öncelikle şöyle 3-4-5 kiloluk bir sırtıkara çeken var mı aramızda o anlatsın tecrübelerini...
Anlatıyoruz işte, ama fetva alıyoruz: Olmazda olmaz..
ama belki atlantikteki 1 metrelik sırtıkaralar derinden çekilirken falan farklı davranıyordur, yurt dışı kaynaklardaki balık davranışlarına güvenemem, görmedim çünkü...
Aynen anlattığın gibi yaparlar. Deli gibi güreşirler. Kalamasız alamazsın kolay kolay.
Eğer el oltası kullanıyorsan, kofanayı takip edecek şekilde kullanman gerçekten ciddi ustalık ister. Şahsen benim harcım değildir, beceremem herhalde.
Makinede ise, nispeten daha kolay olur. Kamış kısa süspansiyon, kalama uzun karşılama işini halleder. Ama öyle kara düzen, sar gitsinle gene olmaz.
Her zaman her yerde aynı olmaz, balığı hissetmek ve anlamak gerekir. En kötüsüde bahsettiğin "15 metre derinliğindeki meranın yüzeyine belki (yalan olmasın) 3 saniyede fırladı" durumudur. Suyun üstünde zaptetmek çok güçleşir.
Bu yüzden ne yapılır? Öncelikle kurşundan kurtulmak gerekir. Takım dipte gezerken nasıl becereksiniz? Çoğu zaman beceremezsiniz, dert olur. Ama downrigger vs. varsa, rahat edersiniz. Eğer yoksa gezer kurşun elzemdir. Her neyse, yapmanız gereken balığı güreşe ikna etmektir. Siz gel dediğinizde, o gelmem diyecek. Öyle fişekleyip geliyorsa, zor biraz. Bir şekilde, hızlıca dürtüp, vurdurup vs. onu zorlamaya ikna etmelisiniz.
Kofana genelde o hareketi, yanına sürüsü gelince yapar. Arkadakiler onu kovalar gibi olur, çünkü onun ağzındaki yeme misinaya vs. gözlerini dikmişlerdir. O da onlara kaptırmamak için üzerinize gelir. İğneyi sağlam oturttuğunuzdan emin olup biraz çeker, ilk fişeklemesiyle birlikte hafif yük ile kaçmasına müsaade edersiniz. O zaman şansınız varsa kafa atmayı bırakır belki, düz yüzmeye başlar, süratle uzaklaşır.
Kafa atıyorsa sorun zıplayıp duran kurşunun boşluk oluşturmasıdır. Bunu dengelemek için kamışı tam dik tutarsınız. Kalamayıda iyice gevşetir, elinizle makarayı tutup gerektiğinde yol verirsiniz. Kamışın ucuyla balığı takip etmeniz gerekir. Öyleki boşa çıkarken hemen hissedip kamış ile boşluğu alabilmelisiniz.
Kalamayı birden değil yavaş yavaş sıkarsınız. O hissetmeye başlayınca bu kez kavga dövüş gelecektir. Bu çaba onu yorar, böylece yakına gelince çok seri fişekleyecek dermanı kalmaz. İşin ustası sırtıkarayı vs. tekneye, kıyıya yaklaştırmaya çalışmaz. Biraz açıkta güreşir, kendine pay bırakır. Böylece iflahı kesilen hayvanı güzelce kıyıya çeker. Eğer kofana normal çırpına çırpına geliyorsa, bu işin iyi becerilemediğin gösterir. Ölü gibi, sarhoş gibi gelmelidir kıyıya, kuyruğunu kaldıracak derman bulamamalıdır. Çırpınacak takati olan balık hazin sonunu görünce can havliyle çok güçlü bir son çabaya girebilir ki bunu karşılamak gerçekten zor olabilir.
Sorun kofana ve irilerinin çok süratli olmasıdır. Çok güçlü değildir, misinayı kolay kolay koparamaz çekerek. Cüssesindeki çoğu balık ondan sağlamdır güç olarak. Fakat, çok süratlidir, ok gibi fırlayıp darbe yapabilir misinaya. Bilhassa düğümler vs. bu hareketten kötü etkilenir.
Ama sürati uzun sürmez, çok çabuk pes eder, nefessiz kalır. Metabolizma uzun süre yüksek güç veremez, kısa sürede çabucak çok hızlı olur, ama hemen yorulur.
Benim gördüğüm kadarıyla, buralarda uygulanan yöntem, balığı dipte yormadan takımın gücüne güvenerek yukarı çıkarmak. Lüfer misinayı hiç sevmez, hiç hazzetmez. O yüzden ince takım olması elzem olur. Yoksa vuruş alamazsınız. İnce takım olunca da kalmasız zor alınır.