metallurgist
Üye
- Yaş
- 50
- Şehir
- İskenderun
- Favori Kamış
- Lineaeffe spirit 3,90
- En iyi avı
- Lüfer 2,1 kg
- İsim
- Gültekin Güler
Bu canlı tekeyi iskenderunda nerelerde bulabiliriz, bununla av yapan varmı aranızda acaba arkadaşlar, bu arada bilgenin paylaşımlarıda ilginmiş..
selam yılmaz sesin soluğun çıkmıyordu ne zamandır. bende bu konuda araştırma yaptım. bazıları diyor barınakta tekne bağlanan betonlara asılı yarısı suya göümü lastikleri gece hızlıca kaldırıp içini dökersen çıkıyormuş denemedim. Kimisi gene betonların kenarına geliyormuş kepçe ile yakalıyormuş kimisi alişanın videosunda kayaların arasına kapçe daldırıp alıyormuş ama daha denemişliğim yok
tatlı su levrek olayına gelince belki bilge bilir. eskiden aşağı burnaza traktörlerle gidilir römorklar çadıra dönüştürülüp yaz boyu kalınırdı. sarısu diye bir göl vardı denize akarsu ile bağlıydı. bende o sıralar 15 yaşında falanım. hep ırmak balığı yakaldığımızdan deniz balıklarının sırt yüzgeçi elime batınca huylanıyordum birde envai çeşit zehirli balık olduğundan pek hoşlanmıyordum. herneyse biz tabi eskiden o zamanlar yok floro karbon muş yok dövme çapraz uzun pala kısa pala bilmiyoruz uyduruktan iğne 40 lık ikili köstek yapıp 25-30 metrede misna buldukmu al sana süper olta derdik. yüzmekten sıkılınca oltayı alıp burnaz denizinde bele kadar suya girerdik. eğilip elini kuma daldırınca birkaç ufak midye gelir iricelerinden 2 tane seçip içini açıp oltaya takardık ve 5 metre önümüze attığımızda en az 2 atıştan birine bir ispendek levrek gelirdi. tabi balık yakalamanın heyecanı ile çadıra götürürdük genemi balık geitrdin götür sal onu heryeri kokutuyorsun derlerdi
Birgün gene dayımın oğlu illa benide götür balığa dedi ben 15 yaşında oda 8 yaşında falan gel o zaman dedim gittik attık oltayı. 5 dakika geçmedi dan diye bir asıldı mübarek çekiyorum ama ne balık ne balık beni çekecek gibi suya. bir çektim abartmıyorum kol gibi 60 cm civarında bir levrek. tam kıyıya çıktı iğneden kurtuldu. bende dikenlerinden huylanıyorum ya elleyemiyorum. kuzen ahmet tekin abi (ailede bana tekin derler) kaçıyor diye çırpınıyor çocuk üstüne atlamaya çalışıyor bende balığı bıraktım ahmeti zaptetmeye çalışıyorum. derken balık çırpına çırpına suya ulaştı sonunda bende ahmete kızıyorum sen ne atlıyon balığın üstüne hertarafı diken çatal gibi biryerine batacak diye. zaten eve götürünce geri saldırıyorlar göl balığı kokar diye. nasılolsa her atmaya geliyor o kaçarsa başkası gelir diyordum hey gid günler heeey ne günlere kaldıkcyr
Sonra yılan balığı işine gelince ben o balığı çok severim çok yağlı olur mangala koy 5 dakika bekle al. yoksa yağ olup eriyor mübarek. ama bizim orda yakalaması vede kullanılan yem olarak (kurbağa) iğrenç olduğundan pek hoşlanmam. bir gece arkadaşlar illa gidelim dediler olum ben kurbağaya falan ellemem benim oltayı siz yemlersiniz deyince tamam dediler. yazın oluyor bu olay ve gece şimdiki gibi tepe lambaları falanda yok. oltaya su yılanı yakalanma riskide var. herneyse tamam dediler gittik. yemlediler benim oltayı attım aradan az bir zaman geçti benim çubuk yattı çektim ki 60 cm boyunda bir yılan karanlıkta seçemiyorumda. hastır ürperdim olum başlarım sizin balık avcılığınızdan yılan yakalandı dedim. bir yandanda uzakta tutmaya çalışıyorum kendimden. ellerinde fenerle geldiler olum bu yılan balığı dediler. meğer bu tam yutmamış oltayı nasıl kıvrılıyor aynı yılan. bütün oltayı karıştırdı bir dahada atmadım elleyemedimde balığa. sonra gece bırakmasına gitmiştik, akşam hava kararırken yemleyip bıraktık sabah gelip çekeceğiz, ondada yakalanmıştı ama o tam yutunca vede suyun içinde epey bekleyince o hareketsizdi oltayla beraber eve getirdim. mangalda yapmıştım. birdahada gitmedim. bu dediğimin üstündende çok geçti.
sıktı isem affola arkadaşlar.