O makinayla ilgili bi konu vardı forumda, gördün mü hiç.
Görmediysen linkini bulup, atayım.
Nasıl, süper ama demi makina.
Çok havalı göründüm zannedersem, kolu çevirirken. :laughing: :laughing:
Görmedim valla abi, linkini atarmısın bana
O makinayla ilgili bi konu vardı forumda, gördün mü hiç.
Görmediysen linkini bulup, atayım.
Nasıl, süper ama demi makina.
Çok havalı göründüm zannedersem, kolu çevirirken. :laughing: :laughing:
Görmedim valla abi, linkini atarmısın banakesin süper muhabbetler çıkmıştır, tahmin edebiliyorum
![]()
Vay anam vaaaaayyyy!!
Bunları da mı duyacaktım, levrek de nonoş çıktı yaBen anlamıştım ama yeme atladıktan sonra bir kıvırtmalar, bir omuz silkmeler:laughing:
Peki bu tip balıkların insan vücuduna ve hormonal dengesine etkileri var mıdır? Asıl soru bu olmalıydı! Allah muhafaza diyorum![]()
Hmm tebliğ ile bir sınırlama olmaması garipŞaşırdım biraz.
Umarım o yakala - bırak heyecanına sizde en kısa süre de kavuşursunuz.![]()
Önemli olan ilk balığı salma zaten ondan sonra kendiniz de bırakmak isteyeceksiniz.
Benim anladığım sonuç olarak balığın içinden çıkanlar havyar.
Ama olgunlaşmış ama olgunlaşmamış. Sonuçta havyar.
Ayrıca olgunlaşmaması, ileride şartlar değişince olgunlaşmayacağı anlamına da gelmiyor. (senin son yazından çıkan sonucu yazıyorum, her yazında farklı bir sonuç çıkıyor gerçi de) Belki de zamanı bekleyen bir süreçtir. Şöyle açıklayayım.
İnsan 9 ay'da doğurıyor. Levrek te diyelim 9 günde doğursun. Yumurta oluşmasından itibaren diyelim 5 gün yemlenmeye devam edip son 4 gün yemeden içmeden kesilebilir mi?
Bir diğer açıdan bazı levreklerde ağzına kadar havyar oluşumu oluyor, onlar bile yeme atlayabiliyor. Senin yazdığın üreme hormonu salgılayan hayvanın yemlenmesinin bitecek olması kesinlik arzediyor mu?
Yoksa yalnızca büyük oranda yemlenme isteği düşer mi? Yani sonlanmaz ama çok azılır mı? Sanki bana bu daha mantıklı gibi geliyor, gördüğüm tecrübeler neticesinde.
Ayrıca tam levreklerin havyarlandığı Ocak ayı tamamı, şubat ayı ortası arasındaki zaman diliminde nedense spin avla levrek avcılığı doruk noktasına çıkıyor. Bu da yumurta dökecek balığın yeme meğil etmemesi bilgisiyle tezat bir durum oluşturuyor reelde.
Daha düne kadar yumurta kollestrolü çıkartırmı, düşürür mü tartışmaları yapılıyordu bilim adamlarınca. O yüzden hiç bir ansiklobedik bilgiye kesin gözüyle yaklaşmam. Heran ters köşe olacak bir bilgi edinilmesi olağandır.
O açıdan sizi çürütmeye değil, en yakın gerçekliğe ulaşmaya çalışıyorum.
Ansiklopedik bilgiyle realite tutmayabilir, gözlemlerim ve diğer avcıların gözlemleri benim için daha bir değerlidir.
Levreğin av verme yönünden en zirve yaptığı aylarda havyar durumu nedeniyle peşine düşmemek çok insancıl görünmekle birlikte, bir spinci için realite de çok zor.![]()
Bir ay önce havyar oluşmadan yakalanan anaç levrek ile bir ay sonraki yumurtalı anaç levrek arasında ne fark vardır?
Bu kadar sağ kalmışken bari yumurtasını döksün mantığı dışında.
O açıdan tür tehdit altında değilse limitlere uymak şartı ile çok kesin karşı durduğum bir durum değildir esasen.
Bu hassasiyetin ilerletilmişi yalnız sportif avcılık yapmaya çıkacaktır, daha ilerisi olta takımlarını satmaya, daha ilerisi vejeteryanlığa.![]()
Hmm tebliğ ile bir sınırlama olmaması garipŞaşırdım biraz.
Umarım o yakala - bırak heyecanına sizde en kısa süre de kavuşursunuz.![]()
Önemli olan ilk balığı salma zaten ondan sonra kendiniz de bırakmak isteyeceksiniz.
Bir ay önce havyar oluşmadan yakalanan anaç levrek ile bir ay sonraki yumurtalı anaç levrek arasında ne fark vardır?
Bu kadar sağ kalmışken bari yumurtasını döksün mantığı dışında.
O açıdan tür tehdit altında değilse limitlere uymak şartı ile çok kesin karşı durduğum bir durum değildir esasen.
Bu hassasiyetin ilerletilmişi yalnız sportif avcılık yapmaya çıkacaktır, daha ilerisi olta takımlarını satmaya, daha ilerisi vejeteryanlığa.![]()
Tebligdeki en büyük elsiklik benim gördüğüm alt sınır kadar üst sınırın olmaması.
Reelitede gördüğüm : İzmirden damızlık lepistesler geliyordu. O zamanlar 10 yaşındaydım. Bir tane aldım ve tam 176 tane yavru yaptı. (tek tek saydım başka bir yere alırken) Onun yavrularından biri olgunluğa erişince ilk seferinde 6 tane yavruladı. Bizim teblig o 6 yavru yapanı koruma derdinde. Forumlardaki durum da genelde o yöne kanale.
Ancak olması gereken o mu? Emin değilim. Salma konusunda karagöz türü balıkları rahat salabiliyorum. Levrek saldığım zamanlarda gelecek inşaallah.
Temennileriniz için teşekkür ederim.![]()
Yaparsın Ege. Aynı kamışı elimde tuttum, salladım V system alırken.
Çok esnek değil, boyda uygun. Güzel wtd yapılacağını tahmin ediyorum. Çok ta hafif. Paraya göre güzel kamış.Hatta bir ara düşünmedim değil ama boyu bana az geldi ondan vazgeçtim.
Wtd için güzel seçim:thumb:
İşte ben de bir süredir bunu düşünüyorum Volkan'ım. Seninle de aynı fikirdeyim. Aralıkta yakalanan anaç balığı "bu daha havyara girmemiştir bu mevsimde" diye alıkoyup bir ay sonrasında havyarlı diye salmak bana da biraz saçma geliyor. O hayvan zaten bir ay sonra havyara girip sonrasında yumurta dökecek, çok bir farkı kalmıyor bu durumda.
Benim vardığım sonuç, bu balık kıyılarımıza, derelerimize üreme amacıyla girip çıkıyorsa avcılığı sadece yumurta döktükten sonra, yani şubat-mart aylarında, tekrar uzaklaşmadan hemen önce yapılmalı. Böylece avladığımız balığın o sene yumurtalarını dökmüş, muhtemelen sonraki seneye sayılarını katlayarak devam edebileceğinden emin olmuş oluruz. O seneki görevini tamamlamış, sonraki kışa kadar tek amacı ne bulursa yiyerek daha da irileşmek olan bir levrektir o sezonda tuttuğumuz balık.
Ama ben de seninle aynı fikirdeyim. Av verdiği sezon boyunca, havyar öncesi de, sırası da, sonrası da olsa, 35 cm üzeri bireyleri o anki ruh halime göre değişmekle birlikte salıp salmayacağımdan kuşkuluyum.
Bu konu da biraz çetrefilli.Daha önce de bazı jigging konularında tartışılmıştı.
Gözleminde haklısın, anaç bireyin yaşı ilerledikçe yumurta verimliliği artıyor. Ama şöyle bir durum da var, belli bir yaşın üzerinde de bu verimlilik sayı olarak özelliğini korusa da yumurtaların kalitesi, yani genetik olarak bazı bozulmalara uğruyor. Ben de akvaryum balıklarımdan biliyorum, belirli bir yaşa ulaşan anaç balığın yavrularında önce artan sakat doğum sayısı, sonrasında yavrulamanın kesilmesi görülür. Bundan bir süre sonra, balığın türüne göre değişmekle birlikte örneğin iki yıl içinde balık ömrünü tamamlar ve ölür.
Bu durumda da şöyle bir gereksinim doğuyor. Balıkların karasularımızda ilk üreme yaşı belirlenip buna göre boy bazında alt limit belirlenmeli. Bu zaten şu an yapılmaya çalışılan şey.
Bir de yumurtasının hem sayı hem de kalite açısından en verimli olduğu dönem belirlenmeli, ki bunu belirlemek, hele bir de her tür için farklı olacağından, çok zor.![]()
Ve sonuç da şöyle "biraz garip" kısıtlamalar olmalı; örneğin levrek için,
minimum avlanma boyu: 25 cm
ava yasaklı boy aralığı: 60-80 cm
![]()
Çok ütopik bir uygulama olurdu ama böylece hem yakaladığımız bir levreğin en azından bir kez yavru vermiş olmasından emin olurduk, hem en verimli yaşlarında olup olmadığından, hem de maksimum boylara erişmiş trofe bir levrek denk getirirsek gönül rahatlığıyla o balığı alıkoyabileceğimizden.![]()
Tebligdeki en büyük elsiklik benim gördüğüm alt sınır kadar üst sınırın olmaması.
Reelitede gördüğüm : İzmirden damızlık lepistesler geliyordu. O zamanlar 10 yaşındaydım. Bir tane aldım ve tam 176 tane yavru yaptı. (tek tek saydım başka bir yere alırken) Onun yavrularından biri olgunluğa erişince ilk seferinde 6 tane yavruladı. Bizim teblig o 6 yavru yapanı koruma derdinde. Forumlardaki durum da genelde o yöne kanale.
Ancak olması gereken o mu? Emin değilim. Salma konusunda karagöz türü balıkları rahat salabiliyorum. Levrek saldığım zamanlarda gelecek inşaallah.
Temennileriniz için teşekkür ederim.![]()