Bahadır abi, bizim buralarda lüfer diye sarıkanat, hatta bazen çinekop tutuluyor. Kofanayı gören bile pek yoktur, boş ver tutanı. Sırtıkara diye bir şey zaten hiç bilinmez.
Sizin oralardaki kofana, bizim buradaki avcıların dilini yutturacak boylardan başlar.
Ve kofana, harbi kofana böyle düzeneklere itibar etmez pek. Bizim marmara/boğaz avcıları, bu tür düzeneklerle lüferleri vs. kandırır daha çok ama, olay kofana ise, bu düzenek etkin olmaktan fersah fersah ötededir.
Bir kaç nacizane tavsiyede bulunayım. Trolling sahteleri yani böyle aksiyon yapan değilde, salınan, wiggling yapan sahteler bu işte daha başarılıdır. Bunlardan en meşhur olanı, Maria Princess'tir. Eğer bu tür bir sahte kullanır, kaşık çeker gibi hızlı gezersen bu tür bir rapalı arkası yemden çok çok daha fazla iş yapar.
Eğer yem kullanacaksan, tavsiyem bu tür rapala arkası olayını kullanmamandır. Birde, iğneyi çelik tele bağladığın yerde makaron koymaz, orada iğnenin serbestçe oynamasını sağlarsan daha iyi netice alırsın.
Bir sürü teknik detay yazıp uzatmak istemiyorum üstad. Sadece sizin yeniliklere açık biri olarak göründüğünüzü söyleyeyim. Bu açıdan bir tavsiyem daha olsun. Filler, fıstık yer, en bayıldıkları şeydir. Büyük kofanaların vs. 5 cm'lik minicik balıklara çok daha büyük iştahla saldırabilecekleri mümkündür. Denemekte fayda olabilir.
Sevgili Serdar,
(Yoksa abi mi demeliydim

Abi diyeceksek, sanırım ben demeliyim, küçük olan benim

)
Çinekop, sarıkanat, lüfer, kofana, sırtıkara... adlandırmaları sanırım bizim bulduğumuz kulplar gibi... Sonuçta bu balığın ismi lüfer -[ bluefish (pomatomus saltatrix] Büyüğe doğru gidişler(kofana, sırtı kara gibi) böbürlenme, iri balık yakaladığını belirtebilme amaçlı, kısmen masum gibi görülebilirse de, alta doğru gidişleri "lüfer diyemiyorum ama bakın bunun da bir ismi var" mantığıyla, yakalanan balığa kulp takma olarak görüyorum. Bu kadar promosyon, özendirme hala küçücük balıklar gösterimde...Neyse...
Bu düzenekte daha başarı sağlayamadım ama bende daha önce yaşanmış tecrübelere bakarak başarılı olacağına inanıyorum. Aksiyonu konusunda şunları söyleyebilirim;
Bir ve ikinci yüzdürme denemesi videosunda River2Sea markasının targetminnow serisinden olan sahteyi denedim. Bu benim gezdiğim avlak yapısına uygun az dalarlı, çok düşük hızlarda bile aksiyon alabilen, ağırlıklı yana salınım yapan bir sahteydi. (İlk takılışın göterildiği videodaki sahte de aynı özelliklerde -Maria / Chase) Fakat ikisinde de arkadaki yaprak fileto salımı kötüydü. Bunda birkaç etken vardı;
1- Bu sahtelerin aksiyonları ağırlıklı yana salınım, bu da arkadaki eklentiyi dönmeye meylettiriyor.
2-Videolarda görünen zargana da daha önceki avdan yemeklik iri bir zargananın fileto hali. Maalesef çok kalındı.Arkadan fileto ağırlığı binince kafa kaldırma dolayısıyla arttı.
Son videodaki başarı, balıkçıdan aldığım(balıkçının sarıkanat dediği - İstanbulluların çinekop diye adlandırdığı - ) yemden çıkardığım daha ince fletoyla geldi. Ayrıca 2,5m + dalarlı önden kafa aksiyonlu (kafanın yukarı-aşağı salındığı ve sarsılma hareketlerini yaptığı bir sahteydi. Bu konuda aşağıdaki gibi aksiyonunu olan
Salmo'nun Wachky serisi de başarılı olacak gibi görünüyor.
Hülasa, wiggling yapan sahteler mi? Yoksa Duel'in Dolce serisi gibi wide wobbling veya wobble rolling yapan sahteler mi tercih edilmeli?
Makaron konusunda haklısınız, salınımı kesiyor, orada da düşüncem balığın hamlesinde düğüm noktasını kesmesini kısmen önlemekti. Ama aksiyon birincil, bence de kullanılmamalı. Ayrıca iğneleri bundan sonra halkalı(gözlü) tipten seçeceğim.
Sitede mevcut diğer lüfer raporlarımda dediğiniz gibi en küçük(7cm'lik) sahtelerle av yaptım. Ve itiraf etmeli ki çok şanslı bir şekilde iğnelerine takılmış. Fil-fıstık meselesi doğrudur. Önemli olan avcının ava uygun sahteyi seçebilmesidir.
Değerli katkılarınız için tekrar teşekkür eder, sizlere de rastgelmesini dilerim.
Sevgi ve selamlarımla...