skoylu
Well-Known Member
- Şehir
- GEBZE
- Favori Kamış
- Olta, başkası olmaz..
- En iyi avı
- Büyük beyaz; 7 mt. Güney Afrika Açıkları..
- İsim
- Serdar KÖYLÜ
Her neyse, biz gene raporumuzu sunalım.
C.tesi, 10:00 gibi Deep Ocean ile buluştuk. O bir takım çapariler denedi, lüfer takımı vs. bir şey yok. Ben yemli, karides ve kurt ile izmarit denedim. Bir kaç tane çıktı, çoğu geri denize döndü. Ufacıktılar. Neyse, öğleden hemen sonra bir ara, patır patır tırsı çektiler sıradan istavrit çaparileri ile. Arada istavritte denk geldi. Ben yemliye devam ettim. Balık iyice kesince, 16:00 gibi, şu palamut çaparisini deneyeyim dedim, ve her zaman olduğu gibi, günün sürprizi benden çıktı..
Bir kaç atıştan sonra, çekerken, iyice yakına gelince takılır gibi oldu. Zorladım biraz. O an anlayamadım, beden kalın, 0.80 filan. Sanırım iyice uzadı uzadı, birden boşandı. Nasıl olduğunu anlamadan yanımdaki arkadaşın boynuna sarıldı. Arkadaş naapıyon sen vaziyetinde, olur mu birader filan derken, baktık ki, 1/0 iğne çenesine saplanmış.. Doğru Taksim İlk yardıma, hep beraber.. Kestiler biraz, öyle çıkarabildiler..
Uğraşsam o takımı öyle fırlatamam denizden. Kamışı direk yukarı doğru zorluyordum ki, yanıma doğru gitmesi bile bir ayrı olay.. Neyse, kemiğe saplanmamış, gözüne filan gelmedi şükürki, tesellimiz bu oldu..
İşte böyle, bir adma yakalayarak, günün sürprizini yapmış olduk. Geri dönünce, malum akşam istavriti ile oyalandık. Belki yarım kilo - bir kilo filan en fazla, aldıklarımı arkadaşa bıraktım. Feribota yetiştim ve eve döndüm..
Dikkatli olmaya çalışıyoruz, ama görüldüğü gibi yeterli olmuyor. Aslında en önemlisi şu. alışkın olunmayan takımları, atış yollarını filan denerken böyle kalabalık yerler hiç uygun değil. Bu işleri, sakin bir yerde yapıp, önce takımın huyunu tüyünü öğrenmek gerekiyor. Ta iskelenin dibinden, 5 m ötemdeki arkadaşın boynuna sarılacak kadar yere fişek gibi gideceğini kurşunun tahmin etmek mümkün değil. Ama oluyor işte.. Demek ki, daha dikkatli olmak lazım. Çok çok dikkatli olmak lazım...
C.tesi, 10:00 gibi Deep Ocean ile buluştuk. O bir takım çapariler denedi, lüfer takımı vs. bir şey yok. Ben yemli, karides ve kurt ile izmarit denedim. Bir kaç tane çıktı, çoğu geri denize döndü. Ufacıktılar. Neyse, öğleden hemen sonra bir ara, patır patır tırsı çektiler sıradan istavrit çaparileri ile. Arada istavritte denk geldi. Ben yemliye devam ettim. Balık iyice kesince, 16:00 gibi, şu palamut çaparisini deneyeyim dedim, ve her zaman olduğu gibi, günün sürprizi benden çıktı..
Bir kaç atıştan sonra, çekerken, iyice yakına gelince takılır gibi oldu. Zorladım biraz. O an anlayamadım, beden kalın, 0.80 filan. Sanırım iyice uzadı uzadı, birden boşandı. Nasıl olduğunu anlamadan yanımdaki arkadaşın boynuna sarıldı. Arkadaş naapıyon sen vaziyetinde, olur mu birader filan derken, baktık ki, 1/0 iğne çenesine saplanmış.. Doğru Taksim İlk yardıma, hep beraber.. Kestiler biraz, öyle çıkarabildiler..
Uğraşsam o takımı öyle fırlatamam denizden. Kamışı direk yukarı doğru zorluyordum ki, yanıma doğru gitmesi bile bir ayrı olay.. Neyse, kemiğe saplanmamış, gözüne filan gelmedi şükürki, tesellimiz bu oldu..
İşte böyle, bir adma yakalayarak, günün sürprizini yapmış olduk. Geri dönünce, malum akşam istavriti ile oyalandık. Belki yarım kilo - bir kilo filan en fazla, aldıklarımı arkadaşa bıraktım. Feribota yetiştim ve eve döndüm..
Dikkatli olmaya çalışıyoruz, ama görüldüğü gibi yeterli olmuyor. Aslında en önemlisi şu. alışkın olunmayan takımları, atış yollarını filan denerken böyle kalabalık yerler hiç uygun değil. Bu işleri, sakin bir yerde yapıp, önce takımın huyunu tüyünü öğrenmek gerekiyor. Ta iskelenin dibinden, 5 m ötemdeki arkadaşın boynuna sarılacak kadar yere fişek gibi gideceğini kurşunun tahmin etmek mümkün değil. Ama oluyor işte.. Demek ki, daha dikkatli olmak lazım. Çok çok dikkatli olmak lazım...