İzmir'de Bir At-Çek Avı, Yeni Tecrübe ve Tahminler, İki Yakışıklı Levrek

Aykut bey tebrikler,

Ustam levrek çok uğraştırırsa bilki erkek o balık derdi. Cinsiyeti hiç bir zaman ayırt edemediğimden, ancak ustamında levreği ne kadar iyi tanıdığını bildiğimden aynı yerden yakalanmış hayvanlarda mücadele farklılığına şahit olduğumda çok uğraştırana erkek bu herhalde derdim.

Sahte yem ile yapılan avcılıkları şaşkınlıkla izlemekteyim. Hayranlığımda çok büyük. Senenin belli bir döneminin belkide 5 gününü geçmeyecek havalarında ve de saatlerinde taş atsan kapar denilen bu muhteşem hayvanı , o günlerin dışında bu şekilde kolaylıkla aldatabilmek olağanüstü. Ancak tabii bu durum bir o kadarda endişe vermekte. Yukarıda yazdığım dönem ve o dönem içinde yer alan 5-10 gün hiç bir zaman hiç kimseye söyleyemeyeceğim bir sırrımdır ( kendimde ömrüm oldukça o günlerde kesin olarak avlanmamaya söz verdim). Öyle bir zamanda çok kolaylıkla yakaladığım 7 kg lık levrekden 2 adet orta boy patlıcan büyüklüğünde yumurta çıkmıştı balığı ayıkladığımda. Karnından anlamam gerekirdi ve o hayvanı geri salmalıydım. Ama rekor balık tutmuş olmak gözümü karartmıştı ve ben evde anladım vaziyeti. Eğer okuduklarım doğruysa bir milyonun üzerinde levrek eniğine sebep olmuşdum ve de acı olan şuyduki balığın eti kart ve saman gibi idi. Sizin tuttuğunuz bu balık lezzetinin zirvesinde bir hayvan. Onu ben tutsa idim hanım folyoya sarardı az sızma zeytinyağla yağlayıp. Afiyet şeker olsun.

Balığı çekme anınızla alakalı bir iki cümle de ilave etmek istiyorum. Hayvan takıldı ve yüklendi gidiyor. Makinanızın sıkılık ayarından ve de kendisinden endişe edeceğiniz kuvvette ise sarma kolunu bırakın boşta gitsin ilk uzamada. Ben elde bunu yapıyorum. Siz makinada yapın aynı şeyi. Teli kaldırmayın kolu salın sadece. Hayvan 100 metreyi dahi zor yarılayabiliyor. Durdu ama gelmiyor. Boşluk vermek hiç bir şekilde bahis konusu değil. Kol ne zaman yavaşladı boşalmada tutun hemen kolu, o arada ters bir şey olamaz makina ayarı yerinde ise. Ben elde, bu noktada misinayı ve tabii hayvanı tüm ağırlığı ile yaşıyorum. Onunla konuşmaya başlar insan bu noktada. Siz makinada kolu ağır ağır çevireceksiniz, ben ise onu iki elim ile sağacağım. Çok direnemez 5 kg altında ise ve ağır ağır gelmeye başlarken aynı zamanda yukarıya doğru yönelir ama usulca. Akıllı balık denilen kefal gibi ( denizin en saf bir kaç hayvanından biridir aslında) çılgınca aşağı yukarı sağa sola savrulmaz. Su üstü vakti gelmiştir. Ben elde misinayı boşlamam ama vuracağı kuyrukta onu çatlatacak şekilde tutar ellerim misinayı, siz bir şey yapmasanızda şansı yok hayvanın makina o işi otomatik yapacak zaten ayarı yerinde ise. Bu hareketler tekrarlanabilir ama şansı yoktur hayvanın neticede ucu bizdedir. Kıyıya yaklaştığında sizi görünce tekrar topuklamadı ise daha bir dikkatli olmak lazım. Bizde can alıcı nokta sol eldeki misinaya sıkıca yapışmamış olmaktır. Bu kolay kazanılan bir meleke değildir, en az bir kaç büyük kaçırır el avcısı bu sebepten. Sağ elimizdeki kepçe veya kakıç veya el ile alma noktasında tekrar canlanırsa da beis yok varsın bir kaç boy daha gitsin, geleceği yer gene bizim yanımız. Ustamın bana verdiği en büyük ders şöyle idi : Gözütok bakkaldan bir makara al gel, ucu sende makara bende olsun, sen istediğin gibi asıl kopartabilirmisin deyince durakalmış ve de hemen uyanmıştım. Devam etmiş idi, makarayı iki deliğinden sıkmadan tutarım sen istediğin kadar asıl koparamazsın. Büyük balık takdırdığında bu dersi unutmazsan onu kıyıya alırsın demiş idi.

Çok uzattım ama sizleri heyecanla takip edeceğim ve çok kısa bir zaman sonra bende at çek ile levrek peşinde dolaşmaya başlayacağım.

Bu arada çok büyük levreklerin çok lezzetsiz ete sahip olduğu gibi, deniz için fabrika gibi üretim yaptığını akıldan çıkarmamak lazım. Onu geri salabilen esas avcı olarak ödüllendirilmelidir diye düşünmekteyim.

Sizleri tekrar kutluyorum.

Gözütok Bey, çok değerli tecrübelerinizi paylaşmışsınız, size çok teşekkür ederim; ara ara dönüp tekrar okumak isteyeceğim bilgiler bunlar. El oltası ile iri balığı kıyıya veya tekneye almak bence de bambaşka ve zor bir meleke, belli ki (benim için kazanması ancak hayal gibi görünen)bu melekeyi siz kazanmışsınız.

Umuyorum yeni başlayacağınız (ve benim de şiddetle tavsiye edeceğim) at-çek avlarınız gönlünüzce olur. Fakat lütfen hemen sıkılmayınız; sizin benden büyük bir amatör olarak kesinlikle çok daha iyi bildiğiniz gibi, balık avı ve balık avında yeni denediğimiz tekniklerle sonuca ulaşmak tecrübe ve sabır işi.

Kendi türüne göre çok iri balıkların etlerinin kart ve lezzetsiz olduğuna da kesinlikle katılıyorum. Aslında böyle çok iri balıkları salmak gerçekten de mantıklı ve belki de gerekli, zira onları saldığımızda balık stoğuna güçlü genlerini aktarmaya devam edecekler, ama alıkoysak sadece kart ve lezzetsiz bir öğün olacaklar. Yani belki sadece alt limitleri değil, üst limitleri de düşünmek lazım (bir de miktar/yekün limiti meselesi var tabii).

Folyolu ve sızma zeytinyağlı tarif için de ayrıca teşekkür ederim:)

Gözütok Bey, en güzel av tecrübeleri sizinle olsun diyorum; sağlıcakla kalınız ve rast gele.
 
Aykut Bey,
balığın vuruşlarını içimizde hissedecek kadar güzel bir rapor.
Tebrikler denilecek tek şey 'daim olsun'

Ünal Bey, gününüze birazcık olsun heyecan katabildiysem ne mutlu bana:) Yüreklendirici yorumlarınız için de çok teşekkür ederim. En iyi dileklerle ve rast gele.
 
Balıklar çok güzel.Anlatımınız da bir o kadar etkili.Elinize ve ağzınıza sağlık.Bereketli avlar dilerim.

Sevgili Emrah, iyi dileklerin ve yüreklendirici sözlerin için çok teşekkür ederim. En bereketli, gönlüne göre avlar seninle olsun, sağlıcakla kalasın.
 
Aykut abi gerçekten böyle özenle hazırlanmış bir rapor ve böyle güzel bir av gerçekten bütün kalbimle tebrik ediyorum.roman gibi soluksuz okudumm okurken birde sayfayı aşağı indirmedim özellikle levreğin fotosunu görürüm hikayenin heycanı kaçar die:)İzmirden balıkçı ve böyle avlar görünce ayrı mutlu oluyorum.görüşmek dileği ile..selamlar...

Sevgili Erman, hayatının bir anına biraz heyecan katabildiğim için çok sevindim, cesaret verici sözlerin için de çok teşekkür ederim. Ben de inşallah birgün görüşürüz diyorum (dünya küçük, İzmir daha da küçük:) ) En iyi dileklerimle, sağlıcakla kal ve rast gele.
 
Sevgili Aykut hoş geldin....

Böyle bir amatör balıkçı karşısında ancak eğilip, şapka çıkartılır...

Artık geleceğe daha bir umutla bakıyorum...

Tabiat ana zaten kendisine saygı gösterenin mükafatını veriyor, bu centilmen girişimineede ne kadar cömert davransa azdır.

Tebrik ediyor ve herkesin örnek almasını temenni ediyorum...
 
Paylasim icin cok tesekkurler ve tebrikler.Daha nice av raporlari paylasman dilegiyle.
Rastgele...
 
Harika paylaşım için teşekkür ederim. Levreğin gece sahteye atladığını bilmiyordum. İzinde gece hep yemli avlanmıştım. Sadece akşam üstleri sahte ile at-çek yapmıştım. Artık gece boyunca deneyeceğim tabi seneye nasipse.

Ünal Bey, ben teşekkür ederim. Evet levrek geceleyin de sahteye atlamaktadır, en azından İzmir civarındaki avlaklarda bunu yapmaktadır. Aslında levreğin beslenme alışkanlıklarına dair araştırmalar, onun daha ziyade gece beslendiğini göstermektedir.

Sık sık gece avına (at-çek) gittiğim avlaklarda, levrek gün battıktan yarım saat sonra da vurmuştur, gece yarısı da, sabaha karşı da; yani balığın gezel saati aynı avlakta farklı zaman ve günlerde farklılık arz etmiştir. Bunda hava, su, sıcaklık, dalga, akıntı, mevsim gibi faktörler elbette rol oynamaktadır.

Bir de gece at-çek avlarında ayın etkisinin büyük olduğuna inananlardanım. Mesela ayın tepsi gibi olduğu geceler pek verimsiz olmuştur, buna mukabil yeni ayın hemen öncesindeki ve özellikle de hemen sonrasındaki bir iki gün, bilhassa güneşin batma saati ile ayın batma saati birbirine yakın ise, inanılmaz verimli olmaktadır. Böyle gecelerde, levreğin gecenin hangi saatinde vuracağı belli olmaz, ama gecenin bir aralığının levrek yapması kuvvetle muhtemeldir. Dikkat ederseniz, burada raporlanan av da tam böyle bir gecede yapılmıştır (Tabi en nihayetinde bunlar kısıtlı zaman ve mekanlara dayalı tecrübelerdir, dolayısıyla ille de bu iş böyle olacaktır demek manasızdır. Hatta belki de farklı avlaklarda aynı faktörün etkisi farklı bile olabilmektedir; ne bileyim, benim gittiğim avlaklarda çok fazla ay gece avını bozarken, başka bir yerde tam tersi bir etki yapabilir. Bu yüzden, bilgiyi biraz da avlak bazlı aramak lazım diye düşünüyorum).

Sıcak yaz günlerinde gece avı en güzelidir bence; hiç olmazsa güneş sizi kavurmaz ve günün bunaltıcı sıcağı yoktur.

Bu yüzden, levrek avlaklarınızı at-çek için bir de geceleri denemenizi şiddetle öneririm; ama mümkünse daha gün batarken avlakta olun ve sabaha kadar, yani bütün gece şansınızı deneyin, zira dediğim gibi, balığın saati hiç belli olmuyor.

En güzel gece at-çek avı tecrübeleri sizinle olsun diyorum; sağlıcakla kalınız ve rast gele.
 
Son düzenleme:
Doğru dürüst rapor bilhassa levrek raporu okumayalı bayağı olmuştu ellerine sağlık Aykut Kardeşim nice avlara nice levreklere ... Rastgele.

Tanbay Bey, cesaret verici yorumunuz için çok teşekkür ederim. En iyi dileklerimi yolluyorum; en güzel av tecrübeleri sizinle olsun ve rast gele.
 
Aykut hoşgeldin kardeşim, senin gibi bu işe gönül vermiş ve layıkıyla yapan bir arkadaşımız daha aramızda olması çok sevindirdi beni, güzel yazılarının ve güzel raporlarının devamını bekliyoruz.
Gönlündeki trofelere rast gele...

Murat Bey, sıcak karşılamanız ve iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim. İnşallah beraberce güzel paylaşımlarımız olacak. Sağlıcakla kalınız ve rast gele.
 
Sevgili Aykut; son zamalarda okuduğum en keyifli, bilgilendirici, örnek davranışlarla dolu bir rapor yayımlamışsınız. Sizi tebrik ederim. Egosu yüksek kitap bile yazdım bu konuda diyen bir çok bohçacıya taş çıkartan davranışlarınız hepimize örnek olacaktır.
Turgay la tanışmanıza çok sevindim, benimde yanında avlanmayı çok istediğim biridir kendisi.
Bir yaz oralara yolum düşerse ( Karşıyaka'lıyım bu arada) tanışmak ve avlanmak isterim.
Sevgiler.

Sevgili Akif Bey, cesaretlendirici sözleriniz için çok teşekkür ederim. Umarım bir ara memleketinize yolunuz düşer de sizinle tanışma fırsatımız olur. Hatta Turgay Bey'in ve belki başkalarının da olacağı güzel bir av macerası yaşarız.

Memleketiniz güzel İzmir'den en güzel dileklerle...

Not: En iyi avınıza hayran kaldım, bu yüzden bu avı bir daha hiç yapamayacağınız (çünkü hiç bulamayacağınız) günler diliyorum:)
 
Son düzenleme:
Sevgili Aykut
Son zamanlardaokuduğum en zevkli ve bilgi içeren raporun için seni içten tebrik ediyorum.
Bulunduğun bölgede şu sıralar avlanan Erdem ve Muharrem kardeşlerimlede umarım raslaşır ve tanışırsın.İkiside bu işin uc nokta ustaları haline gelmişlerdir ve tamamen seninkine benzer yöntemlerle avlanır,birçok ispendek ve levreği bırakırlar.
Kullandığın takım ve kandırıcıları,hiç bir endişe duymadan anlatman ve resimlemen ise,bence ayrı bir meziyettir.
Çünkü sen biliyorsunki,ne takımı kullanılırsa kullanılsın,doğru zaman ve yerde bulunulduğunda balık yakalama şansı olabilir ve buna uyan,bence hak eden avcıda randımanlı ava hak kazanır.
Ricam istikrarlı olarak avlanmanın yanısıra,anlatımlarınla bizlere keyifli anlar yaşatmaya devam etmendir.
Sağolasın.
Sevgiyle kal

Sevgili Vedat Abi, senden böyle cesaretlendirici sözler işittiğim için çok memnun oldum, çok teşekkür ederim. Dahası, senin paylaşımlarının bana hakikaten önemli katkıları olmuştur, bu vesileyle bu yüzden de sana çok teşekkür ediyorum.

Muharrem ve Erdem Beyleri tanımıyorum, nasipse inşallah onlarla da tanışma fırsatımız olur.

İnşallah bundan sonra burada hem yeni tecrübelerimi paylaşacağım hem de sizin tecrübelerinize iştirak edeceğim.

Vedat Abi, en güzel dileklerimi yolluyorum; sağlıcakla kalasın ve rastgele.
 
Aykut abi teşekkür edilecek o kadar çok şey varki açmış olduğun konuda..
En başta güzel türkçemize ve bize olan saygına hayran kaldım. Burda bana düşen tek şey yaşadığınız o güzel maceraları zevkle okumak ve tebrik etmek.
Tebrikler :)

Sevgili Ahmet, asıl ben sana bu güzel sözlerin için çok teşekkür ederim. Ben de sana en güzel dileklerimi yolluyor, en güzel av tecrübelerinin seninle olmasını diliyorum. Esen kalasın.
 
Sevgili Aykut hoş geldin....

Böyle bir amatör balıkçı karşısında ancak eğilip, şapka çıkartılır...

Artık geleceğe daha bir umutla bakıyorum...

Tabiat ana zaten kendisine saygı gösterenin mükafatını veriyor, bu centilmen girişimineede ne kadar cömert davransa azdır.

Tebrik ediyor ve herkesin örnek almasını temenni ediyorum...

Caner Bey, iltifat ediyorsunuz. Sıcacık karşılamanız için size çok teşekkür ederim. Size en güzel dileklerimi gönderiyorum. Esenlikle ve rast gele.
 
aykut bir geldin pir geldin kardeşim bilgilerini tecrübelerini ve araştırmacı kişiliğini yansıtan paylaşımcı ve öğretici güzel tadından yemede yat dedirten bir rapor olmuş :)

daha nice güzel raporlarda görüşmek üzere:)
 
Back
Yukarı