi artısı ile ne olduğudur. Bunu söylemek, belirtmek gerekir.
Eh, ben X senedir kullanıyorumda, 150gr kurşunu sarıyorum boğazda da... Eee, bende Laserfish diye, Ultegra'nın çeyreği ederinde bir makine ile sarıyordum gayet güzel 150gr kurşunu, bu mu yani ölçüt? Eğer olayın buysa, ne para veiryorsun o kadar, git al bir tane okuma, laserfish filan, o da sarıyor o kadarını... İnanmayan gelir görür, duruyor o makine hala evde.
Sen Ankara'da göle gideceksin. At çek ile tutacağın şey belli. Sana lazım olan burada namı geçen makinelerin hiç biri değil aslında.
85 TL. Belki bunun Daiwa'sını, Shimano'sunu alırsın, o ayrı. Ama senin derdini en güzel çözecek alet işte bu. fiyatı da uygun. Bunun kabiliyeti burada sayılan makinelerin hepsinden çok daha fazla o meralarda.
Kısaca, ortadaki yanlış, Shimano, Daiwa kavgası değil zeten. Bu kavgaya bakarsak, ee, nesi var Shimano'nun dediğinizde, cevap belli: Ben çok memnunum, 150gr kurşunu sarıyorum boğazda.
İyi de, bizde var 7-8 tane daiwa. Gören görmeyen sanacak, kamışın üstüne bir sele taktırdık, makineyede bir pedal bağladık, bisiklet gibi çevirebiliyoruz ancak bizim Daiwa'ları. Memnunluksa, bizde memnunuz, bizde sarıyoruz o kurşunu. Böyle kıstas mı olur, ben memnunum, sen memnunsun?
Bari elle tutulur bir şey söylede, bilelim, öğrenelim. Mesela dedik ki, Sahara, Stradic vs. de bilinen bir mesele vardır. Amanda kara çalıyormuşuz, çamur at iz kalsın diyormuşuz gibi çıktı elemanlar hemen. Evet, aynı problem Stlella'da da var, ama nadir oluyor etkisi. Nedir problem, Friction Ring denen, tel açıkken rotorun dönmesini engelleyen plastik bir halka var, onun halt işlemesi. Ama hiç bunu soran bile olmadı. Fakat sen şusun busun diye bir ton laf işittik.
Diyoruz, kullanımda farkedersin. Abi neden farkederiz, nasıl farkederiz diyen yok. bizi Shimano karalayıcısı ilan etmekten başka bir şey yapmıyor millet. Resmen totem etmişler shimano'yu, birde secdeye gidecekler nerdeyse...
Bizde onlarla onların dilinden konuşuyoruz işte, hepsi de bu sevgili fatih.