Mudanya Versiyon 7.1.7
Ömer abinin daveti üzerine sitemize üye etmeye çalıştığım Mesut da "hadi balığa gidelim" diyince akşamdan Ömer Abi'ye mesaj atıp gelecemizi söyledim.
Sabah 07:30 da Güzelyalıda Hancı Çaybahçesinin sağındaki kumsalda bakınırken Ömer Abi bize seslendi. Selamlaşma ve tanışma faslından sonra Ömer Abi tekneyi hazırlarken biz de kendisine yardımcı olduk.
saat 8:00 de teknemiz sudaydı. Deniz berrak ve dalgasız, hava hafif puslu ama kesinlikle soğuk değildi. istikamet Gemport, tam yol ileri.
bir gün önceden hem Mesut makinasını tamir için gittiğinde hem de Ömer abi bilgi almak için aradığında toplamda 15 parça Palamut ve Lüfer aldığını söyleyen Malzemeci Macit (Göçmen pazarında balıkavı malzemeleri satar, Necati de aynı kişiden aynı raporu almış) umutlarımızı kuvvetlendirmiş, içimizdeki ses, balığı bulduğumuzda yapacağımız konuşmaların provalarını yapmaya başlamıştı bile.
ilk durağımıza yarı yol kala görüdüğümüz Yunus bizi denizde selamlayan tek canlıydı. Sanki anlaşmış gibi denizde bizden başka kimse yoktu, bir de martılar.
bu arada hava gittikçe açıyordu; bir tarafta güneş bir tarafta dolunay.
Bir ara Ömer abiden rica edip hafif hızla seyir ederek ben bir taraftan Rapala ve Mesut bir taraftan balık formu verilmiş ağır kaşık ile sırtı çektik. Güzel yüzüyor elemanlar

. Sonra vakit kaybetmemek için tekrar hızımızı artırıp lik hedefe ulaştık, saat 08:30.
Hemen hamsileri Zokalarımıza takıp saldık suya, Haydi Bismillah.
Bir yandan da doğru yerde olduğumuz onaylıyorduk hep bir ağızdan; "Macitler dün buradan almışlar balığı".
Saat 08:50, buluşma yerine geç kalmıştı Palamutlar... ya da biz!
"Haydin gençler toplayın oltalarınızı kısmet yok burada"
Tamam Ömer abi
Gemlik Gemporttan Güzelyalı'ya kadar tüm tüm balık duraklarını gezdik, ama yoktu oralarda beklediklerimiz. halbuki dünden selam göndermişlerdi Macit abi ile.
Bir ara vuruşlar aldık Kızılay Kampı'nın önünden, benim ve Mesut'un yemli olatlarımıza. Benim iğneler büyüktü kapıvermişler yemleri üzerinden ama Mesut'un oltasındaydı beklenen. Balığın denizden çıkmasına birkaç metre kala dedik Mezgit galiba. Yanılmışız, çıka çıka Trakonya; bırak onu ya. Hem kendisinin hem de balığın canını yakmadan çıkardı Mesut balığı hop denize.
Gele gele ilk suya açıldığımız sahilin açkıklarına kadar geldik. Buraya kadar.
Saat öğleden sonra 1 oldu artık.
Hırçınlık yapmayan denize, üşütmeyen havaya, canımız sıkılmasın diye şaklabanlık yapan martılara, bizi umutlandıran Trokonyaya ve sabah selamını esirgemeyen Yunus'a teşekkür edip döndük kıyıya.
Saat öğleden sonra 1:30 tekneyi tekrar kıyıya alıp malzemelerimizi toparladık ve hepberaber Bursa'ya döndük.
Ömer abi, sıcak muhabbetin, konukseverliğin ve Sandiviçler için teşekkürler. Keyifli avlarda tekrar buluşmak üzere.
Kullanılan teknikler : Hamsili Zoka, Yemli çapari, yemsiz çapari, yemli dip, Zargana oltası, Rapala, Kaşık.
Yemler : (Balıklar için )Hamsi, Boru kurdu
Yemler : (Bizim için) Sandviç, Börek, Simit
Değerlendirme : Rakip takım (balıklar) sahaya çıkmadığı için kendimizi hükmen galip sayıyoruz. Önümüzdeki haftalara bakacağız.