Aret Merhaba,
Geçmişte bu konuda yaşadığım bir tecrübe ile yanıt vermek isterim.
Tebliğden ziyade,
Kıyı kanununu ve
İmar Kanununu incelemek gerekiyor. Çünkü kıyıda oluşturulacak engeller hakkında bazı düzenlemeler mevcut. Dolayısıyla kıyı kanununda usule uygun yapılacak yapılarda İmar Kanununu ile desteklenmesi halinde gerekirse bu alanlarda balık avlanılmasıda engellenebilir. Bu durumda amatör balıkçılık tebliğinde ilgili bölge yasak olmasa bile diğer mevzuatlardan ötürü avlanma engellenebilir.
Eğer bu düzenleme netleşirse, burada en büyük çelişki, balıkçının olta atacağı yerlere olta atmayacak vatandaşında girebileceği ama olta atan vatandaşın, olta atmayacak vatandaşlara ayrılmış bölgelere giremeyeceği olacak. Şunu çok iyi anlamak gerek ki, denizler herkesin kullanımına ayrılmış alanlardır. Kimse vatandaşın denizden faydalanmasını engelleyemez. Ancak bizler, denizin içine girip avlanmadığımız için doğal olarak bir kaldırım, kayalık veya bir yapı üzerine yerleşmek suretiyle balık avlıyoruz. İşte bu yapılar bazı kanun ve mevzuatlar nedeniyle vatandaşa kullandırılmayabiliyor. Bu durumda da aslında avlanma yasağı yapıya uygulanacak. Dolayısıyla teknenin biri av yasağı uygulanan yapının dibine kadar gelip, oltasını sarkıtabilir.
http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/790.html
3621 sayılı Kıyı kanunun 5’inci maddesinde “
Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.” denmektedir.
Ancak, aynı kanunun 3'üncü maddesinde ise sadece şu istisnaya yer verilmiş:
Madde 3 - Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde veya ülke güvenliği ile doğrudan ilgili, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerlerde (konut ve sosyal tesisler hariç) özel kanun hükümlerine, diğer özel kanunlar uyarınca belirlenmiş veya belirlenecek yerlerde ise
özel kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine uyulur.
Yine anılan kanunun 7’inci maddesinde de belirtildiği üzere “
Bu araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, özel mülkiyet konusu olamaz.” İbaresi vardır.
Maddelerden de anlaşılacağı üzere özel mülkiyet sahiplenemez, bir yapı inşaa etse bile vatandaşıda faydalandırmak zorundadır. Ancak, devlet isterse kamu yararına bu alanları kullanabilir, kapatabilir.
Burada takipçisi olmamız gereken balık avı yasağı uygulanacak yerleri nasıl ve hangi gerekçe ile olta atacak vatandaşa kapatacakları olmalı. Devlet kurumları bile olsa mevzuatlara uymayan veya usulsüz yasaklamalarda bizler vatandaş olarak hakkımızı aramaktan asla çekinmemeliyiz. Herşeyden önce bunu yapmak ve takipçisi olmak her vatandaşın olduğu gibi, hepimizin görevidir.