Ben şöyle düşünüyorum; eğer yurt dışındaki balıkların büyük olduğunu ve daha rahat tutulabileceğine inanıyorsak, bunun daha iyi denetlemeler ve yasalara uyulmak zorunda kalınması ile alakalı olduğunu anlamak zorundayız. Burada el kadar sazanı tutan adama kimse çıkıp bir şey demiyor, tamamen avcının insafına bırakılıyor. Oysa yurt dışında böyle bir şey yapmanız mümkün değil, tepenizde bitiverirler. Erol arkadaşımızın söylemiş olduğu bir şey var, dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Burada da balıklar boiliye yabancı diyor. Hepsini bir kenara bırakalım, bence sezon başlamadan avlağı yemlemek bile ciddi bir emek istiyor. İnsanlar bunun için vakitlerinden çalıyorlar ki, sezon açıldığında güzel balıklar onları karşılasın diye. Burada da Sabri yapıyor aynı şeyi biliyorsunuz. Aylar aylar öncesinden çuvallarla mısır taşıyarak yemleme yapıyor, hem de km.lerce giderek. Üstelik bunu gecenin bir yarısı yapıyor ki, sabaha kadar eve dönüp işine gidebilsin diye. Bence bu emekler göz ardı edilmemeli. Şu varki, ister meraya 1000 km uzakta olun, ister evinizin bahçesinde olsun, eğer sözkonusu balığı kandırmak ve onunla mücadele etmekse, bence herkes eşit durumdadır. Çok büyük balıklar orda olabilir ama tutmak da bir meziyettir. Ama derseniz ki hepimiz aynı mücadeleyi yapıyor ama netice itibari ile ne kadar uğraşırsak uğraşalım, dışarıda tutulan balık büyük bizim balıklar daha küçük oluyor diyorsanız, bence şartların eşitsizliğinden bahsederek birbirimizi kırmak yerine, denetimlerin artırılması için baskı oluşturmalıyız. Ve tabi bizler de çaba sarfetmeliyiz. Örneğin bigcarp arkadaşımızın 20 kg. altındaki balıkları avdan saymadığını söylüyoruz. Tahmin ediyorum ki, bu boyutun altındakileri suya geri bırakıyordur. Yani büyük balık için büyümesini bekliyor, çünkü oradaki balıkçılık kavramlarından biri de bu. Biz ne yazık ki burada bunu yapmıyoruz. Yanlış anlamayın arkadaşlar bunu yermek için falan söylemiyorum, mesela Mehmet 4 kg. balığı trofe sayıyoruz demiş, o balığı alıyoruz bizler. Geri salsak belki seneye çok daha büyük bir balık olarak tutulacak. Ama benden sonraki adam gelip alacak ben almazsam derseniz, işte o noktada denetim için baskı yapılmasını şart olarak görüyorum, değişmesi gereken çok şey var ne yazık ki. Ama bunu da yurt dışındaki arkadaşlarımıza yüklemek yanlış olur fikrindeyim. Balıkçılıkla ilgili, buradaki aksaklık ya da eksiklikler onların sorumluluğunda olan bir şey değil çünkü.