Zıpkının balığı delip geçmesi balık büyükse etik,küçükse değil öylemi?
Bu, avcılık etiğinin değil, avcılığın kendinin sorgulanmasıdır. Elbette bunuda sorgulayabiliriz. Ama bununla, çarptırmanın filan ilgisi yok. Siz suyun altında, ilk gördüğünüz avuç içi kadar ilarya'ya zıpkını yallah diyorsanız, bu sizin sorununuz. Ama, ben ona zıpkın sıkmam. Oltama gelirse de, geri denize gider. Ama çarpma, ona aynı şeyi yapmaz.
Rapala, kaşık vs. ile tonla balık tutmuşumudur. Elbette gözünün çıktığı filan oluyor. ama bunları biz isteyerek mi yapıyoruz? Pek çok defasında, balık normal, makul bir yara ile geliyor ve eğer ilgi alanımız dışındaysa suya gidiyor. Ama çarpma ile yakalansa, bana faydası olmadığı gibi, ölmeside kesin olacak. Bir türlü bu farkı anlamak istemiyorsun.
Bu arada, eğer büyük balık yakalalam ihtimali varsa, tür uygunsa, çoğu zaman "circle hook" kullanırım. Bunlar, balığı hep ağzından yakalar, balığa ölümcül bir zarar vermeleri çok çok enderdir. Bunu biliyor muydun?
İğneyi biraz büyük seçersin. Küçük balık yakalanmaz. Bu da bir tercihtir, yapabilirsin. Ama çarpıtmada böyle bir seçme şansın yok.
Aradaki açık farkı bir türlü anlamak istemiyorsun. Çarpıtma, balığı, büyük, küçük, cins vs. olarak ayırmaz. 2 Hafta önce Galata köprüsünden, yakaladığımdan fazla balığı havyarı var gibi göründüğü için geri saldım. Çarpıtma olsa bu imkan olur muydu? İşte bir türlü anlamadığın şey bu. Biz "avcı" olmak istiyoruz. Öldürücü değil. Boyu vs. uygunsa, alırız. Değilse, bulunduğu ekosisteme geri iade ederiz ki, en azından seneye de yakalayacak bir şey olsun. Ama çarptırma bu hakkımızı elimizden alır. O denizde bir yakalama aracı değil, öldürme aracıdır. Bilmem bu farkı anlayabildin mi? Elbette, bazen yakalananlar içinde ölümcül yara alanlarda olmaktadır. Ama bunlar oluyor diye, istersen dinamit atalım ha? işte aradaki fark bu. Biz, yakalamaya çalışırken, bazen istem dışı ölüme neden olabiliyoruz. Ama çarptırma kullanırsak niyetimiz ayrım yapmaksızın öldürmek oluyor doğrudan.
İşte benim vicdanım buna hayır diyor. Ben ava, öldürmek için değil "yakalamak" için gidiyorum. Sizin vicdanınız "öldür, hepsini öldür... Sağ bırakma, büyükmüş, küçükmüş.. Acıma" diyorsa, bu sizin mevzunuz. Beni müspet/menfi alakadar etmez..