Aksine sizin favori makineniz var Serdar bey o da daiwa hani 30 yıldır kullanıyorsunuz ya işte o daiwalar favori makinalarınız. Hani bu şekil benim favorim yok sadece doğruları söylüyorum demenize gerek yok..Anlayan zaten anlıyor.
Ben kendimi bir modelle kral ilan etmiyorum bu modeli ve daiwa emblem yakından görmüş incelemiş biri olarak size de diyorum ki Daiwa emblem pro'nun fiyat ve kalite karşılığı budur. İncele tartışalım diyorum. Madem o kadar her yerde daiwa'yı övüyorsunuz.
Ayrıca demagoji yapmaya gerek yok ben kendimi kral ilan etmiyorum bildiklerimi paylaşıyorum(Bildiklerim çeşit ve model olarak kısıtlı olabilir,yeni gelişmelere ve de bilgilere kapalı olduğum manasına gelmez ama sizde görüyorum ki bazı gerçekleri anlamamak için çaba sarf ediyorsunuz.) ve sizin de o şekil yapmanızı tavsiye ederim. Her makine sorana al daiwa geç demek yerine.
Ayrıca ben makinalar dan bahsetmiyorum!!
Size daiwa emblemin, shimanoda ki karşılığını söylüyorum ve sizin gibi 1 kg ağırlıkla çalışmadı bu makine.
Buna karşılık sizin tavrınız al vitrine koy diyorsun..! Komik hakikaten
Ama bunun yerine bir inceleme koy ki biz de helal olsun serdar abiye,adam tüm ayrıntılarını çıkarmış sermiş önümüze.
Bunu da yapmıyorsunuz üstüne bir de küçümser tavırla yaklaşıyorsunuz ki bu noktada bilginizden şüphe ederim.
Sizin boğazda geçirdiğiniz seneler eskidir ama ne kadar kaliteli boğaz avcısısınız bilmediğim için yorum yapamam.
Bildiğim tek bir şey var
O da
Her eski olan kaliteli değildir, her yeni olan'da kötü veya bilgisiz değildir serdar bey..
Öncelikle, ben boğaz avcısı değilim. Boğazda da avlanan biriyim. Aradaki bariz bir fark var sanıyorum.
Emblem Pro, boğaz için kendini kanıtlamış bir alet. Mevcut Shimano'lar vs. hiç biri onun kadar iyi netice vermiyor. Bu tecrübeyle sabit.
Ama elimde daha başka bir sürü makine de var ve gerektikçe kullanırım. Örneğin, spin işi için Abu Garcia'dan şaşmam. Jigging ki pek sevmediğim bir şey, Raw 2'ler filan olur, onları tercih ederim.
Bir makinem olsun da, ne olursa olsun demem. Mesela, bir sebepten Marmaris'e giderim, vaktim artar, oradaki suya filan bakar, malzemeciden alır kamış vs. kullanır getirir eve koyarım. Burada da bir defalık demem, gene iyisi olsun, iş göreceği olsun derim.
Bu yüzden elimden bin çeşit makine geçer, geçiyor.
Dahası, herhangi bir teknik süper av yapıyor, bunu keşfettiysem, o teknikten soğurum artık, daha başkasını aramaya giderim. Derdim balık tutmak değil zira, kovam bile yok. Beni hep aynı taş(lar)ın üzerine, aynı takımı indirip, aynı mercanları veya istavritleri tutarken göremezsin hemen hiç.
Ha, bunun istisnası, lüfer avı olabilir genellikle. O sağı solu belli olmayan bir hayvan, her zaman yeniliklere müsait.
Hal böyle olunca, malzeme hakkında insan yeterinc etecrübe sahibi olabiliyor.
Shimano hakkında söylediklerien gelince. Fikirlerine elbette saygı duyarım, cidden. ama bu shimano hakkındaki fikirlerimin bunlar olduğunu değiştirmez.
Velakin, ben şu dünyadaki belki en az sabit fikirli adamımdır. Henüz Shimano için beni ikna edebilecek bir tek yorum çıkmadı. İşte mesele bu. "Çoook memnunum" denen çok makine, parçalanmış halde çekmecelerde yatıyor şu ara. Bu gibi bir kriterle, elime alıp defalarca hayal kırıklığı yaşadığım aletleri kabullenmem pek olası değil.