Şu bisikler kornalarının filan takıldığı yay maşalar var. Boru tutacağı gibi olan. Alttaki resimde, en alttaki parça..
Bir parça lastik alıp bunun kapalı tarafına içten takıyoruz. Bunun geleceği yerede bir parça lastik takıyoruz, bağlıyoruz. Birinci kılavuza doğru, olabildiğince uzak yere. Atışı yaptıktan sonra bu parçayı mandal gibi kamışa geçiriyoruz. Böyle olunca, dyneema oradan sürtünerek gelip, nispeten daha sıkı sarılıyor. El ile tutmak filanda mümkün ama, elini yakıyor insanın..
Böyle bir çözüm var, pratikte faydalı oluyor. Ama çok çok iyi sıkmıyor. Bende, daha basit yoldan, şu kamışların kafa korumasındaki lastiklerden kullandım. İki tanesi üst üste. Birini takıp sıkıyorum, orada kalıyor. Öbürü açık. Atıştan sonra üsttekini de sıkıyorum. Bu daha iyi sıkıyor. Ama hepsinde sorun şu. Dyneema bunları çabucak kesiyor. Ne koyarsan koy, akıbeti hiç iyi olmuyor.
Dyneema'nın nasıl kestiğini şöyle izah edeyim. Takım dipte midyeye takılmış. Midye kapanmış, Bir tarafından giriyor, öbür tarafından çıkıyor. Ben sardım çektim. Midye en sonunda geldi. Ama, kabuğu sanki testere ile kesilmiş gibi. İp 6-7 mm kesip kabuğun içine oturmuş. Fırdöndüye gelince, o takılıp koparıp gelmiş. Midyeyi böyle kesen bir şey, oraya koyacağın lastiği filan ne eder artık onu sen düşün..
Ben şimdi genelde alıştım, boşluk verince önce sarma atışı yapıyorum, hemen topluyorum, böylece sıkılaşıyor. Dediğim gibi, 5-10 av günü kadar "paramızla zulüm ediyoruz" denecek raddeye getirir. Ama, o işte balığın her kımıldamasını elinin altında hissetmenin keyfi yok mu? Beni normal misandan uzak tutan şey bu işte.