Sevgil Boran abim.
Bazıları vardır, hatta bu bazıları pek çoktur aramızda, sabah avlağa gider, bir kurşun, bir rapala takar, akşama kadar atar çeker, bir avuç bebek lüfer yakalar ve mutlu olur. Onun ufku, anlayışı vs. hepsi bundan ibarettir. Ha, bu da gayet mübah, gayet hoş bir aksiyondur. Herhangi bir şekilde hakir görmek filan haddimiz olamaz zaten.
Ama bazıları vardır ki, ben kendim bizzat bu tarafta yer alırım. Benim sudaki balıkla pek bir alacak vereceğim olmaz. Avlağa gitmeden önce, bin çeşit şey düşünür, uğraşır, yapar, acayip, hatta bazen ucube bir şeyler yapar çantaya koyarım. Bir sürü surf kamış varken, gider bir tane daha alır, eve atarım. Tonla makine varken gider bir ton para verir birini daha alırım.
Peki bunları gidip o ilk bazılarının yaptığı gibi kovalar dolusu balık tutabilmek için mi yaparım? Derdim 3 balık fazla yiyebilmek midir? Elbette ki değil, ki zaten tuttuğum balıkların hemen hiç birini evime götürmem, ortalama %60'ı suya geri döner.
Bu kadar masrafı emeği neden yaparım o halde? Merak elbette. Avlağa gidince, takır takır balık tuttuğu kesin olan elimdeki takımı bırakır, başka olmadık bir makine, kamış, misina, takım vs. neyse gider onu denerim.
Böyle olunca da, el mahkum elimizden bin çeşit makina, kamış, iğne, takım filan geçer. Ve insan ister istemez öğrenir, görür, mesela kamışın neresine bakmak lazımdır alırken. Bir makina nasılsa, nasıl yolda bırakır vs.
Ama velakin, ilk gruptaki bazıları, aynı kamış, makine, kurşun ve rapala ile, aynı yere gidip, akşama kadar aynı işi yapar durur. O makinenin ne başka koşullardaki halini bilir, ne o kamışın başka bir meradaki zorunu anlar. Bilmesi de gerekmez. Yer bellidir, işte atıyorum şemsipaşa. Kamış belli, yem bellidir. Onu ilgilendiren bu malzeme değil, kovaya doldurulan balıktır.
Başta da dediğim gibi, bu arkadaşların bu kısıtlı tecrübeleriyle o kadar malzeme üzerine bir bilgi birikimleri olmaması da doğaldır. Bizde bu birikimi doldurmaya çalışıyorduk zamanında.
Ama gördük ki, bu arkadaşlardan bazıları, kendi eksik tecrübeleri ile yorum yaparlar. Elbette, haklarıdır, çokda güzel bir şeydir hatta, teşvik ve tebrik ederiz şahsen. Fakat, bu noktada birden iş karışır. Adam derki hani balığın resmi? Yani, açıkca sen yalancısın, balık filan tuttuğun yok noktasına getirir. Ben eminim kiloya vursak, hemen herkes benden çok balık tutuyordur. Mesela sezonda 500kg istavrit, 100kg çinekop tutuyor olmaları gayet mümkündür. Ben ise toplasan toplamda ancak 300kg filan tutuyorumdur. Ama aradaki fark şudur, o 300 kg'nun 3 kg'su ancak istavrittir. 30 kg'su belki çinekoptur. Ama kalan 267 kg'su, levreğinden kalkanına bilmem kaç çeşit balıkla dolar.
Ha, abansak, abartsak, tutamazmıyız. Ben şu gibi sözleri çokca işittim: "Baba, amca bizle bir gelse, bir kamyon tutacaktı herhalde" diyerek beni gösteren çocukları. Zira babası uğraşıp akşama kadar 4 izmarit zor tutarken, benim önümde 1 saatte 2 kg olmuş mesela. Çüşş dedim kendime, yeter bu kadar yem deyip, gelen geçeni seyrretim mesela akşam olana kadar.
Bu başka tartışma, ama tartışma hemen şuna gelir mesela: Hani fotoğraf? Senin balık tuttuğun filan yok. Yani yalansı denir açıkca bize. Ne fotoğrafı? Sana iyilik yapıyoruz, işte o kadar masrafla, zaman ve para harcayıp kafa patlatmakla edinilmiş tecrübeyi ortaya koyuyoruz. Senin derdin hala, ben 3 çinekop fazla tuttum mu burada?
Mesela bir şeyde şöyle gelişir. Bir makine vardır, ben bir yorum yaparım. Hemen atlar birisi, "sen hiç o makinadan kullandın mı ki?" Doğrusu nedir, ben o makinayı denize atalı seneler olmuştur hatta. Sanki siyam ikizim, biliyor benim hangi makinadan kullanıp, hangini kullanmadığımı? Resmen bizi önyargıyla filan suçlar çıkar.
Tartışma ilerler, derim ki, bak o makinelerin böyle böyle bir sorunu vardır. Atlar bizim eleman gene, yahu ne sorunu, o markada olmaz öyle şeyler. La havle'dir, töbe töbedir... Adam bizi resmen iftiracı, müfteri etmektedir. Oysa bahse konu makine, bahse konu arıza yüzünden üreticisi tarafından geri çağrılmıştır.
Hal böyleyken, üstüne birde oradan birileri çıkar, neymiş, ben markayı karalıyor muşum. Buyur gene iftiracı, yalancı, şerefsiz biri olduk mu? Adamların ettiği laf bu değil mi apaçık?
Şimdi kendini benim yerime koy abi. Hoş takdir filan görmeyi beklemiyorum. Buradaki yeniler bilmez. Ama moderatörü olduğum ve zamanında baya katılımı olan forumlarda, bana "yaşa varol, süpersin" diyen mesajları, bizzat kendi elimle sildiğimi bilen bilir. Ama en azından, iftiracı, yalancı şeklinde haksız hakarete de uğramak istemiyorum.
O kadar masrafla vs. edindiğimiz tecrübeleri, burada insanlara sunuyoruz. Diyoruz, bak böyle olur, canın yanar belki. Ona göre. Biz iyi niyetimizle, iyilik etmek için uğraşıyoruz. Eleman ise oradan çıkıyor, sen marka karalıyorsun diye birde bizi hakir, aşağılık ilan ediyor.
Sen olsan ne dersin, ne edersin abi şimdi bu durumda? Sen bilgi edin, öğren, masraf et, emek harca, birde bu emeğin üstüne hakarete uğra. Yalancılıkla itham etsinler seni. Sen olsan ne yapardın?
Serdar ,
Sadece burada degil ,, katildigin tüm portallarda , yazdiklarinla kendini ve bahse konu olan her hangi bir malzemenin fiziksel veya fonksiyonel özelliklerini en iyi sekilde yazan anlatan ve bu yazilari saklanan birisisin ! Kamislar ve makineler konusunda her portalin , üye olanin olmayanin senden ögrendigi cok sey vardir! Kisaca, portal kültürüne moderator olarakta olmayarakta katkilarin yadsinamaz ! Yanliz , arada sirada baskalarindan gelen , kisisel mantik ve deneyimsel ifadeler karsisinda öyle bir savunmaya geciyorsunki , ilk unuttugun buranin 5 kitadan takip edildigi ve buradaki beraber olmanin anafikri oluyor !
Yani yukardaki kisiyle asagida anlatilan arasinda fark yaratiyorsun !
Arsimet , Newton hatta Einstein gibi olman daha renki bir kisilik ve konu takibi yaratirken, birden girdigin �megalo idea� ile yanlisi düzeltme seklin �fe suphanallah� dedirtiyor. Dikkat et Serdar, yanlis herzaman , sanki bir fikir ve kisiden kaynaklaniyormus gibi karsimiza cikmaz ! Bir kac hafta önceki veya bu günkü gibi,, kronik bir hastaligin ortaya iyice cikmasi ve tedavisinde düzeltici bir rôl üstlenmesi icinde bilerek yapilabilir !
Burada yazan herkezin bunu bilerek üslubuna yön vermesi gerekir !
Sonra 7-10 sene arasi yazdigin bir cok konudan �UZAYDAN BAKINCA KAMISLAR � gibi update edilmeyi bekleyen ve gecerliligini halâ kismen koruyan yazilarin var ! Aynisinin �MAKINELERI� de lâzim.. Hemde bu günün bilgileriyle donanimli sekilde .. Bunlari yap Serdar ve burada el altinda olmalari sagla ! Hem yaparken diger yildizli konularada bir göz gezdirip , update konusunda gerekirse yetkiyle ortak calismalar yap !
Bak Serdar, sadece burada günde 1 topik makineler, 1 topikte kamislar icin acilsa ve herbirine 5 arkadasimiz komanter gecse, 1 yilda konu basina yuvarlak hesap 1800 yazi yapar ! 10 Yildir yaziliyor Serdar yani konu basina sadece buraya, bize mahsus 18000 (ON SEKIZ BIN) yazimiz var ! Ama , ülke insanimiz halâ kamis ve makine secmekte zorlaniyor ve bir türlü kamisini makinesini bizzat kendisine ait isabetli kararlarla alamiyor ! Bir yerde (LERDE) bazi yanlisliklarin yapildigi kesinkes kesin Serdar .. Surada , un var seker var bir türlü helva yapip dagitamiyoruz !