Zargana beklerken gelenlere bakın

tebrikler yakup abi çok güzel balıklar şans diye buna derim işte eline sağlık bide afiyet olsun yarasın:)
 
Aslında bu sorunun cevabını tam olarak vermeme olanak yok. Epeydir Marmarada avlandığım yok. Fakat izlediğim kadarıyla ve benim genel yaklaşımımı da katarak şu öneride bulunabilirim.

Ufukta Kalkan var olduğuna göre, gelebilecek tüm iri balıkları da hesaba katarak ; 3 adet 50 şer metre 0.80 misina sarılmış kasnağa, 150 gr kurşun ve bir karış köstekle 1 no kalaylı kanca bağlanmış olta hazırlansa;
eğer balık inceyse (14 cm den) bütün olarak sırtından, iriyse uygun büyüklükte dilimlerle istavrit ile yemlense ve 30 metreden açığa elle fırlatılarak oltalar birbirinden 10-20 metre arayla kıyıya serilse
Bunlar orada öylece yatarken 1 saatte bir çekilip yemler yenilense, bu beklemede sıkılmamak için;
2. tip olta olarak; elinizdeki kamış makara takımına 0.30 bedene uygun mırmır takımı (üç köstekli, kancalar orta irilikte olsun, arada barbun izmarit ısparoz alabilmek için)
boru kurdu, teke karides, midye içi, olmadı sardalya dilimi ile yemlenip elde daim tutulsa...

3. tip olta olarak bir zargana oltası da at çek yapmadan ileri atılıp öylece bırakılsa.

tatmin edici bir av yapmak mümkün olabileceğini sanıyorum.


ist balıkcısı demiş ki:
yakup abi sana bir şey sormak istiyorum . ben hafta sonu sahilden avlanmayı düşünüyorum(marmara da). su sıcaklığı 14 derece civarında yaklaşık derinlik 1,5-2 metre arası bu şartlarda mırmır,ispari,lüfer,kalkan tutma olasıkları ne kadardır sence
 
Son düzenleme:
karayel demiş ki:
"Şu sıralar"... İlahi Ömer Reis. :D
Yaw ben biliyorum genel gurur ünvanını senin elinden almama olanak yok, işte beni idare edin arada sırada böyle çıkışlar yaparım :D
Hemşerim Kurban bayramında son Cumartesi günü uygunsanız bir araya gelip su kenarında bir yerde hamsi partisi düzenleyelim. Dört beş kişi olduk. Hem sohbet eder, hem de olta sallarız.


Ben varım..nerde,nezaman,ocak ayında balık olan su kenarı neresi ise gidelim malı götürelim..;)
 
Mesela:
Dereköy olabilir, Kalkan ve zargana çıkar.
Derbent olabilir, TS levreği olur, gökkuşağı olur, göl evi kuruluktur, hava kötüyse ıslanma üşüme derdi de olmaz.
Olmadı bi çay kenarına gider avcılığı serbest olan sarıbalık avlarız.

Yani hep beraber bi karara varırız alternatifler bir dökülse ortaya.

sanalbalıkcı demiş ki:
Ben varım..nerde,nezaman,ocak ayında balık olan su kenarı neresi ise gidelim malı götürelim..;)
 
karayel demiş ki:
Mesela:
Dereköy olabilir, Kalkan ve zargana çıkar.
Derbent olabilir, TS levreği olur, gökkuşağı olur, göl evi kuruluktur, hava kötüyse ıslanma üşüme derdi de olmaz.
Olmadı bi çay kenarına gider avcılığı serbest olan sarıbalık avlarız.

Yani hep beraber bi karara varırız alternatifler bir dökülse ortaya.

Sevgili Yakup abi alternatifleri değerlendirelim en uygun yeri buluruz nasıl olsa. Ama Derbentteki göl evi hatırlarsan geçen sene kapalıydı. Muhteelen bu sene de öyle olacaktır. Ama yinede kapıdan göl evine kadar azıcık yol yürüyerek orasıda olabilir. Birde Çarşamba ayvacık olabilir. Ama benim favorim bir çay kenarında ÇÖRÜŞ tutmak :D :D :D
 
Ayvacık evet neden olmasın.
Zaten sana sormuyorum kardeşim, iyi ki en iri çörüşü tuttun.:)) Nerdeyse turnadan vaz geçip çörüşcü olacaksın.

Taylan demiş ki:
Sevgili Yakup abi alternatifleri değerlendirelim en uygun yeri buluruz nasıl olsa. Ama Derbentteki göl evi hatırlarsan geçen sene kapalıydı. Muhteelen bu sene de öyle olacaktır. Ama yinede kapıdan göl evine kadar azıcık yol yürüyerek orasıda olabilir. Birde Çarşamba ayvacık olabilir. Ama benim favorim bir çay kenarında ÇÖRÜŞ tutmak :D :D :D
 
valla süper av olmuş toprağım, tebrikler...
 
Nasıl da zevklidir palamutları ince zargana takımıyla çekmek tahmin edebiliyorum hocam.
Geç kalan balıkların Boğaz'dan çıkamayacağını söylemişsiniz. Bunun nedeni nedir acaba?
Bir de son birkaç senedir yavru palamutun bu kadar bol olmasını neye bağlıyorsunuz?
 
Harika bir av olmuş tebrikerl afiyet olsun ;)
 
Çok güzel bir av özellikle o şamandıranın dibe gidişi felan çok heyecanlı düşünsenen ne geliyor yahu!! adranelin çok yüksek:)
 
karayel demiş ki:
Aslında bu sorunun cevabını tam olarak vermeme olanak yok. Epeydir Marmarada avlandığım yok. Fakat izlediğim kadarıyla ve benim genel yaklaşımımı da katarak şu öneride bulunabilirim.

Ufukta Kalkan var olduğuna göre, gelebilecek tüm iri balıkları da hesaba katarak ; 3 adet 50 şer metre 0.80 misina sarılmış kasnağa, 150 gr kurşun ve bir karış köstekle 1 no kalaylı kanca bağlanmış olta hazırlansa;
eğer balık inceyse (14 cm den) bütün olarak sırtından, iriyse uygun büyüklükte dilimlerle istavrit ile yemlense ve 30 metreden açığa elle fırlatılarak oltalar birbirinden 10-20 metre arayla kıyıya serilse
Bunlar orada öylece yatarken 1 saatte bir çekilip yemler yenilense, bu beklemede sıkılmamak için;
2. tip olta olarak; elinizdeki kamış makara takımına 0.30 bedene uygun mırmır takımı (üç köstekli, kancalar orta irilikte olsun, arada barbun izmarit ısparoz alabilmek için)
boru kurdu, teke karides, midye içi, olmadı sardalya dilimi ile yemlenip elde daim tutulsa...

3. tip olta olarak bir zargana oltası da at çek yapmadan ileri atılıp öylece bırakılsa.

tatmin edici bir av yapmak mümkün olabileceğini sanıyorum.

teşekkürler abi en azından denemeye değer.
 
Merhaba Emre;
Bu yıl daha Temmuzun sonunda gördük ki palamut ve lüferin iki farklı boyda yavrusu var ve ayrı sürüler oluşturmuşlar. Bu partial üremenin işareti. Eğer suyun fizikokimyasal özelliklerli ve yem durumu uygunsa bu sık sık gözlenebiliyor.
Fakat nedense gerçek partial üreme özelliğindeki (mesela çupra) balıkların yavruları her şartta beslenip, farklı yada karışık sürüler halinde yaşamlarını devam ettirse de, Karadenize beslenme amaçlı gelen balıklardan yumurtadan geç çıkanlar bunu tam beceremiyor ve balıkçı ağzıyla kavruk kalıyorlar.

Beslenme rekabetinde geri kalıyorlar ve bir türlü semirme ve yağlanma fırsatı bulamıyorlar.

Balıklar göç ederken genelde akıntıların sırtına biner ve akıntı sayesinde yol alırlar. Bu da uygun rüzgarların yeterli miktarda esmensini gerektirir. Örneğin büyük pelajiklerin Marmaraya yönelişi kestanekarasıyla başlar.

Yetişemeyen geride kalır, gün dönümünde de uygun rüzgar olmasa (akıntı uygun yönde ve hızda oluşamaz) bir kısmı Karadenizde kalır.

Yetersiz semirmiş balıkların akıntıyı yakalaması ve kendilerini beslenmeye daha uygun sulara atmaları genelde mümkün olmuyor.

Benim acizane gözlem ve yorumlarım budur.

Emre Cide demiş ki:
Nasıl da zevklidir palamutları ince zargana takımıyla çekmek tahmin edebiliyorum hocam.
Geç kalan balıkların Boğaz'dan çıkamayacağını söylemişsiniz. Bunun nedeni nedir acaba?
Bir de son birkaç senedir yavru palamutun bu kadar bol olmasını neye bağlıyorsunuz?
 
Benim bildiğim; ocak ayında çarşamba kum ocakları turna,bafra barajı somon başka balık bilmiyorum..
 
Hocam, aklıma bişey gelmiyor söylenecek. Klasik olacak ama tebrikler:) Nedense palamutlar dilimlenmiş ve mangalın üzerine atılmış olarak göründüler gözüme. Acaba bunun öğle saati olmasıyla ilgisi olabilir mi?:D
 
Attım derin dondurucuya, Taylan kardeşime pehriz bozduracağım bunlarla... :D

Mehmet PEKMEZCİ demiş ki:
Hocam, aklıma bişey gelmiyor söylenecek. Klasik olacak ama tebrikler:) Nedense palamutlar dilimlenmiş ve mangalın üzerine atılmış olarak göründüler gözüme. Acaba bunun öğle saati olmasıyla ilgisi olabilir mi?:D
 
amatörötesi demiş ki:
Ben bunun yarısını tutsam, bizim hanım 6 ay gıkını çıkaramaz balığa gidiyorum diye, resmen şengen vizesi gibi mübarekler.

Tebrikler Üstad.


:D Aynen kelimesi kelimesine katılıyorum :D
 
Bende de henüz anne derdi var. Boş geldimi bi ton laf.
Evleneceğim insanlar peşin peşin konuşacam, bak sigaram içkim kumarım yoktur ama balığım vardır dolu dönmekte var boş dönmekte var karişmican dicem yoksa olmaz yani.
 
amd_athlon demiş ki:
Bende de henüz anne derdi var. Boş geldimi bi ton laf.
Evleneceğim insanlar peşin peşin konuşacam, bak sigaram içkim kumarım yoktur ama balığım vardır dolu dönmekte var boş dönmekte var karişmican dicem yoksa olmaz yani.

Emre Bey en kötüsü de binbir uğraş, güçbela, rüşvet vererek kaçmayı başarıyorsunuz ve birde 1-2 balık tutuyorsunuz (benim için rekor sayılıyor) huzurla eve geliyorsunuz ve ilk aldığınız cümle "aaa migrosta bu kadar küçük istavrit satıyorlar mı? " o an ipler kopuyor birden :D :D :D
 
Ah kardeşiiiim tek mesele eli boş dönmek olsa...
Sen keyfine bak şimdilik, sahilde olta atarken görüp tanışıp evlendiğin hanım bile sen balığa giderken olmadık bahaneler çıkartır meraklanma.
Mesela:
1- Bey balığa gideceğine şu musluğun contasını değiştir. (oysa siz o eve taşındınız taşınalı o musluk hep öyledir ve ailecek bu durumunu kabullenmiş 3-5 yıldır birlikte yaşamaya alışmışsınızdır)
2- Bu gün teyzemin bacanağının :) dayısının komşusunun nişanı var, oraya gitmemiz lazım.



amd_athlon demiş ki:
Bende de henüz anne derdi var. Boş geldimi bi ton laf.
Evleneceğim insanlar peşin peşin konuşacam, bak sigaram içkim kumarım yoktur ama balığım vardır dolu dönmekte var boş dönmekte var karişmican dicem yoksa olmaz yani.
 
Back
Yukarı