Kaç metrelere derin su diyoruz Serdar? Mesela Marmara'daki derin su ile Boğaz'daki aynı metreleri mi ifade eder? Ve buna bağlı olarak akıntı tabi. Malum Boğaz'da biri alttan (derinden?) biri de üstten 2 ayrı akıntı var.
Fark etmez aslında pek. Derin su derken, derine doğru gittikçe genelde azalan akıntıyı düşünmek lazım, özellikle boğazda.
Akdeniz'den yukarı doğru olan akıntının zaten çok fazla esamesi yok. Yani o genel olarak yavaş bir akıntı.
Her nokta için aynı şeyi söylemek zor. Örneğin, hayırsız adanın yanında, akıntı güçlü. Az derine inince azalıyor, nerdeyse kalmıyor ama az daha derine inince, bu defa tersine ve çok güçlü bir başka akıntı geliyor, 65m civarında. Ama daha dibe inice, akıntı gene nerdeyse yok gibi oluyor.
Fakat boğazda bilinen malum akıntı, karadenizden gelen ana jet. Bu akıntı derine doğru gittikçe azalıyor genel olarak boğazda. Örneğin, ikinci köprünün altında, yüzeyde çok kuvvetli akıntı var. Derinlik 70m gibi toplam. Fakat, 20m'nin altında akıntı nerdeyse yok veya çok az, yukardan gelen jetin o güçlü akıntıyla taşıdıkları orada taaa dibe iniyor.
Birde şu var, dipte, yani zemine yakın yerde, hidrodinamıik, bernoulli prensibimiydi neydi o mevzular filan derken, akıntısız bir şerit söz konusu. Bazen bu şerit atıyorum 1cm kalınlıkta ancak, ama genede var. Yani dibe temas eden suda akıntı çok çok daha az.
Boğazdaki o güçlü jetin etkisi, üstten iki kulaç kadar. Bunun altında, akıntı yok değil, ama giderek azalıyor, termokline kadar. Ondan sonra zaten başka bir akıntı rejimi var, ama o genelde çok daha sakin bir akıntı, üstteki su gibi, nehir gibi akıp gitmiyor.
Pek bilinmeyen bir husus, akdeniz suyunun çok zaman karadenize hiç ulaşamadığı. Dip akıntısı, ikinci köprüden sonra kesiliyor, iyice yukarılarda, sadece karadeniz suyu hakim oluyor. O nedenle aslında, boğazın üst kısmı genellikle daha iyi lüfer yapıyor, çünkü lüfer tatlı suyu seven bir balık.