Lüks altına balık toplamaz " Sadece yakamozu kesmek için kullanılır" teknede takım taklavatı gormek için kullanılır.
Bu böyle bilinir, ama emin ol durum böyle değil..
Gırgırlar vs. koca koca lambalar yakıp, balıkları başlarına toplarlar. Sonra da çevirirler..
Balık amele bakar Alico, niyete değil.. Senin niyetin yakamozu kesmek olsada, balık kendi biyolojisine uygun hareket edecek, ışığa yönelecektir. Çünkü, evrimi boyunca, ışığın olduğu yere giden balık tok balık olmuştur.. Kısaca, bunu sen istemesende, sonuç bu olacaktır.
Ülkemiz zaten balıkçılık bilimi ve teknolojisi açısından sınıfta kalmış. Böyle şeyler pek bilinmez. Ama yurtdışında bunlar gayet iyi bilinir.
http://www.cabelas.com/fish-attractant-lights.shtml
Mağazalar> Buradasınız: Balık Cezbedici Işıklar
Balıkçılık Işıkları & Balık Cezbedici Işıklar
Bu yeşil parlayan ve mikroorganizmaları cezbedip, yem balık cezbediciye dönen tamamen taşınabilir ışıklardan birini seçin.
Kısaca sevgili Alico, sen bugüne kadar farkında olmadan lüks yakıp aslında yemleme yapmış oldun.
Ama yakamozu kestim ben.. Olabilir.. Belki bu daha büyük fayda sağlamıştır. Ama bu bir yan etki, bir ek fayda. Bunun ziyanı yok.. Emin değilim, yakamozu kesmek elzem midir, ama siz öyle diyorsanız öyledir. Fakat bu lüks yakınca yem balıkları topladığın gerçeğini değiştirmez..
Zokaya hamsi takmak gerçekten gıcık bir iş. O yüzden zokaya pek itibar etmiyorum. Eğer dikkat ettiysen, henüz, zoka niyetine kullanılacak herhangi bir takım önerim olmadı. Söylediklerine genel olarak katılıyorum..
Velakin şöyle bir durum var. Bir ara, Eskihisar'ın yaşlı balıkçılarından biriyle, biraz sohpet ettik. Lüferin nasıl balıkları doğradığını anlatıyordu. Sonra ekledi, hepsini doğrar, sonra döner o doğradıklarını yer.
Lüfer, taze, dağılmamış olduktan sonra, balık cansız olsada yemek için saldırır.
Ama sen eline bir tek hamsi alıp suya atarsan, lüfer ona dönüp bakmaz. İşte mesele buradadır. Avuç avuç atarsın hamsi, şöyle parmaklarınla alarak değil, iki elinle kavrayarak.. Bu suda aşağı inerken, topluca iner, Lüfer bu koca yem bulutunu görür, her biri farklı ışıldayacağı için, bunun canlı yem sürüsü sanır ve dalar üstlerine..
Eğer bu şekilde bir yem bulutu/topu oluşturacak şekilde yemleme yapmazsan, netice alamazsın. Yani, yemleri bir PET'e tıkıştırayım, salayım suya filan gibi düşünceler lüferde iş yapmaz. Ve dahası, bu tür yemleme lüferi başına toplamaz. Yani bu çeşit yemleme ile kokusuyla vs. lüferi çekemezsiniz kolay kolay. Altınızda lüfer olacak. Sürü olacak, siz o sürüyü saldırganlaştırmak için bu şekilde yemleme yapacaksınız. Eğer lüferi saldırgan durumda değilse, takım + yeminiz burnuna toslasa yüz vermez.
Olayın meselesi boyutu aslında biraz daha farklı... Lüfer, eğer yoğun bir sürü vs. bulursa, çılgınca saldırır. Eğer sürü değilde, kalabalık bir balık popülasyonu bulursa, o zaman ortamdaki en fazla olan balığı bir şablon gibi beynine kaydeder, sadece o balığa saldırır. Bunun sebebinin, yem seçme, bu yemmi değil mi ayırt etme ve bu esnada zaman kaybetme sorununu gidermesi olduğu düşünülür.
Şimdi eğer altınızda yoğun bir sürü varsa, lüfer sürüsüde varsa, zaten lüfer iyice saldırgan hale gelmiştir. Yemleyip ne yapacaksınız. Ama altınızda büyük bir sürü yoksa, bir takım balıklar filan varsa, Sizin yapacağınız bu tür hamsi atma gibi yemleme, ortamdaki balık durumunu değiştirir. Görünür açıdan, sizin yeminiz kısa sürede ortamdaki en kalabalık yem olur. Sürüler halinde olduğu içinde lüferin saldırma güdülerini tetikler ve lüfer kıyıma girişir.
İşte bu durumda, sizin yeminiz, doğrayacak bir şeyler arayan lüfer için cazibe olur ve lüfer saldırmakta tereddüt etmez..
Lüfer bu süper saldırgan duruma çeşitli şekillerde girebilir. O tarafı teferruat. Bizi ilgilendiren, saldırgan olmayan lüferi saldırgan hale getirmek için bu tür yemlemenin iyi netice verdiği..
Bunun püf noktası, gözden kaçırdığın noktası neymiş alico? Yemi, bol bol, sürü gibi görünecek şekilde atıyor olmanmış..
Sana bir örnek daha göstereyim..
Sen bilmezsin pek, bu orkinos için kullanılan bir tür sahte..
Gördüğün gibi, bir sürü sahte birlikte hareket ediyor. Acaba bu takım, bir tanesi bile saatlerce uğraşıp zor çektiğiniz orkinosları üçer beşer yakalamak için mi böyle yapılmış?
Tek bir süper rapala bağlasan, leziz bir kofana çeksen vs. orkinos zar zor yüz verir. Bu tür bir takım iki şey sağlar: Kalabalık olması, avcının görmesini kolaylaştırır.. Başka ne sağlar?
Ama orkinostan daha nazlıca olan marlin, kabarcık çıkaran basit bir saçaklı yemle kolayca tutulur. Uyuz bir zargana (diyeyim, zarganaya benzer biraz daha şişko bir balık var, onunla) bile o süper avcı Marlini baştan çıkarır. Fakat bu paraşüt/şemsiye takımı marline pek tavsiye edilmez, iş yapmaz..
Şimdi bu ne iştir, ne farktır, ne olaydır? Olay şudur Alico.. Orkinos sürü balığıdır.. Sürü balığı olma, sürüler halinde gezme sebebi, bu şekilde yaşamasının avantaj sağlamasıdır. O nedenle, öyle yada böyle sürü kurallarına uyar. Eğer bir orkinos, o şekilde tek bir balığa gidecek olursa, o sürü çabucak dağılır.. Eğer tüm sürü çark edip tek balığın peşine koşacak olursa, sürünün bir bireyinden fazlası aç kalır, gereksiz enerji kaybı olur.
Ama balık sürülerinde ne zaman saldırılacağını söyleyen bir mangabaşı yoktur. Sürüdeki her birey, içgüdüsel olarak sürü kurallarına uyar. Yani, bakar, eğer sürüye kafi gelecek kadar av görürse, avın üzerine yürür, saldırır.
Merlin ise tek tabanca takılır. Leziz bir şey görünce, düşünecek sürüsü yoktur.. Zaten kurşun gibi gider.. Fişek gibi dalar ve tek bir yeme bile iştahla saldırır.
İşte o takımın başka sağladığı olay budur. Balıkların sayı saymayı bilmedikleri kabul edilir. Saymasını bilmezler, öyle kalabalıkça gezen bir şeyler varsa, ahada bize ziyafet diyerek saldırırlar.
Lüferde aynı şekilde bir sürü balığıdır. O nedenle, bir iki balıkla onun sürü güdülerin harekete geçirip, yeme saldırmasını sağlayamazsın. Zokayı, uzun oltayı vs. neyse, atacaksın, sürünün içine girmesini bekleyeceksin.. Sürüdeki birisi çok yakın, sürüyü dağıtmayacak şekilde geçecek, gelip yemine atlayacak.
Ama eğer dediğimiz gibi, cimrilik etmez, avuç avuç, her seferde yarım kilo filan hamsi atarsan, o zaman lüfer burada sürü var der, hatta sürü halinde o tarafa yönelir. Saldırganlaşır.
İşte, dediğin gibi pek asil olan, öyle tek bir yeme atlamadna önce pek nazlı olan, hayatta yüz vermeyen lüferlerin, altı üstü tüyden ibaret olan çapariye atlama sebebi budur Alico.. Çapari, yem sürüsü gibi görünür. En kral çaparini al, tek bir kösteğini uzun olta gibi gezdir, bakalım yüz verecek mi lüfer? Ama çapari olunca, işin rengi değişir. Artık bir kişilik değil, sürüye yetecek yem vardır, lüfer ona saldırmakta tereddüt etmez..
Bu işin teorisi. Pratikte biz bunu yapıyoruz alico. Sağolsun, ara sıra bize teknesinde vs. yer gösteren arkadaşlarımız var. Bizim iyi kötü kıyıdan vs. takıldığımız yerler var. Eğer maliyeti uygunsa, bir kaç kasa hamsi temin ediyoruz. Malum bazen kasası 5 TL'ye filan düşüyor. Alıp gidiyoruz, yemliyoruz ve voilaaa.. Öyle oluyor ki, lüfer sürüsü bir kulaça kadar çıkıyor, attığımız hamsilere öyle bir dalıyor ki, görsen "canavar bu yaaaa.. olamaz böyle bir şey, bir katliam" dersin.. Bizde aralarına kaşığı, yemi filan salıyoruz. O pek nazlı, pek mıymıntı olan lüfer, inan hiç itiraz etmiyor, ne versen lüp diye atlıyor, elbette hamsiyi keseceğine, livara gidiş biletini kesmiş oluyor..
Sen, eğer uygun bir mera bulursan, bunları bir dene.. Bak gör, faydası olmazsa, ondan sonra.. Ama umarım, sarayburnunu yemlemeye çıkıp, Yeşilköydeki lüferlere (yada iskorpitlere) bayram ettirmezsin..