Galatadaki hırbolar biraz zor yayılır boğaza bence. Yayılsınlar yayılmasına da, köprüdeki gibi hırboluk yaparlarsa zannımca kendilerini denizde bulurlar. Her mekanı sahiplenen müdavim vardır, kolay değil öyle dağdan gelip bağdakini kovmak. Ama tabi sıkıntılı anlar yaşanır. Ancak ben ihtimal vermiyorum, çünkü boğazda genelde köprülerdeki kadar bereketli olmuyor balık.Avcılığı da biliyorsunuz daha fazla efor ve maharet, takım istiyor.
Bugün, son zamanlarda köprüye gitmekte olduğumu bilen bir arkadaş "köprüde çarpmayla lüfer kofana alıyorlarmış, sen de atsana" dedi, dedim çarpma şöyledir böyle zararı vardır, yasaktır vs... Bana verdiği cevap "ya bırak ya, her türlü tutuyorsun işte, onu kaçsa beşini alırsın". Bu mentaliteyle kaç sene daha balık yeriz bilmiyorum...
Ayrıca denetimlerin falan %100 başarıya ulaşacağını sanmam, çakalları amatör balıkçılardan ayıklamanın görünürde bir maddi getirisi yok, uygulamalar da anca bu şevk ile olurmuş gibi geliyor bana. Ama atıyorum; her amatör balıkçı yıllık 1000 lira vergi, prim vs ödüyor olsa, bak amatörden başka adam bırakılır mı sahillerde...![]()
Deveye sormuşlar işte...
abi iyi güzel diyorsunda amatorden 1000 tl alsan bu sefer adamlar 1000 tl yı cıkarmak için bırak çarpmayı dinamit patlatırlar dinamit
haliçten kayık kiralayıp gıdelım kopru dıbınde avlanalım bu akşam ne dersin Kaan abi?