Levrek Bırakma Oltası Püf Noktaları...

ustalarım dedi

şöyle yapmayı düşünüyorum;

yarım litrelik su şişesine (veya 1 litrelik) 2-3 metre saçak yapıp
(şişenin ağzı kapalı ve ya 20*20 mantar da olur)

arada fırdöndü var mustadın canlı bırakma iğnesi diye bilinen (galvanizli) iğneyi bağlıyoruz bir taka(deniz bisikleti vs.) ile mendirekle kıyı arasına
takım ve canlı küçük çay kefalimizi götürüyoruz orada yemlik balığımızın sırt yüzgecinin altcığına geçiriyoruz akşam bırakıp sabah alıyoruz(ve ya gece 12'ye doğru kontrol edeceğiz
levrek varsa alacağız tekrar yeni canlı balık takacağız sonra sabahın ilk aydınlığında tekrar bakacağız oltaya)
mendirekle kıyı arasını ya da iskele içini tercih etmemizin sebebi
balığın şişeyi götürüp dışarı çıkıp çok uzaklaşamaması için
nasıl olsa o pet şişe suyun üstünde duracağı için balık yorulup pes edecektir ayrıca şişe ya da mantar levreğin zorlamasından suya batıp çıkacaktır yani serum lastiğinin esnemesinin yaptığı görevi yapacaktır
fakat bu yapacağımız olta paragat sistem ve sınıfına dahilse amatör olarak yapamayız
 
Son düzenleme:
Levrek misinayı bıçakla kesilmiş gibi kesemez. Mutlaka misinanın kesim yerinde bir kaç santim boyunca tırtırlı bir alan olur. Testere gibi kesici yanakları misinayı kesmeden önce bir kaç iz bırakır yani. Bıçakla kesilmiş gibiyse büyük ihtimalle bıçakla kesilmiştir. Ama bu olay eylülden sonra olduysa lüferin öncülerinin işi de olabilir. önceyse kesin hırsızlardır iğne balığın midesine saplandığı için çıkaramadıklarından bıçakla keserek almışlardır.

Sığ bölgede bırakma yapılıyorsa av saati saba suyu akşam suyu yerine suların yükselip alçalma saatleri saha önemlidir. Bu nedenle bu saat kestirilemeyeceğinden en doğru çözüm yine akşamdan bırakıp sabahı beklemektir.

Bırakma oltasında yem olarak mutlaka canlı yem kullanmaktayız. Genellikle kefal yavrusu ispari gelincik zargana lapin kaya balığı sarpa yengeç kalamar vs yemlerden hangisini bulabilirsek kullanıyoruz. Bu saydığım yemlerin herbirinin yaşam tarzı farklı olması nedenliyle iğneye takılışları av mahalleri en uzun süre canlılığını muhafaza edilebilmeleri açısından çok önemli. Canlı yemin balıklara göre iğneye takılışı balıkçının tercihi olabilir. Bu konu hakkında yorum yapacak arkadaşlarla paylaşmak isterim.


Merhabalar öncelikli olarak paylaşımınız için teşekkür ederim.

Bende doğu akdeniz de İskenderun Körfezinde avlanıyorum.

Merada çok , şükür balıkta..Yıllardır levrek yakalamakla uğraşırım ama sizin bırakma oltasında açıklamış olduğunuz yemlerde bahsi geçen Kaya Balığı!acaba benim bilmediğim bir yem türümüdür diye soru işareti oluşturdu ben merkezli..

Kaya balığıda Avcı balık kategorisinde değilmi?Bu balığı canlı bırak ma oltasıyla gönderdiğimizde hangi balıklar vuruyor açıklamış olduğunuz üzere levrek mi ?Çünkü eğer bilmediğim bu açıklmanız gerçekten avda kullanılan yem ise kaya balığı yaşam sabrı çok yüksek olan bir balık türü..Karaya çıkarsan dahi ölmüyor nitekim bu manada çok iyi yem olur demek ama söylediğim gibi anladığım doğruysa..Bu konuda yeterli açıklama yapıp şu soru işaretinden kurtulmama yardımcı olursanız sevinirim.

Ayrıca biz genelde lüfer avında lüferin dişleri keskin olduğu için 5-6 cm lik çelik halatla bağlanmış iğne kullanıyoruz.Levreğede aynı yöntemi yapsanız işe yaramazmı?
 
Levreğin lüfer gibi keskin dişleri bulunmaz. Ayrıca levrek düzeneklerinde çelik tel kullanımı avın verimini ciddi şekilde düşürebilir. Levrek lüfer gibi avını gördüğü anda atlayan bir balık değildir, saldırmadan önce sıklıkla çevresinde birkaç tur atıp daha sonra saldırır. Bu esnada oltada benim fazlalık olarak tabir ettiğim kalın misina, iri fırdöndü gibi aparatlar balığı rahatsız edebilir. Çoğu zaman bırakma düzeneğinde yeme hatalı takılan bir iğnenin yem yutulmadan hemen önce hissedilmesi bile avımızı olumsuz etkileyebilir.
 
Çelik tel yemi daha çok yorar, canlı yem daha çabuk ölür. Üstelik çelik telin getirisi olmadığı gibi, daha zayıf olmak vs. gibi bir sürü sakıncası da vardır.

Kaya balığının bir kaç türü var. Bazısı levrek yemi yapmaya uygun değil (ölü taklidi yapıyorlar). Ama diğerleri, sürekli dibe gitmeye uğraşıp durduklarından çok iyi levrek yemi oluyor.
 
Çelik tel yemi daha çok yorar, canlı yem daha çabuk ölür. Üstelik çelik telin getirisi olmadığı gibi, daha zayıf olmak vs. gibi bir sürü sakıncası da vardır.

Kaya balığının bir kaç türü var. Bazısı levrek yemi yapmaya uygun değil (ölü taklidi yapıyorlar). Ama diğerleri, sürekli dibe gitmeye uğraşıp durduklarından çok iyi levrek yemi oluyor.


Haklısınız çelik tel canlı yemi yorar.Ancak konuda balığın misinayı kesmesinden bahsedilmiş bu bağlamda böyle bir öneri sunmuştum nitekim deneyenlerimiz bile olmuştur.

Mesela ben meralarımdan birinden bahsedeyim dersem;tatlı suyun denize şiddetli akıntıyla kavuştuğu levrek avlanma meramda tatlı suda kefallar çoğaldığından tekli sinek iğneye ekmeği takıp kefal yavrularını (yavrudan kasıt yem olmaya müsait büyüklükte) yakaladıktan sonra 35-40 mm misina ile göndeririz akıntı boyu..Çoğu zaman çatal kuyruk akya ve dolayısıyla Levrek vurmakta.

Akşam avında ise yaprak kurşuna bağlanmış 3-4 numara iğneye karidesi tüm halde takıp gönderdiğimizde levrek için müthiş bir ziyafet anının başlangıcı olur.Tabi karides hem kokusu hemde gece suyun içindeki fosforu sayesinde balığı yakalama yöntemlerimiz arasına girmekte..
 
KODADIGENÇ arkadaşım bizim İskenderun da kaya balığı dediğimiz balıklar lagos tur hem ekonomik hemde lezzet olarak da levrekten üstündür bu yüzden yem yapılmaz...Ayrıca tutarken bile mutlaka başına gelmiştir yemi kaptığı gibi kayaların altına girer büyük ihtimallede misinayı koparmadan geri alamazsın. Orda belirtilen farklı bir kaya balığı daha doğrusu bizim kaya dediğimiz kaya değil
 
Son düzenleme:
kaya balığından kasıt gomit olabilir mi sizce?
 
bizim buradaki levrekler daha bi değişik galiba 35mm misinayı kafa atarak kıracak bi levrek ben daha görmedim 8-9 kiloluklarını yakaladık ama hiç zorlamadı
 
Birçok kez. Ama bırakma oltası yapmak boğaz için mümkün değil tabiki:) Haliçte kıyıdan bir kaç kez, Üsküdar açıklarında tekneden sıyırtma ranglou ile , kıyıdan haremden kızkulesine kadar, yemli takımla paşabahçeden beykoza kadar yine tekneyle ranglou sıyırtmasıile bir çok kez, haydarpaşadan kadıköy dere ağzı civarı tekneden ranglou ile sıyırtmayla bir çok kez , mimarsinanda bırakma oltasıyla bir kez yakalamışlığım var. Ancak lüfer palamut göründüğünde levrekler kayboluyor. Boğazda zaman olarak şöyle söyliim. Kefalciler sarmalarını çıkarıp kefal avına gittiğini ve yakaladığını gördüğün zaman istanbul boğazında levrek zamanı başlamıştır

Usta bu cevap beni de çok mutlu etti, sahtelerle at-çek yaparak harem - kızkulesi arasını çok yürüdüm, hiç tutamadım ama an azından doğru tahmin etmişim:) At-çek için tavsiyen var ise harretle bekliyorum.
 
Bırakma stili avlanmak ne kadar amatörlüğe uyar ?
Amaç balık avlamak balıkla mücadele etmek balığın yakalandığı anı beklemek ha geldi ha gelecek diye gerekiyorsa totem :):) yapmak, hoş vakit geçirmekse bırakma yapmak Bir amatör için etikmidir sizce...?
 
Bırakma stili avlanmak ne kadar amatörlüğe uyar ?
Amaç balık avlamak balıkla mücadele etmek balığın yakalandığı anı beklemek ha geldi ha gelecek diye gerekiyorsa totem :):) yapmak, hoş vakit geçirmekse bırakma yapmak Bir amatör için etikmidir sizce...?

Bence etiktir. Cevabı aşağıda verilmiş zaten.

Bırakma oltası zahmetsiz ve kolay balık değildir. Bilakis normal bir takıma göre iki üç kat daha zordur. Önce bir süre yemlik balığı yakalamakla uğraşırsınız. Sonra bu balığı bırakma yapacağınız yere taşır ve düzeneği hazırlar bırakırsınız. Bu düzeneği hazırlamak için bir çok kez akşam karanlığında ıslanmak zorunda kalırsınız.

Şimdi işin en güzel tarafı. Bütün gece acaba bırakma oltasına balık takıldı mı diye düşünüp hayaller kurarsın. "yazlıkta babana dersin ki baba şöle 5 kiloluk bi tane gelse ne süper olur" babanda cevaben " o takım 5 kiloyu kaldırmaz ki" der ve böyle bir muhabbet uzar gider ve sabah olur. Bir tatil gününde asla kalkmayacağın saatte babanın levrek çırpınıyo orada sen yatıyorsun çağrısıyla aniden kalkar heyecanla giyinir ve bırakma oltanın yanına bastırmaya çalıştığın bir heyecanla gidersin.

Önce sabah soğuğunda misinayı sakladığın suya girer biraz ıslanırsın heyecanla çekmeye başlarsın, ama ucunda ne levrek vardır ne de yemlik. Boş bir iğne çekersin.

Tabiki tecrübeyle orantılı olarak ortalama 4-5 denemede bir misnanın ucunda bir levreğin kafa atışını hisseder heyecanla tartar ve ağır ağır çeker kepçeye atarsın. Bazen bütün gece kaçmayan balık sen gittiğinde seni görüp panik olur ve son bir gayretle iğneden de kurtuluverir derinden bir "aaaaaaaaaaahhhhhhhhhhhğğğğğğğğğğ" çekersin.:)

Levreği yakaladıysan eve gelir ve bütün kahvaltı boyu hikayesini anlatırsın. Yakalayamadıysan ki çoğunlukla böyle olur kahvaltı boyu seni alaya alan ev ahalisinin laflarını dinlemek zorunda kalırsın. "dün bütün gün bununla uğraştın bir işte çalışsaydın yövmiyeyle 5 kilo balık alırdın da akşama yerdik" de falan da filan da:)
 
Bence etiktir. Cevabı aşağıda verilmiş zaten.

Fikrinize saygı duyarım, ama ben size katılmıyorum...

Fiilen yapılıp yapılmadığı, önemli değil, Galata köprüsünde kıraça tutuluyor diye burda kıraça tutmayı özendirici bi faaliyet görmedim ben ...

İşin zorluğu, meşakkatli oluşu , evde gelip anlatılması veya evden yenen dırdır konumuz hiç değil.

Ben size güzel bir hikaye ile avı ballandıra ballandıra anlatsam el kadar 10 tane 19 cm lik baklacı resmi koysam altına bu anlatım ,bu avı etik mi yapar.

Evden balık istediler diye balığa gittiysek, tutulamazsa eve balık alır gideriz değil mi ?

Bırakmayla tutulan balığın hikayesi de olsa olsa ya evdekilere yada bir bu işten ekmek yiyenlerin bulunduğu bir balıkçı kahvesinde anlatılır oda tüm av sohbeti bittikten sonra.

Saygılarımla...
 
Bırakma denilen sistemin başında beklediğimizde etik oluyor beklemediğimizde etik olmuyormuş ne yapıcaz şimdi?
 
Bırakma stili avlanmak ne kadar amatörlüğe uyar ?
Amaç balık avlamak balıkla mücadele etmek balığın yakalandığı anı beklemek ha geldi ha gelecek diye gerekiyorsa totem :):) yapmak, hoş vakit geçirmekse bırakma yapmak Bir amatör için etikmidir sizce...?

kesinlikle katılıyorum amatör balıkçılık diye geçer ama yok don lastiği yok lastik sabah gel bak balık ölmüş kalmış onu yakalamak için yakalanan 10larca kaya balığı heba olmuş ama o balıktan sayılmaz....

bu arada yem olarak kullanılan balıklarla karıştırılmasın onlarca gözümün önünde öldü die atılan kaya balığı ve karagöz yavruları bunlar balık değilmi arkadaşlar amacımız levrek oldu o zaman levrek için bırakalım oltayı sabaha kadar don lastiğine bağlı yakalanan levrek uğraşsın sabaha kadar kurtulmaya bizde amatör balıkçı doğa seven insanlar kahvaltıdan sonra gidelim oltadaki balığı alalım . ben bir zıpkıncı ve kefal avcısıyım ama utanıyorum şu yakalama tekniklerine...

sabaha kadar oltada çırpınan bir canlı evinde uyuyan bir amatör balıkçı oldu....ayıptır ayıp.....
 
Son düzenleme:
ben bir zıpkıncı ve kefal avcısıyım ama utanıyorum şu yakalama tekniklerine...

sabaha kadar oltada çırpınan bir canlı evinde uyuyan bir amatör balıkçı oldu....ayıptır ayıp.....

Ben de size katılmıyorum. En azından canlı yakalanan balık tekrar geri salınabilir ama zıpkının ucunda cansız salınan bir balığı geriye salmanın imkanı yoktur. Canlı bırakma tekniği bu açıdan bence tamamen amatör bir tekniktir.
 
Ben de size katılmıyorum. En azından canlı yakalanan balık tekrar geri salınabilir ama zıpkının ucunda cansız salınan bir balığı geriye salmanın imkanı yoktur. Canlı bırakma tekniği bu açıdan bence tamamen amatör bir tekniktir.

şimdi sizin sorunuzu cevaplayayım zıpkınla vurulan balık seçilerek vurulur ve ben onu neden geri salayım?

ama sizin yakaladığınız canlı küçük balıklar kovalarda su içinde oksijensiz şekilde 1-2 saat sonra ölüyor kancanın ucunda çırpınıyor ölüyor ve bu balıklar belkide ellenmese 2-3 kilo karagöz olucak ha :) siz zıpkınla kıyaslarsanız ben 2kg lık karagöz vuruyorum ama bu sistemle 50grlık karagöz yavrularını heba ediyosunuz.bence burada katılmadığınız konu ney ben gerçekten anlayamadım dostum
 


şimdi sizin sorunuzu cevaplayayım zıpkınla vurulan balık seçilerek vurulur ve ben onu neden geri salayım?

ama sizin yakaladığınız canlı küçük balıklar kovalarda su içinde oksijensiz şekilde 1-2 saat sonra ölüyor kancanın ucunda çırpınıyor ölüyor ve bu balıklar belkide ellenmese 2-3 kilo karagöz olucak ha :) siz zıpkınla kıyaslarsanız ben 2kg lık karagöz vuruyorum ama bu sistemle 50grlık karagöz yavrularını heba ediyosunuz.bence burada katılmadığınız konu ney ben gerçekten anlayamadım dostum

Bir zıpkıncı olarak ben de sizin neden ve nasıl bu kadar hassas olduğunuzu anlayamadım desem? Ayrıca bu başlık açıldıya, başlığın anlamına sadık kalarak sadece ''Levrek Bırakma Oltası Püf Noktaları''nı tartışsak da neyin ayıp neyin yazık olduğuna vicdanlarımızın ve avlanma limitlerinin karar vermesini sağlasak?
 
şimdi sizin sorunuzu cevaplayayım zıpkınla vurulan balık seçilerek vurulur ve ben onu neden geri salayım?

ama sizin yakaladığınız canlı küçük balıklar kovalarda su içinde oksijensiz şekilde 1-2 saat sonra ölüyor kancanın ucunda çırpınıyor ölüyor ve bu balıklar belkide ellenmese 2-3 kilo karagöz olucak ha :) siz zıpkınla kıyaslarsanız ben 2kg lık karagöz vuruyorum ama bu sistemle 50grlık karagöz yavrularını heba ediyosunuz.bence burada katılmadığınız konu ney ben gerçekten anlayamadım dostum

Siz şu nesli tükenmekte olan balıkları vurup, bir de poz veren arkadaşlar değilmisiniz? (yapmayanları tenzih ederim)

Hatta kilolarca limit dışı balıkları vurup, bir de ustayım diyen.... (yapmayanları tenzih ederim)

Yapmayanları tenzin ederim ama adınız çıkmış dokuza, inmez sekize üzgünüm..............

Bir de bırakmaya laf atmışsınız aklınız sıra.. sizin avcılığınız yanında, bizimkisi devede kulak kalır.
 
Back
Yukarı