av raporu değildir, okumayınız, yani rapor olmasına rapor da, balık yok 
bir de tutmuş olsam üç sayfa yazarım heralde.
ya da tüm gerçek avcılar olan sizler gibi, birkaç mütevazi resim, birkaç satırla yetinirdim...
selamlar saygılar.
internetten almış olduğum ges ile bu sabah 7 buçukta erzin burnaz plajına gittim. buz gibi tatlısu çayı dökülüyo denize, dizine kadar derin çay,( içinde gece çizmeli adamlar löküslerle ve demir çatallarla kilolarca trofe vurmaktalar balık koymadı herifler) o kadar denizanası sahile vurmuştu ki. metrekareye bir deniz anası düşüyordu. istemeden hırç diye üstüne bastım birçoğunun. çok sert ve kaslılar ha.
elimdeki ges 23 gram olup geçtiğimiz temmuz ayından beri erzin sahili öyle bir hal aldı ki, kıyıdan otuz metre ilerisi bile çok sığ, insanın dizini ıslatmıyor. yani bileğin kadar derin yerde balık olması pek mümkün değil.
çizmem de yok daha doğrusu suya girip av yapmayı mertlik bozulmuş gibi algılıyor ve reddediyor içim. dışarıdan alışmışım ben
Ben de 15 dakikalık bir sürüş ile dörtyol barınağına geçtim. saat sekiz buçukta dış kıyıdan yürümeye başladım. dalgalı değildi fakat, sanki ıslanacakmışım gibi bir endişe duydum. bayağı yürüdüm, yani deniz fenerini dolandım fakat ne bileyim su berrak değildi, biraz da su yükselip iniyordu kararsızca. asıl sebep ise iç tarafta kıyıya yakın besberrak levrek, kefal ve uzun ince yılanbalığı değil fakat uzun ince işte manzaraları idi. barınağın içi, dışından daha cazip geldi. elimde de sahte vardı, baktım, 150-500 gr arası yüzlerce levrek gördüm kıyıya üç metre ve su çok berrak idi. sahtemi salladım. anca 15 metre gitti. rapalayı yavaaaş yavaş çektim. hayatımda ilk vuruşumu aldım diyemiyorum, fakat, 300 - 400 gr lık bir levrek, benim sahtenin olduğu kata çıktı, sakin sakin, merak etti, biraz peşinden geldi, düşündü düşündü, deniz bitti...
Sizce balık misinayı mı farketti, kendisine üç metre yukarıdan bakan, besberrak suda kabak gibi görünen beni mi farketti, saat dokuz olduğu, karınları da tok olduğu için mi, yem mi sahteydi yoksa ben mi wtd yaptıramadım diye mi, gerçi hakiki gelibolu bu kendisi hareketini kendi yapar demişti usta artık nasip mi değildi, her ne ise yani.ondan sonra defalarca kez attım levreklerin yanından geçirttim ama vurmadılar. yani ha gayret mi diyorsunuz bana, yoksa boşuna uğraşma o veya bu şekilde o balıklar seni anca yorarlar mı diyorsuz. üstelik sardalya kokmuş 5 tane attım, bir tanesi yavru kefaller de vardı mesela, hiiiiç boşuna vurmadılar sardalyeler öyle durdu, aynı karidesli olta da geçirdim yanlarından yine sonuç yok
Bu benim gesin balık tutabileceğini "aklım kesti", ben ona sevindim. yani şakası yok, bir gün hop diye atlayabilir e ? Nasıl bir zevk acaba. O balık son derece sakin bir şekilde üst kata çıkıp yemin başında düşünürken yüzgeçlerini sallayarak sahteyi merakla (çekingen bir serserinin, bir genç kıza laf atmaya çalışması gibi bir şeydi), seyretmesi ı hala aklımdan çıkmıyor. kalbim güp güp attı valla. ne zevkliymiş sizin bu iş. siz avcı arkadaşlarımın değerli tavsiyelerine ihtiyacım var.
yarın sabah bir daha mı gideyim altıda mı başlayayım ?
23 gr lık bir yemi maksimum kaç metre ileri atabilirim
rüzgarsız bir havada,
ne marka ve kaç cm bir kamışla
ne marka makina
ne marka misina kaç numara tedarik edeyim ?
ustaca bir atış ile en çok kaç metre gidebilir 23 gr ki?
bir de tutmuş olsam üç sayfa yazarım heralde.
ya da tüm gerçek avcılar olan sizler gibi, birkaç mütevazi resim, birkaç satırla yetinirdim...
selamlar saygılar.
internetten almış olduğum ges ile bu sabah 7 buçukta erzin burnaz plajına gittim. buz gibi tatlısu çayı dökülüyo denize, dizine kadar derin çay,( içinde gece çizmeli adamlar löküslerle ve demir çatallarla kilolarca trofe vurmaktalar balık koymadı herifler) o kadar denizanası sahile vurmuştu ki. metrekareye bir deniz anası düşüyordu. istemeden hırç diye üstüne bastım birçoğunun. çok sert ve kaslılar ha.
elimdeki ges 23 gram olup geçtiğimiz temmuz ayından beri erzin sahili öyle bir hal aldı ki, kıyıdan otuz metre ilerisi bile çok sığ, insanın dizini ıslatmıyor. yani bileğin kadar derin yerde balık olması pek mümkün değil.
çizmem de yok daha doğrusu suya girip av yapmayı mertlik bozulmuş gibi algılıyor ve reddediyor içim. dışarıdan alışmışım ben
Ben de 15 dakikalık bir sürüş ile dörtyol barınağına geçtim. saat sekiz buçukta dış kıyıdan yürümeye başladım. dalgalı değildi fakat, sanki ıslanacakmışım gibi bir endişe duydum. bayağı yürüdüm, yani deniz fenerini dolandım fakat ne bileyim su berrak değildi, biraz da su yükselip iniyordu kararsızca. asıl sebep ise iç tarafta kıyıya yakın besberrak levrek, kefal ve uzun ince yılanbalığı değil fakat uzun ince işte manzaraları idi. barınağın içi, dışından daha cazip geldi. elimde de sahte vardı, baktım, 150-500 gr arası yüzlerce levrek gördüm kıyıya üç metre ve su çok berrak idi. sahtemi salladım. anca 15 metre gitti. rapalayı yavaaaş yavaş çektim. hayatımda ilk vuruşumu aldım diyemiyorum, fakat, 300 - 400 gr lık bir levrek, benim sahtenin olduğu kata çıktı, sakin sakin, merak etti, biraz peşinden geldi, düşündü düşündü, deniz bitti...
Sizce balık misinayı mı farketti, kendisine üç metre yukarıdan bakan, besberrak suda kabak gibi görünen beni mi farketti, saat dokuz olduğu, karınları da tok olduğu için mi, yem mi sahteydi yoksa ben mi wtd yaptıramadım diye mi, gerçi hakiki gelibolu bu kendisi hareketini kendi yapar demişti usta artık nasip mi değildi, her ne ise yani.ondan sonra defalarca kez attım levreklerin yanından geçirttim ama vurmadılar. yani ha gayret mi diyorsunuz bana, yoksa boşuna uğraşma o veya bu şekilde o balıklar seni anca yorarlar mı diyorsuz. üstelik sardalya kokmuş 5 tane attım, bir tanesi yavru kefaller de vardı mesela, hiiiiç boşuna vurmadılar sardalyeler öyle durdu, aynı karidesli olta da geçirdim yanlarından yine sonuç yok
Bu benim gesin balık tutabileceğini "aklım kesti", ben ona sevindim. yani şakası yok, bir gün hop diye atlayabilir e ? Nasıl bir zevk acaba. O balık son derece sakin bir şekilde üst kata çıkıp yemin başında düşünürken yüzgeçlerini sallayarak sahteyi merakla (çekingen bir serserinin, bir genç kıza laf atmaya çalışması gibi bir şeydi), seyretmesi ı hala aklımdan çıkmıyor. kalbim güp güp attı valla. ne zevkliymiş sizin bu iş. siz avcı arkadaşlarımın değerli tavsiyelerine ihtiyacım var.
yarın sabah bir daha mı gideyim altıda mı başlayayım ?
23 gr lık bir yemi maksimum kaç metre ileri atabilirim
rüzgarsız bir havada,
ne marka ve kaç cm bir kamışla
ne marka makina
ne marka misina kaç numara tedarik edeyim ?
ustaca bir atış ile en çok kaç metre gidebilir 23 gr ki?
Son düzenleme:
