Eşkina avı
Eşkina ile tanışmam çocukluk yıllarıma rastlar. Trabzonda Küçük liman diye tabir ettiğimiz Faroz limanının iç mendireğinde kaya balığı peşinde koşarken görüp aşık olduğum bir balıktır. Güzelliğiyle denizlerin prensi, prensesidir kanaatimce. O zamanlar mavroşgil diye çağırırdık kendilerini. Eşkinada yem tercihim hep teke olmuştur. Trabzonda ganzilis diye tanıdığımız bu yem İstanbul da teke adı ile anılır. Teke kuyruk kısmından iğneye, ikinci boğumuna denk gelecek şekilde takılır. Böylece tekenin iç organlarına zarar verilmez. Zira tekenin canlı olması önemli bir avantajdır. Yem cazibesini korur böylece. Hatta bir tavsiye olması açısından, iğnelere teke aynı şekilde 2 şer tane takılırsa, teke daha hareketli olacaktır. Birbirine dokunan tekeler hareketliliğini her daim korurlar. Bunu denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Son zamanlarda yozuri nin teke sahtelerini çok beğenir oldum. Bir sahte, gerçeğine bu denli benzer olabilir. Bir defa dışında bu sahteyi deneme fırsatım olmadı, ama ısrarla deneyeceğim.
Eşina avcılarından bir de ricam olacak; 30cm min altında ki eşkinaları suya iade etmenizi rica ederim. Zira üreme olgunluğuna bu boylarda ulaşıyorlar. Her eşkinaya bir kez üreme şansı verirsek, bu balığı uzun yıllar denizlerimizde görme şansımız olabilir.
Rastgele